"İlin kimyası tamamen bozuldu bir il bu kadar mi sahipsiz olur bir ille bu kadar mi alay edilir. Van'da inşaat fuarın büyük rezaleti yazıklar ?"

Bu tweet'i kim attı,biliyor musunuz?

Söyleyeyim.

Van Ticaret Odası eski başkanı Zahir Kandaşoğlu.

Geçmişte oda başkanlığı yapan, zaman zaman siyasete oynayan, medya sektöründe emeği olan ve şu anda da hatırı sayılır bir sermayeye sahip hemşehrimiz.

Dün açılan 'İnşaat fuarı' alanına gitmiş ve fuar alanında gördüğü trajediyi görünce bu tweet'i atmış.

İyi güzel...

Demek ki yüreği incinmiş.

Ama yürek yanınca sorunlar çözülmüyor.

Bunun sebep ve sonuçlarını irdelememiz gerekmiyor mu!

İşte bu minval üzere Sayın Kandaşoğlu'na biraz dert yanayım.

Başğan...

Siz inşaat fuarına olan ilgisizlikten dert yanıyorsunuz ya...

İyi de bunun vebalini kimin boynuna yükleyelim?

Yıllarını bu organizasyonlara adayan, il-ilçe demeden kapı kapı dolaşan, 'Tek tabanca' Süleyman Güler'e mi?

Vallahi haksızlık olur.

Çünkü o adamın bu işe ne emekler verdiğini iyi bilenlerdenim.

Yoksa çocukları uyurken damı akan yoksul Xaçortlu vatandaşa mı?

"El insaf" demezler mi!

Ya peki,bu işin vebali,faturasını ödeyemediği için elektriği kesilen Süphan mahallesindeki Çataklının boynunda mı!

O mu gelecek inşaat fuarında stant açacak..!

Başgan...

Haksız mıyım?

Haaa. Hal böyle iken,

Sayın Kandaşoğlu...

Hele bi gelin eteğimizdeki taşları dökelim.

Eğri oturup doğru konuşalım.

En büyük ahdimiz samimiyet olsun.

Siz benden daha iyi bilirsiniz ya,

Allah aşkına.

'Vanlı' bilinen yada 'Vanlı' dediğimiz, yüzlerce iş adamı yok mu?

Zira hatırı sayılır sermayeye de sahipler.

Mesela birkaçının ismini ben zikredeyim.

Seyithan İZSİZ.

Mithat Çiftçi

Fettah Tamince

Şengüller

A.Kahar Eraslan

Falan-filan...

(Bu kenti inşaat alanına çeviren irili -ufaklı olanları saymıyorum.)

Hele şöyle aracınıza binin ve kenti dolaşın.

Bu işadamlarımızın, üretime dair bu kentte yaptırdıkları bir tek kulübe dahi var mı!

Hele bir de Van dışında yaptıkları yatırımlara bir bakın.

Sayın Kandaşoğlu...

Allah-kitap aşkına...

Hep dert yanarız.

Ama kimse "ayranım ekşi" demez

Vallahi de billahi de ben demesem de yazmasam da halk bunu görüyor ve biliyor.

Ya... Abiciğim.

Bu kentte, Van-İran işbirliği paneli yapılıyor, 3-5 bürokrattan başkası gitmiyor.

Sanat etkinliği oluyor, bir tekne dolusu ahbap izlemeye gidiyor.

Oysa bu kent böyle miydi?

Kahvaltı rekor etkinliğinde on binler kale alanına akmadı mı!

Bu senin serzenişine sebep olan bu travmalar nasıl oluştu biliyor musun?

Başgan... Samimiyet kalmamış samimiyet...

Herkes birbirinin mezarını kazmaya çalışırken kent enkaza dönüşmüş.

Milletin derdi "Kent sevdası" Değil.

"Ben siyasi iktidara nasıl şirin görünürüm, nasıl nemalanırım?" ruhu hakim gelmiş.

Hangi hesaba baksan, sanırsın adam peygamber müridi gibi...

Kandil mesajlarında adeta birbirleriyle yarışıyorlar.

Ya vallahi de billahi de bunun böyle olmadığını hepimiz biliyoruz.

Mahallenin muhtarı kalkmış, üç-beş km asfalt için teşekkür pankartları asıyor.

Sormazlar mı adama,"senin mahallen çamur içinde miydi..!"

Tabirinizle 'Sayın Başğan'...

Bu kentin gidişatı hoş değil.

Tarihi, kültürü, cografyası ve zenginlikleri ile emsalsiz bir kent fakat maalesef ölüm döşeğinde.

Bu kent cidden sahipsiz.

Bu kentte avam kamerasında oturanlar samimiyetsiz.

Sermaye bu kente sırtını çevirmiş.

"Ben paramı riske etmem gardaş " diyor.

Oysa en ufak bir ihalede can havliyle koltuk altında on dosyaya geliyor.

Bu kentin ihalelerinde kazandıkları başka illerde yatırıma dönüştürüyorlar.

Bu kentte büyüyecek olan çocukların vebali hepimizin boynunda.

Vallahi de billahi de o çocukların yüzüne bakacak cesaretimiz olmayacak.

Yani anlayacağınız Sayın Başgan...

Sitem ve serzenişlerinizde haklısınız ama bu yetmiyor.

Bu kente yön verenler, bu kentte para kazananlar, bu kentte siyasi hesaplar yapanlar natürel olmadıkları sürece inşaat fuarlarının hali böyle olur.

Zira bu ihtiras, bu çekememezlik, bu kibir ve bu riya kolay kolay bitecek gibi görünmüyor.

Yani biz kürtlerin deyimiyle "gund xwaş gunde belé Vala elo r...ye dé da"