1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Büyükşehir Yasa Tasarısı Ve Etkileri Konferansı
Büyükşehir Yasa Tasarısı Ve Etkileri Konferansı

Büyükşehir Yasa Tasarısı Ve Etkileri Konferansı

Büyükşehir Yasa Tasarısı ve Etkileri Konferansı'nda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, tasarının büyükşehir değil "bütün şehir"

A+A-
Büyükşehir Yasa Tasarısı ve Etkileri Konferansı'nda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, tasarının büyükşehir değil "bütün şehir" yasası olduğunu söyledi.
Antalya Kültür Merkezi'nde (AKM) Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Yerel-İş Sendikası tarafından 'Büyükşehir Yasa Tasarısı ve Etkileri' konulu konferans düzenlendi. Konferansta konuşan CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, Büyükşehir Yasası olarak anlatılan konuya bir terminolojik düzeltme yapılması gerektiğini söyleyerek, "Bunun adı büyükşehir değil, bunun adı bütün şehir. Çünkü Türkiye büyükşehirle 1984 yılında 3030 sayılı kanun hükmünde kararname ile tanıştı. Yani 1984'te Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir oldu. En sonuncu 2000 yılında Sakarya olmak üzere toplam 16 kent büyükşehir olarak ilen edildi. Büyükşehir yarıçap esasına göre çalışır yani kentin nüfusu bir milyona kadarsa 20 kilometre yarıçap içerisinde büyükşehir belediyesi kurulur" dedi.
16 kent içerisinde İstanbul ve Kocaeli'nin bütün şehir olduğunu kaydeden Günaydın, bu iki kentte mülki idare sınırları ile belediye sınırlarının çakıştırıldığını belirterek konuşmalarını şöyle sürdürdü:
"Şimdi AKP bize diyor ki İstanbul ve Kocaeli'nde bunu uyguladık o kadar iyi sonuçlar aldık ki, biz bu yapıyı nüfusu 750 binin üzerinde olan Türkiye'nin 29 vilayetine taşıyacağız, bu 29 kenti bütün şehir yapacağız. Temel meselede buradan itibaren başlıyor. Cumhuriyet Halk Partisi sosyal demokrat bir partidir. CHP yerel yönetimlerin üniter devlet yapısı içerisinde güçlendirilmesinden yanadır. AKP bu yasayı çıkarırken ne diyor? Ben yerel yönetim raporumu yapıyorum, ben yerel yönetimleri güçlendiriyorum diyor."
Tasarıyı bir merkezileşme olarak değerlendiren Günaydın, bunun altında yatan en temel nedenin ise nerede bir rant varsa ve oraya uzanmalarını engelleyen yetki alanları varsa bunların tümünün by pass edilmesi olduğunu bildirdi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'i de eleştiren Günaydın, "İçişleri Bakanı Türkiye'nin yetiştirdiği 100 ünlü Türk büyüğünden bir tanesidir kendisi. 24 Nisan 2011 tarihinde bir genelge yayınladı. Türkiye'de bin 592 belde belediye başkanlığına ve 16 bin 82 köy muhtarlığına hitaben yazılmış, valilikler aracılığı ile gönderilmiş bir sözde genelge. Diyor ki bakanlık bir yerel yönetim reformu yapıyoruz. Tasarı ile ilgili son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Bunu meclise göndereceğiz. Siz bu dönem içerisinde kapanması ön görülen belde belediye başkanlarısınız. Bu nedenle sizin mal varlığı azaltmanıza engel olmak amacı ile bundan sonra aşağıda tanımladığımız bütün temel yetkileri mahallenin en büyük mülki idare amirinin onayı ile kullana bileceksiniz" şeklinde konuştu.
Yerel yönetimler ve yerel yöneticilerin yetkilerini anayasadan, yasalardan, uluslararası anlaşmalardan aldıklarını, meşruiyetlerini ise vatandaşlardan aldıkları oy üzerinden sağladığını belirten Günaydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şimdi İdris Naim paşa bize diyor ki, sen bundan sonra seçilmiş olarak bu yetkini vali ve ya kaymakam onay verirse kullanabilirsin. Gerekçesi şuymuş. Bazı belde belediyeleri kapanacaklarını tahmin ettiği için, mal varlıklarının azaltıyorlarmış, satıyorlarmış. Hukukta suç ve ceza bireyseldir. Birinin suç işlemesi muhtemeldir diye onun ait olduğu topluluğun cezalandırma işi Roma hukukunda bile yoktur. Eğer bunu yapan belde belediye başkanı varsa idari vesayet yetkini onun üzerinde kullanırsın. Ama buradan yola çıkarak, 'Ben bütün yetkilerinizi onaya bağlıyorum' diyemezsiniz. Bu bir hukuk devleti içerisinde olamaz."
(UG-SK-GS-Y)

01.12.2012 15:10:10 TSI

HABERE YORUM KAT