• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Van : -4 °C

"kitap Yazacağıma İki Yumurta Yeseydim Çoktan Zirvede Olurdum"

kitap Yazacağıma İki Yumurta Yeseydim Çoktan Zirvede Olurdum
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, mevcut parlamenter sistemin ülkeye bir fayda getirmeyeceğini savundu. Üniversitelerde öğrenciler tarafından yumurta atılmasından bahseden Kuzu, "Bu kadar kitap y
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, mevcut parlamenter sistemin ülkeye bir fayda getirmeyeceğini savundu. Üniversitelerde öğrenciler tarafından yumurta atılmasından bahseden Kuzu, "Bu kadar kitap yazacağıma 2 yumurta yeseydim bundan 25 sene önce çoktan zirveye çıkardım" diye espri yaptı.
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Yalova İl Teşkilatı tarafından organize edilen "Başkanlık Sistemi ve Anayasa" konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Konferansın yapılacağı Halk Eğitim Merkezi salonuna partililerin alkışları altında giren Kuzu, konuşmasına esprili bir şekilde başladı. Üniversitelerde öğrencilerin kendisine yumurta fırlatmasına işaret eden Kuzu, "Zaman zaman üniversitelere gidiyoruz. Oralarda yumurta yiyoruz. Saçımız çıkıyor yumurtadan sonra. Bunun için ben genellikle üniversiteleri tercih ediyorum. Buralarda çok fazla yumurta olmuyor. Yumurta olunca da bereketi geliyor. Basın da zaten bunu bekliyor. Benim geldiğim çok daha çabuk belli oluyor. Bu kadar kitap yazacağıma 2 yumurta yeseydim bundan 25 sene önce çoktan zirveye çıkardım" dedi.
Konuşmasının sivil anayasa hazırlık çalışmalarının anlattığı bölümünde ise Kuzu, Türkiye'de anayasaların hep millete güvensizlik üzerine kurulduğunu söyledi. Kendilerinin iktidara geldiklerinde davulun kendi sırtlarında ancak tokmağın ise farklı gruplarda olduğuna dikkat çeken Kuzu, "1876'dan bu yana hep anayasa yapılmış bu ülkede. Ama bu memlekette anayasa hep millete güvensizlik esası üzerine kurulmuş. Millete rağmen yapılmış. Millete güvenmeyerek yapılmış. O nedenle milletin seçtiği meclis bir yanda, sivil askeri bürokrasi bir yanda, hükümet bir yanda durmuş. Davulu vermişler siyasetçinin eline, tokmak hep onun elinde. İstediği zaman istediği şekilde vuruyor. Biz iktidara geldiğimizde ise davul bizim sırtımızda tokmak başkasının elinde. Bunlarda sorumluluğu olmayan makamlar. Üniversiteler, askeri ve sivil bürokrasi, hükümetin üzerine çöreklenmiş, medya patronları hükümeti sık boğaz ediyor. 26 maddelik anayasa referandumuna yüzde 58 oranında oy verenleri tebrik ediyorum. Bu paket Türkiye'yi yoluna koymuştur. Eğer bu paket geçmeseydi bugün ben burada yoktum. AK Parti de yoktu. Türkiye'nin nerede olacağını da siz tahmin edin artık. Kapanma davasının yenisi yazılmıştı. Tam da açılmak üzereydi. Sizler bunu püskürttünüz. Türkiye'ye büyük hizmet yaptınız. Ondan sonra bu ülkede normalleşmeler gündeme geldi. O 26 maddelik paket sayesinde tokmaklar söylediğim grupların elinden teker teker toplandı. Halen demokrasi tam rayına oturmuş değil. Sıkıntılar devam ediyor. Yeni anayasa ise bu süreci taçlandıracaktır" diye konuştu.
Başkanlık sistemi ile ilgili de açıklamalarda bulunan Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, mevcut sistemden bu ülkeye bir fayda gelmeyeceğini savunarak konuşmasına şöyle devam etti:
"Bugün AK Parti dışındaki tüm siyasi partiler parlamenter sistemle devam diyor. Bugünkü sistemden bu ülkeye fayda gelmez. Bunu eski yıllar göstermiştir. Biz de gelin şu eski araçla değil, modern bir araçla yola devam edelim, bu araç sürekli arıza yapar, adamı yolda bırakır diyoruz. Madem sivil anayasa yapıyoruz, sil baştan yapıyoruz, gelin bunun doğrusunu yapalım. Biz başkanlık teklifini sunduk. Ama bu teklifle sürecin önünü tıkamadık. 3 siyasi parti parlamenter sistem derken, biz başkanlık sisteminden başkasına taraf değiliz diye ısrar ettiğimiz zaman süreç orada bitecek. Ondan sonra da fatura AK Parti'ye kesilecek. Bizim görüşümüz belli, biz başkanlık sistemini savunuyoruz. Ama parlamenter rejim üzerinden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu parlamenter sistemle bu ülkenin sorunları uzun vadede çözülmez. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan 2014'de başkan olacak, cumhurbaşkanı olacak. O kişisel kararıdır. Ama ben bu sistemi 30 yıldır savunuyorum. Özal döneminde savundum, nasip olmadı. Belki Demirel bu işi bir kurnazlığa getirebilirdi, ama o fırsatta kaçtı. Eğer onun döneminde geçseydik, hani bir baba çocuklarına bir Mercedes alır da onlara kalır ya, bu sistem de aynı böyle kalacaktı sonraki kuşaklara".
(SÇ-MŞ)

26.01.2013 17:53:24 TSI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Wan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 302 65 34 | Faks : 0850 302 65 34 |