1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Gümüş işlemeciliğinde bir süsleme sanatı: Savat
Gümüş işlemeciliğinde bir süsleme sanatı: Savat

Gümüş işlemeciliğinde bir süsleme sanatı: Savat

Van\'ın en gözde uğraş alanı olan Gümüş işlemeciliğinde bir süsleme sanatı olan Savat\'ın değeri gün geçtikçe artıyor. Yıllardır Savat işlemeciliği ile uğraşan Yıldırım Türkoğlu, yaptıkları desenlere ilginin yoğun olduğunu söyledi.

A+A-



Van'ın en gözde uğraş alanı olan ve Gümüş işlemeciliğinde bir süsleme sanatı olan Savat'ın değeri gün geçtikçe artıyor. Van'da sadece bir atölyesinin bulunduğu Savat işlemeciliği, son dönemlerde en çok rağbet gören süs eşyası oldu. Yıllardır Savat işlemeciliği ile uğraşan zanaatkar Yıldırım Türkoğlu, Savat'ın anlamı, önemi ve bu sanattın kimlerden kaldığını anlattı. Türkoğlu, "Ermenice de 'kara' ve 'işleme' anlamlarında kullanılan Savat, gümüş, bakır, kurşun ve kükürtten elde edilen bir alaşım ve süsleme sanatıdır. Gümüşün çelik uçlarla üzerine şekiller çizerek, savat alaşımının 450 derecede eritilerek üzerine işlenir. Daha sonra savat soğumaya bırakılır. Soğuyan kütle toz haline gelinceye kadar önce örs üzerinde, daha sonra havanda dövülür. Elde edilen Savat, gümüş eşya üzerinde daha önce açılmış olan kılcal kanallara iki yolla sürülür. Ancak her Savat ustasının kendine has bir ölçüsü olduğu söylenir. Savat işçiliğinin en önemli özelliği yıllar boyunca hiç bir şekilde deforme olmamasıdır. Savat işçiliğinin birçok püf noktası olmakla beraber, uzun yıllar denemeler sonucu ortaya çıkmıştır" dedi. 

'Dünya ilk olarak Ermeni ustalar tarafından kullanılmış'

Savat sanatının ilk olarak Ermeni ustalar tarafından kullanıldığını ve geliştirildiğini söyleyen Türkoğlu, Savat sanatının Van'a özgü el işlemeciliği olup, 18. yüzyıldan günümüze gelen bir sanat olduğunu dile getirdi. Türkoğlu, "Gümüş üzerinden önce kanal açma, ondan sonra yedi madde karışımı sonrasında elde edilen bir gümüş el sanatıdır" diye belirtti. 

Savat sanatını yaşatmak için Avrupa'da sergiler açtığını belirten Türkoğlu, "Savat Sanatı, 2003-2004 yıllarında değerini tamamen yitirdi. Sanatseverler biraraya gelerek, tekrardan gün yüzüne çıkartmaya çalıştılar. Biz Van'ı simgeleyen İnci Kefali balığı ile yöreye özgü Ters Lale'yi desen olarak kullanıyoruz. Hem kültürü simgeliyor hem de bir sanatın yok olmasını engelliyoruz" diye konuştu. DİHA

HABERE YORUM KAT