1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "en Büyük Armağan, Sevdiğinizi Olduğu Kabul Etmek"
en Büyük Armağan, Sevdiğinizi Olduğu Kabul Etmek

"en Büyük Armağan, Sevdiğinizi Olduğu Kabul Etmek"

Psikiyatri Uzmanı Dr. Sümer Öztanrıöver, "Sevgililer Gününde verilecek en değerli armağan, sevdiğimizi değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabul etmek ve sevmektir" dedi. Öztanrıöver, yaptığı açıkl

A+A-
Psikiyatri Uzmanı Dr. Sümer Öztanrıöver, "Sevgililer Gününde verilecek en değerli armağan, sevdiğimizi değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabul etmek ve sevmektir" dedi.
Öztanrıöver, yaptığı açıklamada bir tarafın baskın, taviz vermeyen konumda; diğer tarafın ise hep ödün vermek zorunda kaldığı böyle beraberliklerin, eninde sonunda bitmeye mahkum olduğunu ifade ederek, "Birini değiştirmeye çalıştığınızda bu demektir ki onu olduğu gibi kabul edemiyorsunuz. Değişince ortaya çıkan şey doğal olmayacağı için ona olan ilgi ve sevgi giderek azalacaktır. Bu tarz ilişkilerde aldatma çok sık görülür. Partnerleri tarafından aldatılan insanlar genellikle eksiklerini sorgulamaktalar. Oysa sorun eksiğin değil, fazlasının olmasıdır" diye konuştu.
Sağlıklı ilişkilerde, dans etme kuralı'nın geçerli olduğunu ifade eden Öztanrıöver, şöyle devam etti:
"Bir adım o, bir adım ben; ne eksik, ne fazla." Partnerleri tarafından aldatıldığında yıkılan kişilere baktığımızda alan değil, hep veren taraf olduklarını görürüz. Pistin dışına çıkmaları tesadüf değildir. Partner için arkadaşlarından, giyim-kuşamından, davranışlarından ödün verme, kaybetme korkusunu besler. Kaybetme korkusunun gölgesinde sürdürülen böyle bir beraberlikte, gerçek sevgiden söz edilemez. Çıkar ilişkisine dayalı sahte davranışlar, kaybetmeyi garantileyecektir. Bu tarz bağımlı ilişkilerde ilişkinin bitmesi bir türlü kabul edilemez. Bunun sebebi partnerin eşi benzeri bulunmaz olmasından değil, ilişkiye çok emek verilmesindendir. Kişi aslında verdiklerinden dolayı vazgeçememektedir. Kendisine yapılmasını istediği şeyleri partnerine yapmış, karşılığında sevgi ve ilgi beklemiştir. Kendi ihtiyaçlarını göz ardı ederek ona değer vermiştir. Bu durum partnerinin onun ihtiyaçlarına duyarsız kalmasına ve önemsememesine yol açar."
Partnerin ihanetinin, kişinin kendine ihanetinden daha önemsiz olduğunu belirten Öztanrıöver, "Terapilerde, kişinin kendine yaptığı ihanet gösterilmeye çalışılır. Bunu görebilen biri, kendi ihtiyaçlarını karşıladıkça özdeğeri artar." dedi.
Partnerinin, eski vazgeçilmez anlamını yitireceğini ve onsuz olamama durumunun ortadan kalkacağını vurgulayan Öztanrıöver, şunları kaydetti:
"Beyaz atlı prens ve ruh ikizi kavramları ise kişilerin zihinlerinde yarattığı gerçekdışı bir hayal olup partnere, kurtarıcı anlamları yüklenir. Oysa siz partnersiz mutlu olabiliyorsanız, partnerle de mutlu olursunuz. Partnersiz mutsuzsanız, partnerle de mutsuz olacaksınız demektir. Mutluluğunuzu da mutsuzluğunuzu yaratan olaylar değil, sadece ve sadece düşünceleriniz, yani yorumlarınızdır. Sevgi dolu ilişkilerde, her iki birey, birbirlerinin sınırlarına, farklılıklarına saygı duyar, değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabullenirler. Sağlıklı ilişkiler için gerek partner, gerekse anne-baba, çocuk, arkadaş ilişkilerinde "Önce Ben" kuralı geçerlidir: Siz kendi ihtiyaçlarınıza önem verirseniz başkaları da verecektir. Eğer kendinize değer verirseniz başkaları da size değer verecektir."
(ADN-MO-Y)

12.02.2013 12:01:36 TSI

HABERE YORUM KAT