1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Mhp'li Yeniçeri'nin Basın Toplantısı

Mhp'li Yeniçeri'nin Basın Toplantısı

Mhpli Yeniçerinin Basın Toplantısı
A+ A-

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ı dinleyerek yayımlayan gazetecilerin çok kısa sürede tespit edilerek tutuklandığını ancak ne eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in ne eski

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ı dinleyerek yayımlayan gazetecilerin çok kısa sürede tespit edilerek tutuklandığını ancak ne eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in ne eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ne de MHP'nin onlarca üyesini izleyip kayıt altına alarak şantaj yapanlar hakkında henüz hiçbir işlem yapılmadığını söyledi.
Yeniçeri, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında ODTÜ'de meydana gelen olaylara değindi. Olaylardan alınması gereken dersler varken, sorumluların sorumluluklarını birbirini üstüne ihale ettiğini belirten Yeniçeri, "Gençlere güvendiğini her fırsatta yüksek sesle dile getiren Başbakan Erdoğan, tamamının genç insanların bulunduğu bir üniversiteye 3 bin polis, 20 zırhlı araç ve 105 koruma aracıyla gidiyorsa bu sözlerde bir samimiyetsizlik var demektir" dedi.
Gençlerin toplu gösteri yapma, protesto etme ve yürüyüş hakkını kullanmalarından daha doğal bir durumun olmadığını, yakıp yıkmadan, döküp kırmadan bunu yapabilecek şartların oluşturulması gerektiğini belirten Yeniçeri, "İhbar vardı iddiasıyla aşırı bir güçle Başbakan Erdoğan'ın ODTÜ'ye gitmesi olaylara davetiye çıkarmıştır. Bunun üzerine güvenlik güçlerinin yapılan protesto gösterilerinde dengeyi kaçırması sağduyusuz, orantısız ve ölçüsüz güç kullanması olayları çığrından çıkmasına neden olmuştur. Hiç kimsenin gereksiz şiddet kullanma hakkı yoktur ve olamaz. ODTÜ'de kötü bir görüntü verilmiştir. Demokratik hak ve özgürlükler meşru sınırlar içinde kullanılmalıdır. Sınırı aşan her eylem amacına ihanet eder" dedi.
Başbakan'ın öğretim üyelerinden başlayarak rektöre kadar uzanan sözlerinin ibret verici olarak nitelendiren Yeniçeri, AK Parti'nin üniversiteleri büyük bir kamplaşmaya tabi tuttuğunu savundu. Yeniçeri, ''Üniversiteler bu noktada iki kutba ayrılmışlardır. Birincisi öğrencilerden ya da olaylardan yana taraf olanlar, diğeri ise Başbakan Erdoğan'ın sözlerinden yana taraf olanlar. Böyle bir şey düşünülemez. Üniversiteler bilim kuruluşlarıdır. Kişilere veya güce göre değil, mevcut yönetime, özgürlüklere ve demokrasiye olan hassasiyete göre tavır alınıp, ifadelerin ona göre ortaya konması lazım" diye konuştu.
AK Parti iktidarı döneminde, dinleme, dinlenme, izleme, gözleme, kasetleme, kaydetme ve bunu şantaja dönüştürerek kullanmanın neredeyse rutin bir davranış haline geldiğini ileri süren Yeniçeri, Başbakan Erdoğan'ı dinleyerek yayımlayan gazetecilerin çok kısa sürede tespit edilerek tutuklandığını ancak ne eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in ne eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ne de MHP'nin onlarca üyesini izleyip kayıt altına alarak şantaj yapanlar hakkında henüz hiçbir işlem yapılmadığını söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın ofisinde bulunan böcek konusunda ''derin devlet'' vurgusu yaptığını anımsatan Yeniçeri, ''Başbakan'ı, Genelkurmay Başkanı'nı, siyasi partileri ya da bakanları dinleyenleri bulmak, haklarında gerekeni yapmak iktidarın, Başbakan'ın bizzat kendi görevidir. Başbakan konuşmaktan değil, yapmaktan sorumlu bir makamda oturmaktadır. Fakat Başbakan yakınmaktadır, şikayet etmektedir, mağdur ve mazlum edebiyatıyla milleti ve toplumu uyutmaktadır. Başbakan'ın belirsiz ve soyut tanımlamalarla kafa karışıklığı yaratmak yerine, olayı ortaya çıkarıp ondan sonra da gerekli açıklamayı yapması gerekirdi. Başbakan Erdoğan yalnız ofisine yönelik böcekler konusunda değil, MHP ve CHP'ye yönelik kaset komploları konusunu da aynı hassasiyetle soruşturduğunda bu dinleme ve kayıt altına alınmaların aynı merkezin marifeti olduğunu görecektir" diye konuştu.
(EDA-ÖZ-Y)

26.12.2012 13:47:15 TSI
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT