1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Mersinli Çiftçiler 2012 Yılını Kara Yıl İlan Etti
Mersinli Çiftçiler 2012 Yılını Kara Yıl İlan Etti

Mersinli Çiftçiler 2012 Yılını Kara Yıl İlan Etti

Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, Mersin'in yaş sebze ve meyve üretiminde Türkiye'de birinci sıralarda yer aldığını ifade ederek, "Narenciye zaten artık bir Mersin markası oldu. Ama bu kadar

A+A-
Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, Mersin'in yaş sebze ve meyve üretiminde Türkiye'de birinci sıralarda yer aldığını ifade ederek, "Narenciye zaten artık bir Mersin markası oldu. Ama bu kadar çeşidin yetiştiği ilimizde 2012 yılında beklentiler maalesef boşuna çıkmıştır. Hem fiyat konusunda hem de doğal afet konusunda Mersinli çiftçi 2012 yılını kara bir yıl olarak geçirdi" dedi.
Yaş sebze ve meyve ile narenciye üretimi konusunda Mersin'in Türkiye'de ilk sıralarda yer aldığını dile getiren Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, 2012 yılında özellikle fiyatların beklentilerinin altında kaldığını belirtti. Gökçel, "Burada özellikle söylemem gerekirse son yıllarda ihracatın düşmesi, 2012 yılında özellikle yaş ve sebzede, narenciyede ihracat rakamları düşüş eğiliminde geçti. Buna etken olarak da tabi ki yurt dışındaki ekonomik sıkıntılar, artı bizim bölgemizdeki özellikle Doğu ve Güneydoğu sınırımızda bulunan ülkelerle yaşadığımız olumsuz ilişkiler, ihracatın azalmasında ve ürünlerimizin yurt dışında talep görmesinde eksi şekilde bize yansıdı. Bir de 2012 yılı, doğal afetlerin bölgemizde bol yaşandığı bir yıl olarak geçti. Özellikle dolu ve don afeti yaşadık. Bunun yanında aşırı yağışlardan dolayı sürekli sel olayı yaşandı" diye konuştu.
Çiftçilerin son 6-7 yıldır ürettikleri ürünleri maliyetinin altında sattıklarını söyleyen Gökçel, "Çiftçilerimizin bu durumunu zaman zaman kamuoyuna aktarıyorduk, ancak maalesef bu konularla ilgili yapılması gerekenler yeterince yerine getirilmedi. 6-7 yıldır para kazanamayan ve zaman zaman doğal afetlere maruz kalan çiftçiler bu süre zarfında borçlarını ödeyemez hale geldiler. Bu bir iki yıl içinde değil, son 6-7 yıl içinde oldu. Çiftçi bankadan tarım kredisi almış, gitmiş sera yapmış, ürün yetiştirmiş ama ürettiği ürünü maliyetinin altında satmış. Dolayısıyla banka borçlarını öderken vadesinde ya başka finans kurumundan aşırı faizle borçlanıp para alıp yatırmış ya da özel bazı bankalardan yine maliyeti yüksek faizlerle borç almış tarım kredisini yatırmış. Ancak çiftçinin borcu bu şekilde kapanmadığı gibi daha da artmıştır. Böyle bir borç sarmanı içerisinde borçları artarak bu yıla kadar geldi çiftçiler" şeklinde konuştu.

"İHRACATIMIZIN DÜŞMESİNDEKİ EN BÜYÜK ETKEN KOMŞU ÜLKELERLE YAŞADIĞIMIZ SORUNLARDIR"
Bu borçlanmalar yüzünden Mersin'de bir çiftçinin arazisinin Ziraat Bankası tarafından satışa çıkarıldığını belirten Gökçel, "Bunları üzülerek söylüyoruz ama keşke bu durumlara gelmeden çözümler üretilseydi. Yani bu bir gösterge aslında artık Türkiye'de tarımın ne duruma geldiğinin. Özellikle Mersin'de tarımın ne duruma geldiği ile alakalı bu arazinin satışa çıkarılması, yaş sebze ve meyvenin ne konuma geldiğini gösterebilecek somut bir örnektir. Artık bir yorum da yapmıyoruz. Yapsak da bir sonuç alamıyoruz. Biz bunları söylüyoruz ama bizim dışımızda gelişen etkenler maalesef bizi direkt etkiliyor. Özellikle ihracatın azalmasındaki en büyük neden, komşu ülkelerle yaşadığımız bir takım sıkıntılardır. Eğer biz ihracatımızı artırmak istiyorsak komşu ülkelerle aramızdaki ilişkileri olumlu yönde geliştirmek durumundayız. Biz Ortadoğu bölgesinde diğer ülkelerden daha gelişmiş ve büyük konumdaysak, ürettiğimiz ürünleri satmamız gerekir" ifadelerini kullandı.
İhracattaki bu durum böyle giderse 1-2 seneye kadar artık ürettikleri ürünleri hiçbir şekilde satamayacaklarının altını çizen Gökçel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçen yıl ilk defa şeftali zirvesi yaptık. Çünkü şeftali satılmaz oldu. Şeftali hem dalında hem de rafta kısa ömürlü olan bir meyvedir. Bu meyve olduktan sonra hemen toplanıp satılması gerekir. Geçen yıl çiftçilerimiz 25 kuruşa şeftali sattılar ama bunun maliyeti çiftçilere 60-70 kuruşa patlıyor. Bu durum narenciyede de aynı. İlk defa gerçekten sezon öncesinde bir miktar limon 1 TL ve 1 TL'nin üzerinde satıldı. Aynı durum mandalina ve portakal çeşitlerinde maalesef yaşanmadı. Mandalina ortalama 50-60 kuruş seviyesinde gitti, portakalda halen şu anda 40 kuruş seviyesinde gidiyor. Birde yağışlardan dolayı şimdi bu ürünlerde bozulma başladı. Dolayısıyla narenciye ile özdeşleşmiş ilimizde maalesef narenciye çiftçimizde beklediği kazancı sağlayamadı."
Gökçel, son günlerde Türkiye genelinde etkili olan yağış ve don olayından ise Mersinli çiftçinin pek etkilenmediğini belirterek, bekledikleri gibi çok büyük bir zararın olmadığını dile getirdi.
(KRY-CC-E)

14.01.2013 12:09:12 TSI

HABERE YORUM KAT