1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Kültür Ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay:
Kültür Ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay:

Kültür Ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay:

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, millete gece gündüz hizmet etmeye çalıştıklarını söyledi. 1919'da Türkiye'nin harap ve bitap olduğunu anlatan Günay, şöyle konuştu: " Mustafa Kemal Nutuk'ta on

A+A-
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, millete gece gündüz hizmet etmeye çalıştıklarını söyledi.
1919'da Türkiye'nin harap ve bitap olduğunu anlatan Günay, şöyle konuştu: " Mustafa Kemal Nutuk'ta onu anlatır. 1919'un Mayıs 19'unda Samsun'a çıktım, aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, şöyle olmuş, böyle gitmiş diye anlatır. Biz de 1999'da aşağı yukarı ona benzer bir Türkiye aldık. 2002'de bizim aldığımız Türkiye ile 1922'de Mustafa Kemal'in aldığı Türkiye arasında bir tek düşman işgali yoktu. Düşman işgali yoktu ama görünüşte ama her şeyiyle borçlu olan Türkiye siyasi olarak ipotek altındaydı."

GELİRİMİZİ DE GİDERİMİZİ DE KATLAMIŞ DURUMDAYIZ
Antalya'ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kepez Belediyesi ziyaretinin ardından AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. Bakan Günay'a Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı da eşlik etti. Bakan Günay, İl Başkanlığı'nda turizm ve yerel seçimler üzerine yaptığı konuşmada, iktidara geldiklerinde Türkiye'nin 13 milyon ziyaretçisi, 10 milyon dolar geliri olduğunu belirtti. Bakan Günay, aradan 10 yıl geçtiğini belirterek şöyle konuştu: "Geçen yıl ve bu yıl 30 milyonun üzerine çıktık. 13 milyon nerede 10 yılda 32 milyon nerede. Gelirimiz 10-11 milyar dolar civarındaydı, 23 milyar dolar açıkladı TÜİK. Biz bunu kabul etmiyoruz. Eksik hesaplandığını düşünüyoruz. 10 yıl içinde gelirimizi de giderimizi de katlamış durumdayız. Biz turizme başladığımızda Mısır, Yunanistan gibi turist gelsin diyorduk. Şimdi Mısır'dan fazla turist geliyor. Antalya bizim turizmde gelişmemizde simge şehirlerimizden biri haline geldi. Bunun altyapısını geliştirmeye çalışıyoruz. Antalya Mavi Bayrak sayısında, arıtma imkanları alanında gelişmiş olsun ki, turizmi burada sürekli kılalım diye uğraşıyoruz. Çünkü turizm çok fazla genç insanın çalıştığı bir alan ve çok fazla alanı ilgilendiren bir alan. Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden, Türkiye'yi ileriye taşıyacak sektörlerden biri. Dünyanın markası haline geldi. Bunu sürekli kılmaya çalışıyoruz."

TÜRKİYE'DE İSTİKRAR VAR
Örtü altı, sanayi, kentsel dönüşüm konusunda da çalışmalar olduğunu anlatan Bakan Günay, sözlerine şöyle devam etti: "Ama Türkiye'yi ve Antalya'yı ileriye taşıyacak sektörlerin başında turizm yer alıyor. Antalya'nın güzelliklerini görebilsinler diye çalışıyoruz. Antalya'nın müzeleri, arkeolojisi insanları içeri doğru çeksin ki, Antalya halkı da bundan para kazanabilsin. Şimdi bunun için uğraşıyoruz. Gazipaşa'dan Kalkan'a kadar ne kadar arkeolojik eser varsa ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Müzelerimizi yeniliyoruz. Antalya'ya gelenler nasıl Roma'ya, Paris'i görmeye gidenler bunu önemle anlatıyorlarsa Antalya'ya gelenler de burayı itibarla anlatsın diye uğraşıyoruz. Şükürler olsun, Türkiye'de istikrar var. Bu milletin bize verdiği destekle alakalı"

BÜYÜKŞEHİR YASASI
2002, 2004, 2007, 2009, 2010, 2011 seçiminde nice badireler atlattıklarını aktaran Bakan Günay, şunları söyledi: "Şimdi yeni bir eşikteyiz. 2014'ün bahar aylarında yeni bir genel seçim yaşayacağız. Yeni bir uygulama geliştirdi parlamentomuz. Antalya'nın 5 ilçe belediyesi vardı, şimdi bunun bütününü yönetmeye çalışacağız. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Gazipaşa'dan, İbradı'ya kadar bütün Antalya için çalışacak. Şimdi yüklendiğimiz iş daha önemli. Türkiye'de planlamayla ilgili sorunlarımız vardı. Buradan başlayın Hatay'dan Çanakkale'ye kadar büyükşehir oldu. Bu yasa bize plan bütünlüğü getirecek."
Şimdi bir plan bütünlüğü olacağını belirten Günay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şehirleşmek bir planla tanışmayı gerektiriyor. Yol, kanalizasyon, altyapı konusunda hizmetler biraz Özel İdare bünyesinde gidiyordu ama şimdi bir merkezden yönetilmeye başlayacağız. Bunun getirdiği güçlük var ama bunun getirdiği fayda da var. Biz bir fayda ve kolaylık hesabı yapıyoruz. Fayda zorluğu aşıyor. Bunu bu dönem çok önemsememiz lazım. Antalya merkezde seçeceğimiz başkan, 19 ilçeyi bütünüyle birlikte yönetecek. Aynı şey Mersin, Adana, Muğla için önemli. Onun için önemli bir eşikteyiz."
"Belde belediyelerin elbette hizmet verenler arasında Side'yi çok önemsiyorum" diyen Bakan Günay, "Ama bazen bazı düzenlemeler yaparken sizin arzu etmediğiniz sonuçlar ortaya çıkıyor. Başka bir çözüm bulunacak mı bilmiyorum ama Side, Manavgat ile birlikte seçime girecek. Bu yönetimde, insanda, bürokraside tasarruf olacak. Bu seçim büyükşehir olan bölgelerde daha farklı bir önemi, özelliği var. Bu dikkatle arkadaşlarımız çalışmalı. Bizim bu yerel seçimlerde artık kıyı bölgelerinde daha rahat var olmamız gerekiyor"
dedi.

ATATÜRK'E CUMHURİYET'E KİM SAHİP ÇIKIYOR
Milletin yüzüne iftiharla baktıklarını dile getiren Bakan Günay, şöyle konuştu: "Siyasette başımız dik. 'Siyasette ne yaptın? Vatandaşın hayatını kolaylaştıracak ne yaptın?' dediğin zaman bir kalemde sayabileceğimiz şeyler var. Geçen gün bütçe görüşmelerinde bir arkadaşımız eleştirel birkaç cümle söyledi. İçimden, 'Yahu senin 40 yıldır arkasından gittiğin adamın 40 yılda yapacağından fazlasını ben 4 yılda yaptım' demek geçti. Cevabım bu? İnsan olur ki ölünce kalır bir eser, insan olmayanın yerinde yeller eser. Onun tersi de var da onu söylemeyeyim. Halk ağzıyla olan var da onu söylemeyeyim. Siyasette hangi yolu yaptın, hangi çeşmeyi yaptın, hangi dikili ağacın var, vatandaşın hayatını kolaylaştıracak ne yaptın. Laf uçar siyasette eser kalır."
Milletin verdiği emaneti başları üstünde taşıdıklarını anlatan Günay, sözlerini şöyle tamamladı: "1919'da Türkiye harap ve bitaptı, Mustafa Kemal Nutuk'ta onu anlatır. 1919'un Mayıs 19'unda Samsun'a çıktım, aziz vatanın kaleleri zapdedilmiş, şöyle olmuş, böyle gitmiş diye anlatırdı. Biz de 1999'da aşağı yukarı ona benzer bir Türkiye aldık. 2002'de bizim aldığımız Türkiye ile 1922'de Mustafa Kemal'in aldığı Türkiye arasında bir tek düşman işgali yoktu. Düşman işgali yoktu ama görünüşte her şeyiyle borçlu olan Türkiye siyasi olarak ipotek altındaydı. Nasıl Mustafa Kemal orada 15 yıl içinde yepyeni bir Cumhuriyet kurduysa biz de 10 yıl içinde onu yapmaya çalıştık. Şimdi Atatürk'ün emanetine, kim Cumhuriyete daha fazla sahip çıkmış oluyor? Kim? Bunu iyi anlatacağız. Biz çalmadan, çaldırmadan çalışarak millete gece gündüz hizmet etmeye çalışıyoruz"
(İA-SK-HO-Y)

17.12.2012 17:57:14 TSI

HABERE YORUM KAT