1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Cumartesi Anneleri: Hakikat, adalet ve barışta ısrar ediyoruz
Cumartesi Anneleri: Hakikat, adalet ve barışta ısrar ediyoruz

Cumartesi Anneleri: Hakikat, adalet ve barışta ısrar ediyoruz

Cumartesi Anneleri/İnsanları 575. buluşmalarında gözaltında kaybedilişinin 20. yılında Talat Türkoğlu’nun akıbetini sordu, faillerin cezalandırılmasını istedi.

A+A-

Cumartesi Anneleri/İnsanları Galatasaray Meydanı’ndaki 575. buluşmalarında gözaltında kaybedilişinin 20. yılında Talat Türkoğlu’nun akıbetini sordu.

Eylemde ilk olarak Türkoğlu ailesi adına söz alan abla Münibe Türkoğlu, Avrupa Însan Haklari Mahkemesi’nin (AÎHM) Türkiye’yi mahkum etmesine rağmen 20 yıldır adalet beklediklerini ifade ederek, “Talat’a ne yaptılar bilmek istiyoruz. Faillerin bulunmasını istiyoruz” dedi.

Daha sonra konuşan Türkoğlu ailesinin Avukatı Gülizar Tuncel ise, kaybettirilenlerin durumu ile ilgili devletin hiçbir hukuki süreci işletmediğini, Türkoğlu ailesinin başvurmadık mercii bırakmadığını belirtti.

Tuncel, “Kayıp vakalarında sorumlu devlettir. Faillerin bulunmama nedeni ise eninde sonunda varacağı yerin siyasi iktidar olmasındandır. O yüzden de bu süreç zamana yayılır, deliller yok edilir ve dosyalar kapatılır” dedi.

‘575 haftadır ısrar ediyoruz’

Haftanın basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına Ümit Efe okudu.

Talat Türkoğlu’nun 53. hükümet döneminde kaybedildiğini ve geçen 20 yıl içerisine 12 hükümetin göreve geldiğini hatırlatan Efe, bu hükümetlerden hiç birinin gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerini açığa çıkartacak, faillerini cezalandıracak demokratik bir iklim yaratmadığını söyledi.

Efe, aksine tüm iktidarların denetim mekanizmalarını devre dışı bırakarak, kendisinden başkasına hiçbir söz hakkı tanımayarak, savaştan medet umarak ülkeyi yönettiğini belirtti.

Tüm hükümetlerin, kaybedilenlerin akıbetini gizleyen, faillerini koruyan hukuksuz, hak karşıtı, demokrasiden uzak tutumlarını sürdürdüğünü ifade eden Efe, “Bu yüzden kayıplarımız hala kayıp. Bu yüzden devlet terörü hala güncel. Bu yüzden kan ikliminden kurtulamıyoruz. Bu yüzden hakikat, adalet ve barış bizden uzak. Ve biz bu yüzden 575 haftadır barışta, hakikatte, adalette ve demokraside ısrar ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin AİHM kararları ile “saptanmış ihlale son vermek” ve “ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak” görevi olduğunu hatırlatan Efe “Bu nedenle devlet, Talat Türkoğlu’nun akıbetini açığa çıkaracak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılığı ortadan kaldıracak, ceza adaletini sağlayacak, yargısal ve siyasal iradeyi göstermek zorundadır” dedi.

Ümit Efe’ye ne oldu?

Ümit Efe, Türkoğlu dosyasındaki cezasızlığa son verilerek, adaletin sağlanmasını istedi, bunun için etmekten vazgeçmeyeceklerini söyledi.

İstanbul’da yaşayan 45 yaşındaki Talat Türkoğlu, sosyalist kimliği nedeniyle 4 kez gözaltına alındı, yoğun işkence gördü, yıllarca hapishanede kaldı.

1 Nisan 1996’da annesini ziyarete gittiği Edirne’den döndüğü sırada gözaltına alınan Türkoğlu’ndan bir daha haber alınamadı. Annesi Zeyneti Türkoğlu, Edirne Cumhuriyet Savcılığı’na, eşi Hasene Türkoğlu ise İstanbul DGM Savcılığı’na başvurdu.

İHD ile birlikte ise dönemin bütün devlet yetkililerine yazılı başvuru yapıldı, hukuki girişimlerde bulunuldu, kamuoyu yaratmak için eylemler yapıldı. Ancak tüm girişimler sonuçsuz kaldı. Hükümet yetkilileri ailesinin iddialarının tamamen asılsız olduğunu savundu, Talat Türkoğlu’nun gözaltına alındığı kabul edilmedi.

1997 yılında Talat Türkoğlu’nun eşkâl, giysi, ayakkabı, cüzdan ve kullandığı saat bilgilerini ayrıntıları ile veren JİTEM mensubu Kasım Açık, Türkoğlu’nun Edirne yakınlarında bulunan Çadırkent’te polis, asker ve itirafçılardan oluşan bir ekip tarafından sorgulandığını itiraf etti.

Türkoğlu’nun işkence ile öldürülerek cesedinin Meriç Nehri’ne atıldığını söyledi, olay yerinin krokisini çizdi, olaya katılanların isimlerini verdi. Bunun üzerine ek bir soruşturma yapılması için savcılığa başvuru yapıldı. Ama etkin bir soruşturma yürütülmedi; kovuşturmaya yer  olmadığı kararı verilerek dosya kapatıldı.

İç hukukta bir sonuç alınamasa da 17 Mart 2007’de Türkiye AİHM’de etkili bir soruşturma yapmadığı, Talat Türkoğlu’nun yaşama hakkını korumaya yönelik yükümlülüğünü yerine getirmediği için mahkum oldu. Bunun üzerine avukatları yeniden savcılığa dilekçe ile başvurarak “etkili ve sonuç alıcı bir soruşturmanın” yürütülmesini talep etti, ancak bugüne kadar hiç bir gelişme yaşanmadı.

HABERE YORUM KAT