1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Hüseyin Çelik'ten Gündeme İlişkin Değerlendirmeler (3)

Hüseyin Çelik'ten Gündeme İlişkin Değerlendirmeler (3)

Hüseyin Çelikten Gündeme İlişkin Değerlendirmeler (3)
A+ A-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ülkede terör var oldukça teröristle mücadelenin de devam edeceğini söyleyerek, "Biz Türkiye'nin üniter yapısı konusunda, herkes kadar belki herkesten da

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ülkede terör var oldukça teröristle mücadelenin de devam edeceğini söyleyerek, "Biz Türkiye'nin üniter yapısı konusunda, herkes kadar belki herkesten daha çok hassasız. Türkiye'nin üniter yapısını hiç kimseyle müzakere konusu yapmayız, bu konuyu hiç bir zaman bir tartışma zemini olarak kimseyle konuşmayız, paylaşmayız, bunun çok iyi bilinmesi gerekiyor" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, Başbakan Erdoğan'ın İmralı'daki görüşme ile ilgili olarak MYK'yı bilgilendirdiğini söyleyerek, "Adı geçen 2 milletvekilinin müracaatı üzerine Adalet Bakanlığı gerekli değerlendirmeleri yapmış ve milletvekillerinin İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan'ı ziyaret etmeleri, onunla görüşmelerine müsaade edilmiştir. Onlar da görüşmelerini yapıp geri dönmüşlerdir" dedi.
"Bu devlet adına, devletin yaptığı bir görevlendirmeyle yapılmış bir görüşme değil" diyen Çelik, "Öteden beri BDP'li milletvekillerinin şu anda terör örgütünün lideri olan Abdullah Öcalan'ı İmralı'da ziyaret etme talepleri oldum olası vardı. Adalet Bakanlığı bir değerlendirme yapmış, bu aşamada onların gitmesinde mahsur görmemiştir. İşin özü bu" şeklinde konuştu.
Türkiye'de 1984 yılından beri bir terör sorunu olduğunu söyleyen Çelik, terörle mücadelenin de devam edeceğini söyleyerek şunları kaydetti:
"1984 yılından beri Türkiye'de bir yangın var, terör dediğimiz yangın var. Bu yangın canları yakıyor, malı yakıyor, kaynaklarımız heba ediyor, annelerin ağlamasına yol açıyor, yüreklere köz, kor düşmesine yol açıyor ve biz de çocuklarımızın, genç yaşlarda, daha fidan yaşlarda toprağa düşmesinden müzrarip oluyoruz. İktidar olarak bu yangını söndürmek istiyoruz. Bu yangını söndürmeye çalışırken şüphesiz ki terör örgütüyle filli mücadele vardır, bir güç mücadelesi vardır, yapılan bir silahlı mücadele vardır.
Bu ülkede terör örgütü var oldukça, silahlı teröristler saldırgan konumlarını sürdürdükçe, ellerinde silahla bu ülkenin topraklarında veya bu ülkenin topraklarının dışında Türkiye'ye saldırmak üzere mevcudiyetlerini sürdürdükçe silahlı mücadele devam edecektir. Hiçbir şekilde teröristlerle de terörle de terörizmle de mücadele kesinlikle bir tarafa bırakılmamıştır, bırakılmayacaktır."

"TÜRKİYE'NİN ÜNİTER YAPISI KONUSUNDA HERKESTEN ÇOK DAHA HASSASIZ"
AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Türkiye'nin bölüneceği yönündeki endişelerin yersiz olduğuna gönderme yaparak, "Biz Türkiye'nin üniter yapısı konusunda, herkes kadar belki herkesten daha çok hassasız. Türkiye'nin üniter yapısını hiç kimseyle müzakere konusu yapmayız, bu konuyu hiç bir zaman bir tartışma zemini olarak kimseyle konuşmayız, paylaşmayız, bunun çok iyi bilinmesi gerekiyor" dedi.
"Bir yangından söz ediyoruz, bu yangın devam ederken, bu yangına bir kovada su ben dökmek istiyorum diyen herkese buyurun bu suyu dökün diyoruz" diye konuşan Çelik, "Bu Müslim olabilir, gayrimüslim olabilir, bu Kürt olabilir, Türk olabilir, Sünni olabilir, Alevi olabilir, ateist olabilir, kim olursa olsun, ama yeter ki bu yangını söndürelim. Bizim derdimiz budur, çocuklarımız ölmesin. Bu memlekete sevgileri büyütelim, nefretleri büyütmeyelim, genetik düşmanlıklar büyümesin, kinler büyümesin bütün derdimiz budur" şeklinde konuştu.
Terör örgütü silah bıraksa bile askerin doğal olarak silah bırakamayacağını söyleyen Çelik, bununla ilgili olarak ise itfaiye teşkilatını örnek göstererek değerlendirmelerde bulundu. Yangın olmasa bile itfaiye teşkilatının her zaman var olduğunu hatırlatan Çelik şunları kaydetti:
"Efendim 'Abdullah Öcalan ile devletin ilgili birimleri, istihbarat birimleri görüşüyor. 2 BDP'li milletvekili de gitti İmralı'da Öcalan ile görüştü, dolayısıyla AK Parti terörle mücadele etmekten vazgeçti' şeklindeki bir tez, gerçekle zerre kadar bağdaşmayan bir tezdir. Hele hele bunu 'ihanet ve hıyanet' kelimelerinden başka dağarcıklarında olanlar söylüyorsa bu çok komiktir, ciddiye alınacak bir şey değil.
Tek amaç terör örgütüne silah bıraktırmaktır, silahların susması değil. Zaman zaman BDP PKK çevreleri şunu söylüyor, 'tek taraflı silah bırakma olmaz, güvenlik güçleri de silah bıraksın.' Sayın Başbakan defalarca bu soruya cevap verdi. Yangın olmasa da itfaiye teşkilatı vardır. Bir yerde yangın yoksa da sadece keyif için, spor için, piknik yapmak için itfaiyeciler hareket geçmezler. Bir yerde yangın varsa itfaiyeci gider o yangını söndürür. Bir yerde terörist varsa, terör faaliyeti varsa, güvenlik güçleri onun üstüne gider, kendi halkını, kendi ülkesini korumakla mükelleftir, varlık sebebi budur. Dolayısıyla Abdullah Öcalan ile görüşülür, Ahmet ile Mehmet ile görüşülür, terör örgütüne silah bıraktırılmaya çalışılır, gayret budur. Onlar bıraktıktan sonra asker de bırakacak mı? Bu soruyu dünyanın neresinde sorarsanız sorun ki abesle iştigal etmedir.
Tekrar söylüyorum hiç yangın olmasa da itfaiye teşkilatı yangın olma ihtimaline karşı her zaman teyakkuzda olmak zorundadır. Onun için terörizm canı yakan, canları yakan, malı yakan, hepimizi yakan büyük bir yangındır. Bu yangını kim söndürürse, söndürmeye kim katkıda bulunursa buna müteşekkir oluruz. Peki müzakere kiminle yapılıyor? Kiminle yapılacak? Sayın Başbakan zaman zaman 'BDP ile müzakere ederiz' derken, BDP masanın bir tarafında oturacak, hükümet veya AK Parti öbür tarafında oturacak. BDP, Kürtlerin yegane temsilcisi onlar adına söz söyleme hakkına yegane otorite olarak karşı tarafa oturacak ve Kürt vatandaşlarımızın haklarını BDP ile konuşacağız, böyle bir şey söz konusu değil, bu eşyanın tabiatına aykırı. Siyaset kurumu bu işte muhataptır, ama CHP'de muhattandır, MHP'de muhataptır. BDP de TBMM'de grubu bulunan bir siyasi parti olarak arkadaş bu taşın altına bende elimi koyuyorum, bende Türkiye'nin barış sürecine katkı bulunmak istiyorum, bu fitneni bitmesini bende istiyorum dediği zaman biz her zaman BDP'ye eyvallah deriz."

"BU GÖRÜŞMEDEN ÇOK ŞEY UMMAK YANLIŞTIR"
Hüseyin Çelik, BDP'nin barışa katkıda bulunma şansının hala olduğunu söyleyerek, "Bu görüşmeden çok şey ummak, yarın olağanüstü gelişmeler olacakmış gibi çok büyük iyimserliğe girmek de yanlıştır. Arkadaş bu memlekette bu meselenin bitmesi zaten mümkün değil, bu böyle gelmiş böyle gider gibi bir karamsarlık içinde bulunmak da doğru değil. Büyük problemler hokus pokus yöntemiyle, değnek vurmayla, boyacı küpüne batırmak gibi yöntemlerle bitmez. Sayın Başbakan, AK Parti, hükümet bu taşın altına elini değil gövdesini koymuştur" dedi.
BDP'lilerin 'Başbakan istemiyor ki, sorun çözülmüyor' şeklindeki açıklamalarına da tepki gösteren Çelik, "Başbakan Zaloğlu Rüstem değil, Başbakan He-Man falan değil. Başbakan iyi niyetiyle daha partisini kurduğu günden bu yana, 'Bu mesele Türkiye'nin gündeminden çıkmalıdır.' demiştir, AK Parti'nin programında yazılan şeyler harfiyen hayata geçirilmiştir. Ama iyi niyetlerimiz, iyi niyet yaklaşımlarımız, özellikle Kürt vatandaşlarımızın kendilerini birinci sınıf hür ve eşit vatandaşları hissetmeleri için, geçmişteki bütün yanlışlıkları elimizin tersiyle kenara atmamıza rağmen maalesef özellikle bu çevreler, terörün bitmesini istemeyen çevreler, AK Parti'ye saldırmaya devam ediyorlar. Biz, kararlıyız, terörü Türkiye'nin gündeminden çıkarmaya kararlıyız, ama bugün mü olur, bir başka gün mü olur, kısa vadede mi olur, orta vadede mi olur bilmiyorum. Ama biz bunu siyasetimizin varlık sebeplerimizden biri olarak görüyoruz" diye konuştu.
(AT-Eİ-Y)

04.01.2013 20:05:57 TSI

HABERE YORUM KAT