1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Gençlerden kan davaları ve aşiretçiliğe tepki

Gençlerden kan davaları ve aşiretçiliğe tepki

Gençlerden kan davaları ve aşiretçiliğe tepki
A+ A-

Malazgirt ilçesinde son zamanlarda artan aşiretçilik ve kan davalarına dikkat çekmek amacıyla Duyarlı Malazgirt Gençliği adlı bir grup tarafından açıklama yapıldı.

Malazgirt ilçesinde son zamanlarda artan aşiretçilik ve kan davalarına dikkat çekmek amacıyla Duyarlı Malazgirt Gençliği adlı bir grup tarafından açıklama yapıldı. Ceviz kabuğunu doldurmayacak nedenlerden dolayı son dönemde 10'dan fazla insanın yaşamını yitirdiğini dile getiren gençler, bütün yaşamlarını etkileyen bu yaklaşımlara sessiz kalmayacaklarını söyledi.

Muş'un Malazgirt ilçesinde Duyarlı Malazgirt Gençliği adlı bir grup tarafından son dönemlerde artan aşiretçilik ve kan davalarına dikkat çekmek için Sanat Sokağı'nda basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya çok sayıda gencin yanı sıra BDP Malazgirt İlçe Örgütü üyeleri de katıldı. Burada grup adına açıklama yapan Berdan Çetin, kökleri yüzyıllardır öncesine dayanan, özelikle son zamanlarda şiddetlenen ve nedenleri bir cevizin kabuğunu doldurmayacak kadar basitlikte olan olguların büyük olaylara dönüştürüldüğünü belirterek, bu tür olayların toplumun huzurunu, psikolojisini, geleceğini, bir nevi bütün yaşam alanlarını işleyemez duruma getirmesi kesinlikle kabul edilemeyecek bir durum olduğunu söyledi.

Sadece son birkaç ay içerisinde Malazgirt, Bulanık ilçelerinde ve civar bölgelerde meydana gelen bu vahim olaylar nedeniyle 10'dan fazla insanın yaşamını yitirdiğini vurgulayan Çetin, bu olayların özellikle bizim toplumumuzda gerçekleşmesinin elbette bir rastlantı sayılamayacağını söyledi. Çetin, şunları söyledi: "Yıllarca açlıkla terbiye edilen, sürekli fiziksel doyumla tatmin edilmeye alıştıran ve düşünce yeteneği körelten bireyler, bu tür vakalarıyla kendilerini ispatlamaya çalışmakta ve toplum düzeyinde saygı uyandırdıklarını zannetmektedirler. Yüzyıllardır kimliğinden, dilinden, kültüründen ve öz benliğinden mahrum bırakılmış, sürekli dış dinamiklerin istila ve saldırılarına maruz kalan Kürt toplumu erk güdüsüne dayalı şiddet ortamında yaşamaya mahkûm edilmiş ve bunun neticesinde şiddet meşru hale gelmiştir."

'Sessiz kalmak suça ortaktır'

"Bizlerde bu toplumun bireyleri olarak yaşadığımız bu kutsal toprakları hak ettiği şekilde yeniden demokrasi ve medeniyetlerin merkezi olması için bundan sonra duyarlılıkla hareket edeceğiz. Sessiz kalmayacağız sessiz kalmak suça ortak olmaktır" diyen Çetin, kan davaları, aşiretçilik ve benzeri sorunları çözülebilmesi için bazı taleplerini şu şekilde sıraladı: "Akademik kurumlar, sosyologlar ve psikologlar bu konuyu bütün hatlarıyla ele almalı, başta DTK olmak üzere diğer duyarlı sivil toplum örgütleri bünyesinde psikolojik destek ekipleri kurulmalı, bu ekipler eğitsel faaliyetlerde bulunmalı, belediyeler başta olmak üzere diğer yerel kuruluşlar sanatsal, kültürel ve sosyal etkinliklere daha fazla ağırlık vermeli, toplumun temel taşı olan kadın ve gençlerin eski zihniyet yapılarına alet olmamaları ve güçlerinin farkına varıp insiyatif alarak bu toprakların demokrasi, barış ve kardeşlik ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılanmasına katkı sunmalarını bekliyoruz." 

Ardında bir dakikalık oturma eyleminden bulunduktan sonra grup açıklamalarına son verdi. DİHA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT