1. HABERLER

  2. SPOR

  3. DİYARBAKIRSPOR AMATÖRE DÜŞTÜ
DİYARBAKIRSPOR AMATÖRE DÜŞTÜ

DİYARBAKIRSPOR AMATÖRE DÜŞTÜ

Hafta sonu kendi sahasında Arsinspor ile oynadığı maçtan golsüz beraberlikle ayrılan Diyarbakırspor, bu sonuçla sezonun tamamlanmasına 6 hafta kala profesyonel liglere veda ederek Bölgesel Amatör Ligi\'ne (BAL) düştü.

A+A-


1975-1976 sezonunda Ali Kahraman'ın başkanlığı ve Şeyhmus Akçadağ'ın ikinci başkanlığı ile futbol şube sorumluluğu görevlerini birlikte yürüttüğü dönemde Türkiye 2. Ligi'ne yükseltip, sonraki sezon Türkiye 2. Ligi şampiyonu olarak 1. Lig'e çıkaran Şeyhmus Akçadağı’nın oğlu Salih Akçadağ, Diyarbakırspor’un Amatör Lig’e düşüşünü İHA muhabirine değerlendirdi. Diyarbakırspor’un küme düşmesinin en büyük sebeplerinin ekonomik nedenler ve kötü yönetim olduğunu aktaran Salih Akçadağ, bundan sonra izlenecek en iyi yolun, kulübün kapatılması olduğunu savundu. Akçadağ, “Zamanında 3. Lig’den 2. Lig’e, 2. Lig’den 1. Lig’e kadar üst üste şampiyon olmuş bir takımın bu gün amatör ligine düşüşünü izliyoruz. Fırtınalı bir dönemde Türkiye’nin Diyarbakırspor’u konuştuğu yıllardan, bu günlere gelmiş bir takım. O gün neşe ile coşku ile karşıladığımız bu zamanları hafızalarımızdan silmek kolay olmuyor" dedi. 


2009-2010 yılından beri Diyarbakırspor'un tepe taklak aşağıya indiğini dile getiren Akçadağ, bu durumun en önemli sebeplerinin ekonomik sıkıntı ve kötü yönetim olduğunu savundu. Akçadağ, "Önce Süper Lig’den, daha sonra 1. Lig’e, oradan da Bal Ligi’ne kadar düşmüş bir takım haline geldi. Başta da belirttiğim gibi, Diyarbakırspor’un bu günlere gelmesindeki 1. sebep ekonomik zorluklardır. Kalıcı geliri 5-6 bin lira olan bir takımın bu günlere gelmesi sürpriz olamazdı. 2. sebebi işi bilmeyen, yönetimden anlamayan şahısların yönetime gelerek bu takımı yönetmeleri oldu. Bu takımın bu gün bu hale gelmesinde o kişilerin etkisi çok fazladır. 2008-2009 döneminde şampiyon olduğumuzda, Kasımpaşa maçında İstanbul’da çok büyük bir tepki ile karşılaştık. Orada atılan sloganların hiç birini hak etmemişti bu takım. Kendi evinde devlet takımı dışarıda ise terörist olarak görüldü. Özellikle Bursa Spor maçında yaşananlar kolay kolay unutulmayacak bir maçtı. Federasyon ve şahıs alacakları ile beraber yaklaşık 20-25 milyonluk borcu olan bir takım. Takımın en büyük engeli bu. Yaklaşık 3 dönemdir transfer yapamıyor. Transfer yasağı var. Bu takım için şu anda yapılacak en iyi şey, kongre kararı ile kapatılmasına karar vermektir. Diyarbakırlı iş adamları ile beraber sil baştan bu takıma yeni bir isim verilerek, amatör liginden alınıp tekrar yükseltilebilir” diye konuştu.


Uzun yıllardan beri Diyarbakırspor’u yakından takip eden spor yazarı Saffet Azbay ise kulübün bu günlere gelmesinin en büyük sebebinin kötü yönetim olduğunu bildirdi. Azbay, "Çeşitli zamanlarda sıkıntılar yaşa bile muazzam bir çıkış göstermiş bir kulüp Diyarbakırspor. Anadolu’da Doğu ve Güneydoğu takımları içerisinde Süper Lig’e yükselen ilk bölge takımıdır. Bölgede gelişen çerçevesinde Diyabakırspor’da da çalkantılar olmuştur. Bölgedeki siyasi olaylardan Diyarbakırspor etkilenmiştir. Özellikle 1990’lı yıllardan sonra maalesef belli bir aracın malzemesi haline gelmiştir. Yani 1990’lı yıllardan itibaren Diyarbakırspor özünden kopmuştur. Gelen yönetimler seçilerek değil tamamen atama ile gelmiştir. Benim şahsım olarak şahit olduğum bazı olaylar var. Diyarbakırspor’a atanan yönetimlerin atama yolu ile geldiğine dair şahit olduğum birkaç olay var. Diyarbakırspor hiçbir zaman sağlıklı kongreler ile yönetimlerini seçmemiştir. Özellikle son 10 yılda gelen yönetimler Diyarbakırspor’u çok kötü yönetmiştir. Maddi anlamda çok kötü yönetmişlerdir. Bunun sebebi de, sorgulayan bir mekanizmanın olmamasıdır” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT