1. HABERLER

  2. YEREL

  3. Malatya Barosu:
Malatya Barosu:

Malatya Barosu:

Malatya Barosu tarafından yapılan açıklamada, "Herkes için adalet; adalet için avukat diyebileceksek, avukatları kamuoyunun gözü önünde hırpalamaktan, daha baştan mahkum etmekten kaçınmak hepimizin zo

A+A-
Malatya Barosu tarafından yapılan açıklamada, "Herkes için adalet; adalet için avukat diyebileceksek, avukatları kamuoyunun gözü önünde hırpalamaktan, daha baştan mahkum etmekten kaçınmak hepimizin zorunlu görevidir" denildi.
Malatya Barosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Hepimizin yakından takip ettiği üzere 18.01.2013 tarihinde İstanbul başta olmak üzere birçok ilde Çağdaş Hukukçular Derneği'ne mensup meslektaşlarımıza yönelik olarak gerçekleştirilen polis operasyonlarında, dernek merkezi ve birçok meslektaşımızın bürosunda arama yapılmış, meslektaşlarımız gözaltına alınmış, gözaltına alınan avukat meslektaşlarımız, serbest bırakılan bir meslektaşımız dışında, Nöbetçi Hakimlik kararı ile tutuklanmışlardır. Hukuk devletinde her işlemin keyfilikten uzak, evrensel hukuk kuralları içinde gerçekleşmesi zorunluluktur. Avukatların evinin ve üzerlerinin aranmasında izlenecek usul, iletişim vasıtalarına el konulmasında getirilen sınırlamalar avukatı değil, avukatın temsil ettiği kutsal savunma hakkını korumaya yarayan önlemlerdir. Ancak, avukat söz konusu olduğunda çağların ve tüm coğrafyaların ortak hastalığı, avukatı savunduğu kişi ve bu kişiye atfedilen suç ile özdeşleştirmek ve onların yerine koymaktır. Bu hastalığın pençesine düşmüş herkes gibi kolluk da hemen her soruşturmada sadece savunma görevini üstelenen avukatı suçun ve suçlunun ortağı görmektedir. Bu durumda da avukata tanınan ayrıcalıkları devre dışı bırakmak kendilerince mümkün hale gelmektedir" ifadeleri kullanıldı.
"Savunma makamı, yargının üç kurucu (asli) unsurundan biridir ve olmazsa olmazıdır. Bu bağlamda hakim ve savcılara tanınan güvencelerin savunma makamına da tanınması gerekmektedir. Soruşturma kapsamındaki her şey usulüne uygun, daha şık, insani ve medeni yapılabilecekken; en kaba, kabul edilemez, haklı iseler dahi haklılıklarını ortadan kaldıracak biçim ve görüntüde yapılmıştır. Belki de gerçekten ortaya atılan ve gerçek iseler son derece vahim iddialar hakikaten doğrudur ve ortada ciddi bir suç bulunmaktadır. İyi de ortaya çıkan görüntülerle toplanan delillerin önemli bir kısmı yasak delil haline gelmekle, iddia edilen vahim suç cezasız kalmayacak mıdır? O halde ortada sadece bir imaj, bir görüntü problemi de yoktur. Aynı zamanda son derece vahim olduğu iddia edilen bir suçun cezasız kalması gündeme gelecektir. Toplanan delilleri yasak delil haline getirme olasılığı bulunan işlemlere göz atalım; avukatların ifadeleri doğrudan savcı tarafından alınması gerekirken emniyete götürülmüş olması, polisin, avukatların bürolarına ve konutlarına, cumhuriyet savcısı ve baro temsilcisi olmadan girmesi, arama ve yakalama kararlarında, somut olayın ne olduğu, neyin aranacağının belirtilmemesi, gözaltındaki avukatların her avukat görüşünden sonra çevik kuvvet tarafından yere yatırılarak zorla üstleri aranması iddiası gibi bir takım usulsüzlükler, bizzat bu soruşturmanın meşruluğuna gölge düşürecek ve sonuç almasını engelleyebilecek niteliktedirler. Süreci yakından takip etmekteyiz. Mutlak bir meslek şovenizmi ile hareket etmediğimizi ve suçu sabit görülecek hiçbir meslektaşımızı koruma refleksi ile hareket etmeyeceğimizin de bilinmesini istiyoruz. Ancak suçu sabit görülünceye kadar masum sayılan 'beraatı zimmet asıldır' korumasından yararlanan herkesi kanunlar ve mahkemeler karşısında savunacağımız gibi, bir takım suçlamalara maruz bırakılan ancak bu iddialar henüz sübuta ermemiş bulunan meslektaşlarımızı da savunacağımız açıktır" denilen açıklamanın sön bölümünde şunlar kaydedildi:
"Israrla ve üzerine basarak ifade etmek istiyoruz ki; suçu, suçluyu, suç örgütlerini savunmak ve arkasında durmak niyetinde değiliz. Dahası örgütlü suçlarla etkili mücadele edilmesi bu ülkede yaşayan herkes gibi öncelikli talebimizdir. Ancak bunlar yapılırken hukuk devletinin sınırları aşılmamalı, temel hak ve hürriyetler zedelenmemeli, savunma hakkı kısıtlanmamalı ve en önemlisi savunma hakkının kullanılması hizmetini veren avukatlar suç ve suçluyla özdeş görülmemelidir. Herkes için adalet; adalet için avukat diyebileceksek, avukatları kamuoyunun gözü önünde hırpalamaktan, daha baştan mahkum etmekten kaçınmak hepimizin zorunlu görevidir."
(NA-SO-Y)

28.01.2013 17:56:03 TSI

HABERE YORUM KAT