Sakarya Üniversitesi-Sanayi İşbirliği Topluluğu(SAÜSİ) tarafından düzenlenen "Ekonomi Zirvesi" programında katılan Hyundaı Assan Türkiye CEO' su Ümit Karaarslan ve Toyota Türkiye CEO' su Orhan Özer öğrencilere yerli otomobilin maliyetlerini anlattılar.
SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 2023 vizyonundaki ekonomisinin ne konuda olduğu ve piyasaların 2023 vizyonuna ne kadar hazır olduğu bu katılımcıların ne gibi görüşleri, misyon ve vizyonları öğrencilerle paylaşılması adına yapılmış bir çalışma olan "Ekonomi Zirvesi" programının "Otomobilin Bugün Ve Yarını" başlıklı seminerinde konuşan Toyota Türkiye CEO' su Orhan Özer, " Yerlileşme otomotiv sektöründe lojistik maliyeti çok önemli. Yüzde 85 hacim olarak geldi fakat parasal olarak baktığımızda yüzde 55 parçaları demek ki mali kısmı daha fazla ülkeye. Diyelim ki burada koltuk fabrikası var. Tam fabrikamızın karşısında hatta oradan çıkan kamyon stoku falan girmez gelir direk bizim hatta çevrilir koltuk sıralanır. Hiç stoku yoktur. Koltuk stoku belki bizim fabrikada 10 tanedir. Yani koltuğu gidip Almanya'dan bulup getiremiyorsunuz. Mecbursunuz burada yapacaksınız. Lojistik maliyeti açısından tabi. Yani her şeyin arkasında hesap var. Burada çip üretmek karlı ise Türkiye'de çip fabrikası kurulur ve üretilir" dedi.
Yerli otomobil ile ilgili konuşan Hyundaı Assan Türkiye CEO'su Ümit Karaarslan, "Yerli otomobilden ne anladığımız önemlidir. Adı mı yerli olacak yoksa bir yerinden başlayarak araştırma geliştirme çalışmasını Türkiye'de yapıp bir bölümünü, kaportasını mı Türkiye'de üretmeye başlayacağız? Böyle bir kavram kargaşası var. Ben hep bunu yerli olanı, yani motor ve aktarma organlarıyla birlikte Türkiye'de üretilen ve adı da Türk olan bir marka yerli otomobil olsun diyorum. Mutlaka yeni ölçek ekonomisinde neredeyse 200 bin adet/ Yıl kapasitesindeki fabrikalar dahi verimsiz olmaya başladı. Şimdilerde 300 bin adetler konuşulmaya başlandı. Türkiye'de de böyle, tek bir modelde ya da 3 ayrı modelde yıllık 300 bin adet üretim yapılacak ya da satılacak pazar yok. Demek ki mutlaka dış ihracat yapmak zorunda. Uzun süreli marka geliştirme ve satış yönünde destek olmamız gereken ve mutlaka bugünü değil bundan sonraki 10 yılı düşünerek yeni modeller yaratmaktan bahsediyoruz. Dizayn içinde olacağımız bir çalışma programı olması gerek. Bu çalışma yıllarca çalışmayı gerektirir ve de şuanda bildiğiniz gibi otomobil üretimi batıdan doğuya doğru kaymaktadır. Avrupa'da şuanda özellikle Fransızlar'ın büyük fabrikaları kapanmakta, Alman markası olan Opel fabrikası Almanya'da bile fabrikasını kapatmakta. Dolayısıyla bu tip darboğazlar var. Ben şunu düşünüyorum, mevcut yatırımlar içerisinde başlayabilecek bu proje karşılıklı olarak da araştırma geliştirme faaliyetlerinin artışıyla birlikte böyle bir marka yaratılabilir. Mutlaka devletin eşit miktarda arkada durması da Türkiye'ye daha fazla katkı oluşturabilir. Bunun için dediğim gibi seferberlikle yaratılabileceğine inanıyorum" dedi.
Yerli otomobil için devletin kesinlikle işin içinde yer alması gerektiğini bildiren Toyota Türkiye CEO'su Orhan Özer, "Yerli otomobil konusunda otomobili geliştirecek, parçalarını üretecek tüm güç Türkiye'de var. Hiç o konuda farklı yorumlara girmemek lazım. Önemli olan bu yatırımı yapabilme gücü. Yani sıfırdan arabayı dizayn etmek çok ciddi bir süreç. Yeni bir modeli oluşturursak 4 yıl öncesinden başlıyoruz oluşturmaya kaldı ki bu formasyonu olan bir markanın ürettiği model olur. Şimdi biz sıfırdan bir şey koymayı düşünüyoruz. Belki proje gözüyle bakılıp kolayken hızlandırılabilir ve aynı süreç içinde belki daha kısa süre içinde model oluşturulabilir ama olay sadece orada da kalmıyor. Yani nereye satılacak. Rekabetçi bir araç rekabetçi bir ürün yaparsanız çevre ülkelere satabileceğimiz kanaatindeyim. Yalnız burada benim görüşüm olarak diyelim herhangi var olan bir fabrikanın Türkiye'nin ismini vererek bir araç üretmesi bence yerli araç değildir. Kişiler risklere mevcut durumla değerlendiriyor ama devletin hükümetin devreye girip bu konuda destekleyici bir unsur olarak fotoğrafta olması bizler için sabit olan bütün parametreler devlet ortaya çıktığında ve devreye girdiğinde bilişken olabilir çünkü devletin bunu yapacak gücü var. Özel sektörün yapacak gücü yok. Devlet vergi de koyar her şeyi yapar. Bir kişinin çıkıp bu işi sahiplenip çok ciddi bir proje ile yetkililerin karşısına çıkarak bu konuyu tartışması yapacaklarına ve beklentilerini tartışması lazım ancak o şekilde olabilir. Ben olabileceğine inanıyorum. Hükümetin ve devletin zaten 2023 yılında Türkiye'yi ilk 10 ekonomiye sokmak ve oraya gideceğimizi de inanıyorum. İlk 10 ekonomi içine giren bir ülkede de bir otomobil markasının çok görülmemesi lazım "diye konuştu.
(RKO-MA-E)

14.12.2012 16:01:46 TSI

Editör: Wan Haber