1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Hanefi Bostan'dan Bakanlığın Eş Durumu Atamalarına Tepki İstanbul

Hanefi Bostan'dan Bakanlığın Eş Durumu Atamalarına Tepki İstanbul

Hanefi Bostandan Bakanlığın Eş Durumu Atamalarına Tepki  İstanbul
A+ A-

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, sendika üyesi bir kadın öğretmenin eş özrüne dayalı olarak İzmir'e atanmak için yaptığı başvurunun "alanında boş

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, sendika üyesi bir kadın öğretmenin eş özrüne dayalı olarak İzmir'e atanmak için yaptığı başvurunun "alanında boş kontenjan olmadığı" gerekçesiyle reddedildiğini ifade ederek, duruma tepki gösterdi. Bostan, "Aile bütünlüğünü koruması gereken bir kurum olan MEB'in binlerce mahkeme kararına rağmen tam aksine işlem yapması bir türlü anlaşılamamaktadır" dedi.
Yazılı bir açıklama yapan Hanefi Bostan, "İstanbul'da görev yapan bir bayan öğretmen üyemiz, eş özrüne dayalı olarak İzmir iline atanmak için 2012 yılı Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzunda bulunan hükümlere göre başvuru yaptığı, ancak atanmak istediği İzmir ilinde 'Alanında boş kontenjan' bulunmadığı gerekçesiyle eş durumundan atama isteğinin reddedilmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı'na dava açılmıştır. Sendika Avukatımız Şahin Zenginal tarafından İstanbul İdari Mahkemesi'ne açılan davada, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermiştir" dedi.
Mahkemenin kararını değerlendiren Bostan, İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 27 Aralık 2012 tarihinde oy birliğiyle aldığı 2012/1935 esas nolu kararında şun ifadelerin yer aldığını söyledi:
'Anayasal güvence altında bulunan aile bütünlüğü ilkesi göz ardı edilerek, eş durumu mazereti nedeniyle yapılan iller arası eş özrüne dayanılarak atanma talebinin, mer'i mevzuat uyarınca kadro durumuna bakılmaksızın öncelikli olarak yerine getirilmesi gerekirken, yapılan başvurunun atanmak isteği ilde 'boş kontenjan bulunmadığı...' gerekçe gösterilerek reddine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde eşitlik, hakkaniyet ve yukarıda yer alan Anayasa ve diğer mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu işlemin eş özrüne dayalı atama olması, eşlerin ayrı yaşamasının aile bütünlüğünü bozacağı nedeniyle uygulaması halinde telafisi güç veya imkansız maddi ve manevi zararlar doğuracağı kaçınılmazdır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27. Maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.'

"ÖĞRETMENLERİMİZİN KURU SÖZLERE KARNI TOKTUR"
"Aile bütünlüğünü koruması gereken bir kurum olan MEB'in binlerce mahkeme kararına rağmen tam aksine işlem yapması bir türlü anlaşılamamaktadır" diyen Bostan şunları söyledi:
"Ümit edilir ki bu ve benzeri yargı kararlarından sonra MEB kendine bir çeki düzen vererek buna benzer hak gasbına yönelik işlemlerden vazgeçer ve bir an evvel eş durumu atamalarını gerçekleştirir. Zira haksızlık ve zulümle abat olunamayacağını hâlâ anlayamadılar mı? Mahkeme kararlarına rağmen Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer özür grubu tayinlerine yönelik çok katı bir tutum sergilemekte, aileleri birbirinden koparmakta sakınca görmemektedir. Başbakan ise ailenin önemini konuşmalarında sıkça dile getirmektedir. Hatta Başbakan 'Aile değerlerimiz, milli bekamızın en önemli teminatıdır' şeklinde bilboardlara ilan vermiştir. Şayet Başbakan ailenin kutsiyetini vurgulamak, aile değerlerinin önemini belirtmek için bilboardlara ilan veriyorsa, vatandaşlarımıza 'üç çocuk yapın' diye çağrıda bulunuyorsa, bu durumda gereğini yerine getirmelidir. Dolayısıyla ilanın sahibi olan Başbakan'ın, bunun aksi bir davranışta bulunması abesle iştigal olur. Öğretmenlerimizin kuru sözlere karnı toktur. Cicili bicili ifadelerle, fiyakalı, cilalı ilanlarla insanların yüzünü güldüremezsiniz. Önemli olan bu sözleri yerine getirme kudretine ve kararlılığına sahip olmaktır. Başbakan sözlerinin arkasında durmalı ve aileleri paramparça eden Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'e 'bu aileleri birleştirin' demelidir."
Sendika olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nı kınadıklarını belirten Hanefi Bostan, "Sendikamızın; ailelerin parçalanmaması, çocukların annesiz, babasız kalmaması, sağlık ve öğrenim özrü mağdurlarının daha fazla acı yaşamaması için Ankara'da birçok noktada luna ve bilboardlarda yer alan 'Ailemi Geri İstiyorum. Aile bütünlüğü için, 2012 Şubat'ta atanan öğretmenleri de kapsayan İl-İlçe Emri ile birlikte 2013 Şubat'ın da kapsamlı özür grubu ataması istiyoruz' yazılı ilanlar vererek Milli Eğitim Bakanını uyandırmak istedik. Sonunda bize bunu da yaptıran Milli Eğitim Bakanlığı'nı bir kez daha kınıyoruz. Bakanlık; eş, sağlık ve öğrenim özrü tayinlerinin önüne ördüğü duvarları artık yıkmalı ve Şubat ayında mutlaka özür grubu tayini yapmalıdır" diye konuştu.
(HÇ-ET-OK-Y)

16.01.2013 17:51:07 TSI
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT