1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Bütçe Görüşmeleri Kapanış Oturumu
Bütçe Görüşmeleri Kapanış Oturumu

Bütçe Görüşmeleri Kapanış Oturumu

TBMM Genel Kurulu'nda 2013 yılı bütçesinin tümü üzerinde son konuşmalar gerçekleştiriliyor. CHP Grubu adına ilk sözü alan CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın, AK Parti döneminde bütçe görüşm

A+A-
TBMM Genel Kurulu'nda 2013 yılı bütçesinin tümü üzerinde son konuşmalar gerçekleştiriliyor.
CHP Grubu adına ilk sözü alan CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın, AK Parti döneminde bütçe görüşmelerinin heyecanının her geçen yıl düştüğünü ve AK Parti dönemindeki bütçe görüşmelerinin halka umut vermediğini belirterek, "Bütçe görüşmeleri sıradanlaştı ve anlamını yitirdi. Sayısal çoğunluğuna güvenen AKP, yasaların Mecliste görüşülmesini yalnızca şekil şartı görüyor" dedi.
Bütçenin Orta Vadeli Plan baz alınarak hazırlandığını belirten Ayaydın, "Yani hükümetin yol haritasına göre yapılmıştır. Ama korkarım ki hükümet önünü görememektedir. Hükümet yetkilileri ekonomideki sözde başarılarını anlatırken ekonomide hedeflerin tuttuğunu söylediler. Şimdi size sadece kağıt üzerinde kalan hedeflere örnek vermek istiyorum; yüzde 4 öngörülen 2012 büyümesi yüzde 3.2 olarak revize edildi. Üstelik bu oranın bile tutması zor. 21 milyar dolar bütçe açığı 33 milyar TL olacağını Bakan bizzat açıkladı. Bu yüzde 50'den fazla bir sapmayı göstermektedir" dedi.
Ayaydın, 10 yıldır ülkeyi tek başına idare eden bir ekonomi yönetiminin önünü daha iyi görmesi gerektiğini belirterek, "Bütçe OVP'ye göre hazırlandığına göre neden OVP'yi geç yapıyorsunuz. Madem geç yaptınız, bari gerçekçi yapın" dedi.
Ayaydın, 2012 yılının Türkiye ekonomisi için pek iyi geçmediğini ve hükümetin çizdiği pembe tabloların yerini ülkenin acı gerçeklerine bıraktığını ifade ederek, "AKP tarafından dikkate alınmayan tespit ve uyarılarımız bir bir gerçekleşmiş ve ülke ekonomisi bocalamaya başlamıştır. Esnaf kan ağlıyor, siftahsız kepenk kapatıyor. Tüccar perişan, memur ve işçi aybaşını zor getiriyor. Kredi kartını ödemek için tefecinin pos makinesini neredeyse yasal hale getirdi. Emekli perişan, çiftçi artık yok, Ürettikleri ürünü satarken eline geçen para aldığı mazotun ÖTV'sini bile karşılamıyor. AKP milyonlarca dolarlık yat ve teknelere ÖTV'siz mazot verirken, sıkıntı içinde kıvranan çiftçinin traktörüne neden ÖTV siz mazot vermez?" diye sordu.
Ayaydın, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin, Kılıçdaroğlu'nun neden 1946-2002 yılındaki büyümeyi örnek gösterdiğini sorduğunu belirterek, "Sayın Kılıçdaroğlu büyüme ortalaması hesabında 1946'yı şu amaçla kullandı. 1946 denince bu milletin aklına çok partili yaşam ve demokrasi gelir. Onun için Kılıçdaroğlu 46'yı yani demokrasiyi temel yıl olarak aldı. Ama Canikli 'niçin 1938 değil?' diyor. 1938 Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal'in ölüm yılı. Onun için Sayın Canikli özellikle 38 diyor. Sayın Canikli 1938'e çok meraklıysa 1923, yani cumhuriyetin kuruluşundan 1938'e kadar Türkiye'nin büyümesi yüzde 7.8. AKP'nin büyümesi 3.2; işte gelinen nokta budur" diye konuştu.

"KÖYLÜNÜN 41 MİLYAR LİRASINI GASPETTİNİZ"
CHP adına ikinci sözü alan CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş ise, hükümet yetkililerinin iki yıldır bütçe görüşmelerinde 'çok büyük büyüme elde ettik' dediğini belirterek, "Bu yıl hiç büyümeden bahsetmiyorsunuz, dut yemiş bülbül gibisiniz" dedi.
Güneş, 2012 yılında OECD ülkeleri arasında en yüksek genç işsiz oranının Türkiye'ye ait olduğunu belirterek, ekonomisi en hızlı yavaşlayan ülkenin de Türkiye olduğunu söyledi. Güneş, AK Parti hükümetinin iyi bir şey yaparak 2488 sayılı Tarım Kanunun çıkardığını belirterek, "Ona bir 21. Madde koydunuz. Dediniz ki, milli gelirin yüzde 1'inden aşağı destekleme vermeyeceğiz'. Bravo, tebrik ederiz. Ama 2007'den bu yana o çıkarttığınız kanunun 21. maddesine uymadınız, köylüye milli gelirin yüzde 1'i kadar destek vermediniz, 36.4 milyar TL'yi gasp ettiniz, vermediniz. Ama bütçede bir ağabeydik gubudiklik yapıyorsunuz. DSİ yatırımlarını, arazi tapulaştırmalarını koyuyorsunuz, 'yüzde 1 tuttu' diyorsunuz. Yalan, doğru değil, Türk çiftçisini aldatıyorsunuz" diye konuştu.

"HÜKÜMET MAHO AĞA, ÇİFTÇİ KİBAR FEYZO"
Kibar Feyzo isimli Türk filminde, gariban bir Kibar Feyzo ile köylünün hakkını gasp eden bir Maho Ağa olduğunu belirten Güneş, elindeki bir grafiği göstererek, "Sizin gasplarınızı da buraya döktüm. Burada kırmızı ve yeşil renklerde gördüğünüz kendi koyduğunuz yasayla kendi köylünüzden gasp ettiğiniz paralar. Yazık değil mi Türk köylüsüne? Yazık. Çiftçi Kibar Fezyo, hükümet Maho Ağa olmuş. Rize'de çayda destekleme var, Temel'in de desteklemesinin yarısı gasp edilmiş Maho Ağa tarafından" dedi.
Ezilenlerin sadece köylü değil, ücretlilerin de ezildiğini belirten Güneş, "Siz milli gelir yüzde 300 arttı diyorsunuz; neden refah payı vermediğinizi açıklayamıyorsunuz" dedi.

"DIŞİŞLERİ BAKANI HALÜSİNASYONİST"
Dış politikaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Güneş, "Sıfır politika dediniz, 2010'da sınırdaki mayınları kaldıracaktınız. Şimdi Patriot füzesi koyuyorsunuz. Sınırdaki mayınları toplamaktan, sınır gerisine Patriot füzesi koymaya geldik; şimdi bu dış politikanın başarılı olduğunu söylemek mümkün mü?" diye konuştu.
Hükümet yetkililerinin Gazze'de İsrail bombalarıyla ölen Müslümanlar için çok üzüldüğünü söylediğini belirten Güneş, "Biz de kahroluyoruz. Sayın Başbakan gelsin kürsüye desin ki, bizim Kürecik'e koyduğumuz radar, İsrail'i korumak için değil, Gazze'deki kardeşlerimizi korumak için' desin. Size söz Kürecik'e gidip nöbet tutacağım" dedi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 'CHP oryantalisttir' dediğini belirten Güneş, "Bana kalırsa Dışişleri Bakanı halüsinasyonist. Hülya görüyor. Kendisini Ortadoğu'da önemli bir aktör sanıyor" dedi.
Başbakan'a seslenen Güneş, "Şu yabancı basının Türkiye'ye girişini yasaklayın, Çünkü siz gelip 'dış politikada çok başarılıyız' diyorsunuz. Bunların hepsi de istisnasız Türk dış politikasının başarısızlığını yazıyor. Size iki kez fırsat verdik, gensoru verdik, gelin bu bakandan kurtulun dedik, beceremedik" dedi.
Güneş, örtülü ödenekte büyük bir artış olduğunu belirterek, iki elinde de silah olan bir kişinin fotoğrafını gösterdi. Güneş, "Ne oldu da bu arttı? Bir savaş halinde miyiz öğrenmek istedik. Ama bizde bir kaygı var. Acaba bu Türkiye sınırındaki eli silahlı Suriyeli çatışmacının silahı örtülü ödenekten mi gidiyor?" dedi.

"ARINÇ'IN DA DOKUNULMAZLIĞININ KALKMASI GEREKİR"
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 'ben de dağa çıkardım' dediğini, öte yandan Başbakan'ın 'kucaklaşanların dokunulmazlığının kaldırılması gerekir' dediğini belirten Güneş, "Bu mantıkla başbakan yardımcısının da dokunulmazlığının kaldırılması gerekmiyor mu? Çünkü o dağa çıkanı özendiriyor" dedi.

BALUKEN VE ASLANOĞLU ARASINDA GERGİNLİK
Daha sonra sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'ye cevap verdi. Baluken, Hamzaçebi'nin 'Cumhuriyetin kurucu iradesiyle problemi olanların başkalarının nezdinde itibarı olabilir mi? Ama CHP nezdinde bunların itibarı yoktur. Olmayan itibarın iadesi olur mu?' diyerek, Seyit Rıza ve arkadaşlarını asanların, Dersim'deki kayıp kızlara insanlık suçu işleyenlerin zihniyetini yansıttığını savundu. Dersim katliamının asırlara dayanan bir soykırım operasyonu olduğunu belirten Baluken, bunun Genelkurmay Başkanlığı raporlarından da anlaşıldığını söyledi. Baluken, "Bunun hiçbir savunması yoktur. Buraya gelip BDP'ye saldırı üzerinden kendinizi aklayacağınıza, kendi tarihinizle yüzleşmeye çağırıyorum" dedi.
Bunun üzerine CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu yerinden kalkıp bağırarak CHP sıralarının önüne doğru yürüdü. Yerine oturmak üzere olan Baluken de kendisine bağırarak tepki gösteren Aslanoğlu'na doğru yürüdü. Aslanoğlu ve Baluken'in arasında diğer milletvekilleri girdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de, Hurşit Güneş'in CHP'den sonra iktidara gelen tüm partilerin yok olduğu ama CHP'nin dimdik ayakta durduğu yönündeki sözlerine cevap verdi. Canikli, "CHP ayakta kalmaya devam ediyor ve edecek. Çünkü milletimiz ordinaryüs muhalefetlik görevini CHP'ye verdi" dedi.
Canikli ayrıca, genç işsiz oranının OECD ülkelerinden yüksek olmasının normal olduğunu belirterek, "Çünkü OECD ülkeleri içinde en genç nüfus Türkiye. Buradan yola çıkarak 'işsizlik yüksek' demek mümkün mü? Rakam rakam olalı böyle zulüm görmedi. Memura işçiye refah payı veriliyor. Enflasyonun üzerinde işçiye memura verilen para nedir?" diye konuştu.
(MÜG-ÖZ-Y)

20.12.2012 20:07:20 TSI

HABERE YORUM KAT