1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Kızını Örgüte Kaptıran Babanın Feryadı
Kızını Örgüte Kaptıran Babanın Feryadı

Kızını Örgüte Kaptıran Babanın Feryadı

DHKP-C soruşturmasında tutuklanan Duygu Yücel'in babası Hüseyin Yücel, bilgi almak için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne geldi. Çocuğunu kandırdıklarını belirten baba Yücel, diğer ailelere seslenerek, "Ç

A+A-
DHKP-C soruşturmasında tutuklanan Duygu Yücel'in babası Hüseyin Yücel, bilgi almak için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne geldi. Çocuğunu kandırdıklarını belirten baba Yücel, diğer ailelere seslenerek, "Çocuklarınıza sahip çıkın" dedi.
Geçtiğimiz Cuma günü yasa dışı sol terör örgütü DHKP-C'ye yönelik 7 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alındıktan sonra sevk edildiği mahkemece tutuklanan, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümü 3. sınıf öğrencisi Duygu Yücel'in babası Hüseyin Yücel, Vatan caddesindeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne gelip kızıyla ilgili bilgi aldı. Eşi Yasemin Yücel ile birlikte gelen Hüseyin Yücel çıkışta basın mensuplarına açıklama yaptı.
Baba Yücel, "Dün benim kızım tutuklandı. Ne için tutuklandığını bilmiyorum. Ben şu anda emniyet müdürlüğüne gidip suç duyurusunda bulunacağım. Uğraşacağım, gitmediğim yer bırakmayacağım. Benim çocuğum Ankara'dan geldi, İstanbul Üniversitesi'ni kazandı. Puanlar yüksekti. Sosyoloji bölümünde okuyor. Benim çocuğumu boşluktan yararlanarak, biz ailemizden ayrı yaşıyoruz. Evimi yuvamı parçaladı bunlar. Ondan sonra kandırdılar. Bir şekilde kendi içlerine çektiler yavaş yavaş. Ondan sonra militan yapmanın hücrelerde yolunu açmaya çalıştılar. Ben bunu engellemek için buraya geldim. Benim getirdiğim avukatları bırakmadılar, kendi örgüt avukatları konuşmak istedi. Çocuğuma ifade verdirmediler. Çocuğum tutuklanmak zorunda kaldı. Benim çocuğum suçsuzdur, hepimizin çocukları suçsuzdur. Biz zannediyoruz ki bu çocukları yemeden içmeden, sosyal bir hayat yaşamadan okutuyoruz, dershanelere gönderiyoruz" dedi.
Ailelere seslenen baba Yücel, "Zannetmeyin ki bizim çocuklarımız burada okuyor. Bunlar bizim çocukları okutmamak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Bizim bunlardan hiçbir haberimiz yok, bilgimiz yok, hiçbir şey bilmiyoruz. Onun için biz çocuklarımıza sahip çıkalım. Bu zalimlerin, bu vatan hainlerinin elinden biz bu çocuklarımızı kurtarmanın yollarını arayalım. Gelin çocuklarımıza sahip çıkalım. Biz onlar için yaşıyoruz. Biz belki geç kalmış olabiliriz, oradaki çocuklar hepimizindir. Hepsi de suçsuzdur. Onların yöneticileri, onları oraya gönderenler suçludur. O avukatlar suçludur. İfade verdirmeyen insanlar suçludur. Biz de suçluyuz, takip etmediğimiz için suçluyuzdur. Bunların ne devrimcilikle, ne vatancılıkla ne özgürlükçülükle alakaları yoktur. Bunlar bizim gibi ailelerin çocuklarını sömürüp bedavadan geçinen ahlaksız insanlardır bunlar. Dün ben bunu gözümle gördüm. Bire bir yaşadım. Bizim paralarımız ile içki içiyorlar, yemek yiyorlar" şeklinde konuştu.
Kızının pişman olduğunu söyleyen Yücel, "Kızımız pişman olduğunu söyledi. Ama kızımıza bu şekilde ifade vereceksiniz, bu şekilde davranacaksınız, yemek yemeyin, su içmeyin dediler. Birkaç ay önceden benim kızımı şudur budur diye; mesela arkadaşlık amacıyla 'şurada çay içelim', 'şurada kahve içelim', ondan sonra 'şurası güzel oraya gidelim', 'burada sinema var buraya gidelim', 'falanca yerde biz kamp yapıyoruz oraya gidelim' hikayeleriyle ailesinden kopuk, gariban, köylü, taşradan gelen çocuklar. Zengin çocuklar da var tabi ben bir şey demiyorum. 'Annenden ayrı mısın', 'kaç kardeşin var' bunları listeleyerek, 'tamam bu bizim işimize yarar, istediğimiz gibi hareket ettiririz' diye bunları kapıyorlar. Ben bunlardan şikayetçiyim. Avukat bana bağırıyor, kızıyor. Benim çocuğumu tutuklattırmış, kendine bir rant sağlıyor. Bunlar militan, bunlar şebeke. Ben örgütten şikayetçiyim, sorumlusu kim ise onlardan şikayetçiyim. Bizim ayarladığımız avukatları, örgütün avukatları geldi ne yaptılar ise kovdular onu oradan. Kadın kayboldu. Ondan sonra geldiler biz tanımıyoruz etmiyoruz, biz kızınızın avukatıyız. Üstümüze geldiler orada polisler bizi kurtardı" dedi.
Özel bir şirkette aşçı olarak çalışan anne Yasemin Yücel ise, "Ben kızımı bırakmayacağım. Alacağım onu. Ben Duygu'mu istiyorum. Vermeyeceğim onlara, vermem. İstiyorum ben Duygu'mu istiyorum. Alacağım seni. Almadan gitmem" diye feryat etti. Bir kızının da Ankara'da okuduğunu ifade eden baba Yücel, "Bütün aileler çocuklarının peşine düşsün. İlgisiz bırakmasın. Sahipsiz kaldıklarını zannediyorlar. Bunlar da kapıyorlar. Ve bu hale geldik, halimizi görüyorsunuz" ifadelerini kullandı.
(İK-AU-YHY-Y)

22.01.2013 19:05:36 TSI

HABERE YORUM KAT