Dünya’nın birçok noktasında yeryüzündeki toprakların çakışması sonucu depremler olmakta, bu depremler önlem alındığı sürece etkisi sarsıntı ve bazı mal kayıplarıyla sınırlı kalırken aksi takdirde birçok yapının yıkılması ve can kayıplarına kadar varmaktadır. Bu etkilerin azlığını ve çokluğunu belirleyen fiziksel ve beşerî faktörler mevcuttur. Bu faktörler depremin büyüklüğü, yüzeye yakınlığı, süresi, zeminin sağlamlığı ve evin sağlamlığıdır.

Depremi etkileyen fizikî faktörler bizim değiştiremeyeceğimiz fakat kabul edip buna göre önlemler alabileceğimiz faktörlerdir. Büyüklük, yüzeye yakınlık, süre gibi faktörler bizim deprem öncesi tahmin edemeyeceğimiz, bu nedenle önlem almamızın mümkün olmadığı; buna karşın yerleştiğimiz zeminin ve evimizin depreme dayanıklı olması bizim önceden bilip değiştirebileceğimiz, yani önlem almamızın mümkün olduğu faktörlerdir. Bu bakımdan depremi etkileyen beşerî faktörler olarak da zeminin ve evin sağlamlığı örnektir.

DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ

Depremin büyüklüğü depremin oluşturduğu enerjiyle doğru orantılıdır. 0 ile 9 arasında ölçülür ve depremin büyüklüğü ne kadar fazlaysa meydana gelen zararlar o kadar fazladır. 0-1 veya 1-2 arası büyüklükteki depremler çoğu zaman hissedilmezken 2-3 arası büyüklükteki depremler hissedilir fakat telaşa sebebiyet vermez, 3-4 arası büyüklükteki depremler hafif korku verse de fizikî zararı olmaz, 4-5 arası büyüklükteki depremlerin etkisi bazı eşyaların kısa süreliğine sallanmasıyla ve çürük binaların az zarar görmesiyle sınırlı kalır.

5-6 arası büyüklükteki depremler küçük çaplı yıkımlara sebep olabilirken 6-7 arası büyüklükteki depremlerin zemine ve binaya bağlı olarak can kayıplarına yol açtığı görülür, 7 ve üstü büyüklükteki depremler çok tehlikelidir ve can kayıplarına, şehirlerin yıkılmasına etkisi vardır. Bölgedeki fayların uzunluğu o depremin oluşturacağı enerjinin, dolayısıyla büyüklüğünün de değişmesine neden olur. Japonya, ABD, Türkiye gibi ülkelerde 7 ve üzeri büyüklükteki depremler zaman zaman olmakta ve önlemlerin alınmadığı bölgelerde yaralı ve ölü sayısı olması beklenenden 10-20 kat fazla olmaktadır.

Deprem Faktorlar 3

DEPREMİN YÜZEYE YAKINLIĞI

Depremlerin yer kabuğunun altında oluştuğu ve yerin üstünü oluşan enerjiyle etkilediği bilinen bir gerçek. Bununla birlikte depremin yüzeyden ne kadar uzak olduğu depremin nasıl hissedildiğini ve binaların ne kadar sarsılacağını etkileyen bir diğer unsurdur. Eğer deprem yüzeyden uzak olursa büyüklüğü fazla bile olsa depremin enerjisi yüzeye ulaşıncaya kadar bir miktar azalacağı için daha az hissedilir ve binanın sallanma, yıkılma olasılığı azalır. Eğer deprem yüzeye yakınsa olduğundan daha sarsıcı hissedilecektir ve daha çok sallanacak, duruma göre yıkılacaktır.

6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş depremlerinin büyüklüğünün fazla olmasına ek olarak yüzeye yakın gerçekleşmesi Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Hatay, Kilis, Malatya, Adıyaman, Malatya, Elazığ ve Osmaniye’de de yıkımlara ve can kayıplarına yol açmasına; hatta Sivas, Kayseri, Niğde, Aksaray, Mersin, Ankara, Konya gibi şehirlerde bir miktar hissedilmesine sebep olmuştur.

Bir bölgede depremin olup olmayacağı, olursa hangi büyüklükte olabileceği uzmanlar tarafından daha net bilinebilen konular olup yüzeye ne kadar yakın olacağı konusu daha muallaktadır.

DEPREMİN SÜRESİ

Depremin büyüklüğü ve yüzeyden uzaklığı kadar süresi de verdiği zararı etkiler. Bir deprem kaç saniye sürerse depremin bölgesindeki yapıların depreme dayanma olasılığı o kadar azalır ve yıkımlar gerçekleşir. Uzun süreli depremlerde normalde yıkılmama olasılığı olan binalar bile enerjiye dayanamayıp yıkılabilir fakat kısa süreli depremler büyüklüğü fazla ve yüzeye yakın da olsa sağlam binalarda hasara yol açmaz.

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi ülkemizin en büyük felâketlerinden biridir; ekonomik, sosyal, kültürel açıdan ülkeye çok zararı olmuştur ve binlerce kişi hayata veda etmiştir. Bu deprem 45 saniye sürmüştür. Depremin ilk saniyelerinde yıkılmayan binalar depremin oluşturduğu enerjinin sürekliliğine dayanamayıp yıkılmıştır.

Depremler 2 dakikaya kadar sürmekle beraber özellikle Japonya kaynaklı bazı depremlerin 5-6 dakikaya kadar devam ettiği kaydedilmiştir.

Uzun süren depremlerin olma ihtimaline karşı aile bireylerinin evdeki belirli bölgelerde konumlanması bina yıkılsa bile yaşama şanslarını artıracaktır. Süre, depremin etkisini belirleyen en önemli faktörlerdendir.

Deprem Faktorlar 2

ZEMİNİN SAĞLAMLIĞI

Depremin yıkıcılığına karşı binanın direnmesi için, can ve mal kaybının önlenmesi için bölge zemininin sağlam ve dayanıklı olması büyük önem taşıyor. Kayalık, sert yapıya sahip zeminler depremde daha dirençli kalıyor ve bölgedeki yapıları yıkılmaktan koruyor. Yumuşak ve düz zeminler ise binanın depremi daha şiddetli hissetmesine önayak olur. Yumuşak zeminlerin bir kısmı deprem anında sıvılaşarak binanın yıkılmasına sebep olur. Binanın yapılış aşamasında sağlamlığa dikkat edildiyse bile bina yumuşak ve sıvılaşan zeminlerde tek bir bütün hâlinde yıkılmış olur.

Aynı coğrafyadaki kimi bölgelerin sert ve kayalık, kimi bölgelerin de yumuşak zeminli olması sonucu deprem bu bölgelerde farklı etki gösterir; can ve mal kaybı sayısı birbirinden farklı olur. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin Hatay’ı ciddi anlamda etkilemesinin arkasında Hatay’ın zemininin yumuşaklığı yatmaktadır. Yerleşim yeri seçerken sert zeminli bölgeleri seçmek hayat kurtarıcıdır.

EVİN SAĞLAMLIĞI

Oturduğumuz evin kolonlarının sağlam olması, malzemelerin nitelikli olması ve hiçbir malzemeden çalınmamış olması, ayrıca hiçbir kolonun kesilmemiş olması evin tamamının sağlam olmasını beraberinde getirir. Depremin büyüklüğü fazla da olsa, yüzeyde de gerçekleşse, süresi uzun da olsa sağlam ev depremin enerjisine mukavemet gösterir ve ev sakinleri hasar almadan kurtulur.

Çoğu depremde zarar gören ve görmeyen evlerin haberlerini sosyal medyadan gördüğümüzde karşımıza belirli amaçlar uğruna evlerin sağlamlığa dikkat edilmeden yapıldığını ve yıkılmayabilecekken yıkıldığı gerçeği çıkıyor. Aynı şekilde Japonya’da 9.0 büyüklüğüne varan sarsıntılarda evlerin hiç fiziksel zarar görmediği ve binalardaki insanların depremi normal karşıladığı, yalnızca Japonya’yı saran denizler kaynaklı tsunaminin insanları öldürmesi karşımıza çıkıyor.

Evimizin sağlamlığını kontrol ettirmek, yıkılma riski varsa evden bütün apartman sakinlerinin taşınması olası zararın önüne geçecek niteliktedir. Ev seçerken de görsellikten ziyade sağlamlık aramak bizi tehlikelere karşı korur.

Deprem gerçeğine karşı alınabilecek önlemler büyük depremler üretmeyecek şehirlere gitmek, eğer iş veya acil durumlar gereği o bölgede kalınıyorsa olası depremlerin yüzeyden ne kadar uzakta gerçekleşebileceği ve olası süresi hakkında uzmanlardan bilgi almak, kayalık zeminlerden ev seçmek ve evin sağlamlığından emin olmak şeklinde özetlenebilir. Ayrıca evin yıkılması durumuna karşı deprem anında yerleşilebilecek güvenli yer bulup orada korunmak, yüksek ve devrilebilir eşyalardan uzak durmak da kazadan korur.

Kaynak: WanHaber / Uğur Mengeş