1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "bu Şehirde Astım, Koah, Faranjit Olan İyileşemiyor"
bu Şehirde Astım, Koah, Faranjit Olan İyileşemiyor

"bu Şehirde Astım, Koah, Faranjit Olan İyileşemiyor"

Antalya'da hava kirliliğinin yüksek olması nedeniyle son yıllarda astım, KOAH ve faranjit hastalarının tedavilere cevap vermediği, kullanılan ilaçların etkisiz olduğu belirtildi. Antalya Makine Mühend

A+A-
Antalya'da hava kirliliğinin yüksek olması nedeniyle son yıllarda astım, KOAH ve faranjit hastalarının tedavilere cevap vermediği, kullanılan ilaçların etkisiz olduğu belirtildi. Antalya Makine Mühendisleri Odası'nın başlattığı 'Hava Kalitesi Yaşam Kalitesi' sloganlı kampanya kapsamında ise, bir alışveriş merkezinde vatandaşlara broşür ve steril filtreli maske dağıtıldı.
Antalya Tabipler Odası Genel Sekreteri Ozan Uzkut hava kirliliğine bağlı olarak kış sezonunda faranjit, astım ve KOAH gibi rahatsızlıkların arttığını bildirdi. En önemli sorunun ise bu hastalıkların tedaviye cevap vermemesi olduğunu kaydeden Uzkut, "Temiz hava sudan ve yiyecekten de önemli bir konu. Bir sürü enfeksiyonu tedavi ettiğimiz halde geçmeyen öksürükler, geçmeyen nefes darlıkları, balgamlı hastalıklar hastalarımızda çok olmakta. Astımı, öksürüğü bir türlü gideremiyoruz. Eski kullandığımız ilaçlarla tedavi edemez duruma geldik. Bunlar da hepimizin dikkatini hava kirliliğine çekiyor" dedi.

HAVA KİRLİLİĞİNİN NEDENLERİ
Antalya'da hava kirliliğinde araçlardan çıkan egzoz gazı, yakılan maddelerin yoğunluğu ve değişikliği, seralarda yakılan lastikler, çeşitli plastik maddeler ve kullanılan bazı zirai ilaçların kutuların etkili olduğunu belirten Uzkut, şöyle konuştu:
"Kullanılan kötü kömürler de çok etkili. 5 bin 500 kalori üzerindeki kömürlerin yakılması kararı alındı ama bu yeterli mi değişik bir kavram. Halbuki bizim bir sobayı yakmamız 4500 kalori ve daha az havayı kirletebiliyor. Kaçak kömür dediğin zaman 2000 kalorilik kömürler de kaçak kömüre giriyor. Ama kirletme oranları çok farklı. Başka sorun ise soba yakılan yerlerde soba yakma tekniğini bilmiyoruz. Soba yakma tekniğini bilmediğimiz için de bunun getirdiği hava kirliliği çok fazla oluyor. Hem ev içindeki hava kirliliği hem de ev dışındaki dumanın bacadan çıkması ile ilgili hava kirliliği çok fazla oluyor."

ANTALYA'NIN COĞRAFİ KONUMU
Antalya'nın çanak şekilli olması, dağların direk denize inmesi nedeni ile yukarıdaki havanın aşağı inmesi, aşağıdaki kirli havanın ise yukarı çıkamamasının önemli bir etken olduğunu savunan Uzkut, Antalya'da kentsel problemler olduğuna da değindi. Antalya'nın dışarıdan göç alması nedeniyle hızla büyüdüğüne dikkat çeken Uzkut, şöyle konuştu:
"Sahil kesimlerde, bilhassa eski kent dediğimiz kesimde yüksek katlı binalar var. Sirkülasyonu çok azaltıyor. Bir kentleşme planına ihtiyacımız var. Şöyle düşünürsek, 10 yıl önce Antalya'nın nüfusu 300 bindi. Şu anda 1,5 milyon civarına yaklaştı. İddia ediyorum ki Antalya'nın nüfusu 10 yıl sonra 5 milyon olacak. Yani bizim kısa vadeli planları bırakıp uzun vadeli planlar yapıp büyük kenti kurmamız gerekiyor. Şu anda belediye başkanlarına çok büyük iş düşüyor. Yani 10 yıl sonraki 5 milyonluk Antalya'nın planını şimdiden yapmaları gerekiyor. Mimarisini, altyapıyı ona göre yapmaları ve 5 milyonluk şehirlerde olduğu gibi toplu taşımaya çok önem vermeleri gerekiyor."
Bunu engellemenin tek çaresinin toplu taşıma araçlarına yönelmek olduğunu söyleyen Uzkut, Paris'i örnek göstererek, "9 katlı metrosu olan Paris'in metrosunun kurulması nüfusu daha 1 milyon olmadığı zaman başlamıştı. Şu anda 1,5 milyona sahibiz ve toplu taşımada hala daha sıkıntılar yaşıyoruz. İki tane uç noktamız Beldibi ve Belek arası veya daha yakın olursa Aksu arasına mutlaka bir metro sistemi kurulmalı. Bunun getireceği kar, hava kirliliği açısından çok büyük" dedi.

"MİMARİ YAPILAR KİRLİLİĞE NEDEN OLUYOR"
Bazı mimari yapıların hava sirkülasyonuna engel olduğunu söyleyen Uzkut, "Deniz çok önemli ama biz denize set çekerek bu hava sirkülasyonunu engelliyoruz. Yani yollarımızı denize paralel değil, denize dik gelecek şekilde yapmamız gerekiyor. Denize dik şekilde yollar açıp vadiler açar şekilde yapar ve aralara da parklar, bahçeler kurarsak hava sirkülasyonunun denize gitmesini ve ya denizden gelen havayı direkt dağlara götürmesini sağlaya biliriz. İki tür esinti var. Dağlardan gelen ve denize doğru olan bir esinti ve denizden gelen dağlara doğru olan bir esinti. Bu esintiden faydalanıp hava kirliliğini temizleye biliriz. Ama bu biz bu esintilerin önlerine set kuruyoruz ve yollarımızı denize paralel şekilde yapıyoruz. Bu nedenle bu setleri esinti aşamıyor ve hava binalar arasında sıkışıp kalıyor. Sıkışıp kalan bu hava da bizim zehirlenmemize sebep oluyor" şeklinde konuştu.
Hava kirliliği ile mücadelede insanların mücadeleci olması gerektiğini savunan Uzkut şöyle konuştu:
"Hava kirliliğine sebep olacakları yakıtları, sobaları kullanmamaları gerekiyor. Soba kullanma tekniğini öğrenmeleri, mümkün olunca o ısıdan fazla faydalanmaları gerekiyor. Bunu yapanları da uyarmaları gerekiyor. Bu kesinlikle komşu komşuyu uyararak olur. Lastik yakılması, 10 numara yağ yakılması, plastik yakılması, eski gazetelerin yakılması, çok düşük düzeyde kömürlerin yakılmasını mutlaka engellemeli insanlar çünkü onun havası kirleniyor. 'Komşu yakıyor, bana ne' diyemezsiniz çünkü o sizin havanızı kirletiyor."

"SAAT 20.00'DEN SONRA SOKAĞA ÇIKAMAZ DURUMA GELDİK"
Havanın daha çok kirli olduğu bölgelerde akşam saat 20.00'den sonra sokağa çıkmanın astım, KOAH, faranjit, rinit hastaları için tehlikeli olduğunu kaydeden Uzkut, "Gerçekten biz 'zorunlu olmadıktan sonra bir çok insana sokağa çıkmayın' diyoruz. Bilhassa saat 20.00'den sonra hava kirliliği inanılmaz boyutta oluyor. Astım, KOAH ve faranjit hastalarına iki katlı maske arasına bir pamuk koyup o şekilde dışarı çıkın, nefes alırken de dikkatli olun demek zorunda kalıyoruz. Yakında maskeli insanları sokakta çok fazla görürseniz de bundan şaşırmayın. Artık doktor tavsiyesi ile bunu yapmaya başlayacaklar. Gerçekten havalarımız çok kirli" dedi.
Antalya'da yaklaşık 3 bin 500 civarında KOAH hastası, 6 bin civarında ise astım hastası olduğunu söyleyen Uzkut, bu hastaları son yıllarda hava kirliliğinden dolayı tedavi etmekte zorlandıklarını belirtti.

HAVA KALİTESİ YAŞAM KALİTESİ' KAMPANYASI
Öte yandan, temiz bir hava solumak için Antalya Makine Mühendisleri Odası'nın başlattığı 'Hava Kalitesi Yaşam Kalitesi' sloganlı kampanya devam ediyor. Çok sayıda sivil toplum örgütü ve meslek odalarının desteklediği kampanyada MMO Antalya Şubesi, bir alışveriş merkezinde vatandaşları hava kirliliğine karşı bilinçlendirmek için broşürler ve steril filtreli maske dağıttı.
MMO Antalya Şube Başkanı Hüseyin Barut ve Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü'nün de yer aldığı etkinlikte, vatandaşlara hava kalitesinin artırılması konusunda bilgi verildi. 'Hava kirliliği sadece Kepez bölgesinde yaşanıyor' denilmesinin yanlış olduğunu belirten Tütüncü, kaliteli bir hava için başta doğalgaz olmak üzere rüzgar ve güneş enerjilerinden faydalanılması gerektiğini belirtti. Tütüncü, "Antalya'da kaliteli yakıtın kullanılmaması en önemli hava kirliliği sebebidir. Gerek Kepez ve dışındaki konutlarda, merkezi kalorifer sistemi olanlar için kaliteli yakıt kullanılması lazım. 20 yıl önce, Türkiye'de bir çok büyükşehir ciddi bir hava kirliliği ile karşı karşıyaydı. Şimdi baktığımızda hava kirliliğinden kurtulmanın en büyük nedeni doğal gaza geçmeleri" dedi.
Broşür ve steril filtreli maskeleri alan vatandaşlar ise yetkililerin soruna çözüm bulması gerektiğini, akşamları dışarı çıkmak istemediklerini belirtti.
(UG-ÇY-SK-GS-Y)

29.12.2012 14:30:32 TSI

HABERE YORUM KAT