10 Ağustos ta kimin cumhur olacağı,kimin olmayacağı netleşmiş olacak.Bu netleşen duruma göre yene neden,niçin,eksik ve kimin suçu,kimin suçu değil,kimin marifeti,kimin marifeti değil tartışmaları olacak. Çıkan sonuca göre yeni spekülasyon malzemeleri türemiş olacak.Bunu niçin yazdığıma gelince, girilen havanın alametine bakarak yazıyorum. Daha çok aday üzeri tartışmalara bakınca doğu özeliğimizin fazla öne çıktığını, garp özelliğimizin sönüp, gittiğini görüyorum. Doğu özelik tanrı krallar, büyük sultanlar, kurtarıcılar tapınmasından doğan özelliğimiz olurken, Garp özeliği projeler, toplulukların yerindeliğin öne çıktığı derin demokrasi kültür özelliğidir. Bu özeliğin esemesi hala görünürde yoktur. Daha çok çıkan öne çıkan kişi tapınmaca özeliğimizdir.10 Ağustos sonrası bu nasıl bir sonuca götürür o gün gelince görürüz. Garpta(batıda) haber vereyim: AKP şimdiden seçim sonucunu garantiye almıştır.Hiçbir yurtsever kurum,demokrat oluşum 2 Temmuzda seçim kütük süresi biter deyip, bunun ön çalışmasını yapmamıştır. Kendi çal kendin oyna hikâyesi her yerde olduğu gibi, Avrupa’da da hâkimdir. AKP böyle midir? Böyle mi yapmıştır? Kesinlikle böyle yapmamıştır.Üç aydan fazladır,Konsolosluklar,camiler seçim çalışması seferberliği içinde olmuşlardır. Sadece cami konsolosluklar mı teknolojide bu çalışmanın hizmetine koşturulmuştur. Vatandaşlar aranmış, kimlik numarası verin, sizi seçim kütük listesine kayıt ediyorum denilerek, yüzlerce insan bu yolla seçim kütük listesine kaydedilmiştir. AKP’nin bu çalışmasına insan baktığında ne büyük teşkilatistihbarı güce sahip olduğunu bir daha görüyor, anlıyor. Kimi aramamıştır AKP? Alevileri, demokratları, yurtseverleri aramamıştır. Bunların arama sitiline insan bakınca, milyondan fazla kitleyi nasıl ayrıt etiğine insan şaşıyor, acep kalıyor. Avrupa’daki AKP’nin bu çalışmasına bakınca, 10 Ağustos taAKP seçim başarısını şimdiden garantilemiş diyebiliriz.Bu çalışmaya bakınca,10 Ağustos sonrası kimse neden AKP çok oy aldı demesin diye şimdiden bunları yazıyorum.10 ağustostan sonra söyle denilse, daha doğruya yakın bir değerlendirme olacaktır: AKP aldı. Çünkü çok önceleri bunun çalışmasını yaptı öyle çok oy aldı demli. Kürt kurumları, demokratik oluşum sahipleri de kendi çal kendi oyna başarısız sonuç çalışmasını gördüklerinde, umarım o zaman doğru özeleştiri vermiş olurlar!Garpta işler böyle olunca,Acaba Türkiye ve Kürdistan’da durum nasıldır sorusu haliyle insan aklına takılıyor.Bu soru önemlidir. Önemlidir! Çünkü seçim sonucu hep bu sorunun doğru, yanlış cevaplanmasına göre doğuş yapmaktadır. Her seçim çalışmasında en çok Kürtler ve demokratik güçlerin sesi fazla çıkmaktadır.Bu sese denk sonuç nedense bir türlü yakalanılmamaktadır.Bu garabet durum Cumhur seçim sonuçlarında nasıl kendini nüks eder, şimdiden merak konusudur.Her başarı, başarısız seçim değerlendirme suçlayıcı lığı, bu seçimde umarım tekrarlanmaz olur. Suçlayarakrebeno(zavalı,Çaresiz) pozisyonlarına düşülmez. Sağda solda bizimde derinimiz, paralelimiz var. Bunların, şunların müdahalesi oldu denilmez olur!

Bu seçim çalışmalarında kişi olarak beni en çok tedirgin eden yan, doğu özeliğimizin fazla öne çıkması/ çıkartılmasıdır. Tüm propaganda dili kişi/kişilere odaklanmıştır. Kürt özgürlük güçlerin,radikal demokratik güçlerin propaganda dili böyle olmamalıdır.Kişi etrafında dönen seçim propaganda çalışması, siyasetten devlet odaklı güçlerin özel savaş tuzağıdır. Bu tuzak görülmeli düşülmemelidir.Devletin kirliklerini deşifre eden, kurumsal çalışmalarını derinleştiren dil pratik öne çıkmalıdır. Kim kazandı, kazanmadı heyulasına düşülmemelidir. Ufuk dünyamızı demokrasi güçlerin kazanımına göre ayarlamalıyız. Bunu yapmasak, aynı geçmiştotem toplumların kendi tanrımız yeme durumuna düşeriz. Popüler kıldığın kendini bilmez havasına girerse, ben tüm değerlerin sahibim,başıyım,muktedirim derse, işte o zaman radikal demokrasi önemli bir yara almış olur!Evet, aday propagandası yapılmalıdır. Ama kurtarıcı kurtaran yerine konulmadan yapılmalıdır. Sayın Öcalan’ın HDP kendi başına güçlü bir aday çıkarsın,kendi gücünün farkına varsın sözü unutulmadan, bu seçim çalışmasına yaklaşmalı, yapmalıdır.HDP kişikarizması öne çıksın diye cumhur seçimine girmiyor. Türkiyeleşme çıtasını yükseltilmek için Cumhur seçimlerine giriyor. HDP Karadenizde yuhalandığını,,Aksarayda  dövüldüğünü unutmayan bir ciddiyet, sorumlulukla Cumhur seçim çalışmalarına asılmalıdır. HDP cumhur seçim çalışmalarını şoven, sosyal- şoven,ırkçı, ilkel milliyetçi güçlerin geriletme, kendini bilinçsiz halk kitlelerine taşıtma, kavratma, kabul ettirme, sempati, taraf ettirme çalışmalarına dönüştürürse, işte o zaman Sayın Öcalan’ın uyarısı doğru zaman, an içinde yerini bulmuş olur.Hep kameraların önünde bulunma propaganda yaklaşımın bize kaybettiren olduğu daha ne zaman anlaşılacak, kıvranılacaktır?  Sonuç ne zaman çıkarılacak, bu yolda vazgeçirilecektir? Bu propaganda üslubu hep kaybettiren olduğuna göre, o zaman sonuç alıcı tarz, yöntem üzerinde düşünmek, yapma farz olmaktadır.Hele olası baskın bir genel seçim düşünülürse, bunun önemi daha iyi hissedilmelidir. Ona göre Cumhur seçim çalışmalarına asılmalı, olası genel milletvekili çalışmaların sıçrama tahtasına dönüştürmek hedef olmalıdır. Bu yapılmasa, yene dizine vuran parti durumunda kutulanamayacaktır!

 Özetle Cumhur seçimlerini egemenler kişi odaklı değerlendirebilir, götürebilir. Ama HDP bu tuzağa düşmemelidir. HDP seçim çalışmasını özgürlüklerin derinleşmesinde kilometre taşı yapmalıdır.Bunun dili eylem, sorumluluğuyla Cumhur seçimlerine yaklaşmalıdır. Birinci,ikinci tur seçim tartışmalarına takılmadan,Cumhur seçim çalışmasını özgürlük komünarlar çalışmasına dönüştürülmelidir. Türkiyeleşme,halkların partisi olma noktasında, ciddiyet, güven veren bir duruş sahibi olmalı, bunun çalışmasını yapmalı, yürütülmelidir.Övücü olan tuzağa düşülmeden, özgürlük kazanımların dili, sözü eylemcisi olmalıdır. Cumhur seçim çalışmasını buna hizmet temelinde yapmalıdır.Adayın bu kadar övücü hale getirilmesi yerine, HDP teşkilatın projesi nedir ne değildir o öne çıkmalı, bunun propagandası yapılmalıdır. Kişi odaklı dönen havada sıyrılarak,kendini teşkilat olarak gösteren, güven veren, güven verici söz pratik sahibi olmalıdır.Dil üslup, kişi odaklı olmaktan çıkarılmalı örgüt, örgütselik öne çıkmalıdır. Yerel seçimlerden Urfa buna örnektir.Ape Osman denildi, hava estirildi. Ape Osman Heymen haline getirildi. Sonuç başarısız olunca vah niye böyle denilerek hem Ape Osman’a, hem oradaki halkımıza, hem sevenlerine hayal kırıklığı yaşatıldı. Urfayı kötülüklerde kurtaracak olan, heymenApe Osman yanılsamasına düşüldü/düşürüldük. Şimdi de aynı hava estirilmek isteniyor. Bu tuzaktır, bu tuzağa düşmemeli, düşürülmemelidir.Biliniyor, Kürt özgürlük mücadelesini bugünlere getiren kişi odaklı çıkışlar değil, toplum, topluluk olabilmeyi başarmış olmasındandır. Sayın Öcalan’ın ifadesiyle ‘ben mekanizmalar oluşturdum PKK’yi böyle yenilmez kıldım’ gerçeğin hayat bulmasıdır. Bu gerçek hiçbir zaman unutulmamalıdır.Seçim çalışması, nihayetinde radikal demokrasi güçlerin, Kürt özgürlük mücadelesinin kendi olma gerçeğini, kanun devletine kabul ettirme, normalleştirme, sempati kazandırma dil eylem çalışmasıdır. Pratik sorumluluk buna göre olmalıdır.Kişinin başarı başarısızlığına,iyi, kötülüğü üzerine propaganda dil eylem olmamalıdır. HDP daha kongrede yeni çıktı.Bu bir ayıfırsat bilerek, cumhur adayıyla birlikte doğru,eşit bir dil tutturarak seçim çalışmalarına asılmalıdır. Farklılıkların seçeneği derken, bunun ayırdıyla, ciddiyet, sorumluluğuyla seçim çalışmasına asılmalıdır. Popüler, popülist ajitasyon, propagandadan ziyade, HDP bu ayı yerleşikliği derinleştirecek örgütlülük ayına çevirmelidir. Yani adayımız iyidir, güzeldir yanında, HDP şunu istiyor,bunu hedefliyor,bunu yapmak istiyor, temsili güven verici, artırıcı çalışmayı öne çıkarmalıdır. İkna, demokratik ulus çalışması üzerinde gerçekleşmeli derinleşmelidir. İki şey aynı anda yapılmasa, egemen ulus devletin özel savaş seçim hilesine düşmek kaçınılmaz olacaktır. Bu tehlikeyi görerek tedbiri elden bırakmadan cumhur seçim çalışmalarına yüklenmelidir!

  Son söz olarak, oyum HDP ve HDP adayına diyen dil, propagandanın öne çıktığı seçim atmosferi dileğiyle, seçim çalışmasında emek veren herkese başarılar diliyorum.

Hasan Akbaba
4  Temmuz 2014
Strasbourg