1. HABERLER

  2. YEREL

  3. Bozyazı'da Öğrencilere Verem Anlatıldı
Bozyazıda Öğrencilere Verem Anlatıldı

Bozyazı'da Öğrencilere Verem Anlatıldı

Mersin'in Bozyazı İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Hakan Acı, veremin dünyanın en eski can alıcı hastalığı olduğunu belirterek, dünyada her yıl yaklaşık 1,5 milyon insanın veremden öldüğünü söyledi. Bo

A+A-
Mersin'in Bozyazı İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Hakan Acı, veremin dünyanın en eski can alıcı hastalığı olduğunu belirterek, dünyada her yıl yaklaşık 1,5 milyon insanın veremden öldüğünü söyledi.
Bozyazı ilçesinde 06-12 Ocak tarihleri arasını kapsayan '66. Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası' etkinlikleri çerçevesinde Toplum Sağlığı Merkezi tarafından bilgilendirme toplantısı yapıldı. Bozyazı Anadolu Lisesi Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen etkinliğe kamu kurum amirleri, çalışanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, öğretmenler ve Bozyazı Anadolu Lisesi öğrencileri katıldı. Toplantıda, veremin önemi üzerinde duran İlçe Sağlık Müdürü ve Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Ahmet Hakan Acı, verem dünyanın en eski can alıcı hastalığı olduğunu kaydetti. Veremin, dünyada erişkinlerde bulaşıcı hastalıklarda AIDS'ten sonra ölümün ikinci nedeni olduğunu ifade eden Dr. Acı, "Dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon yeni hasta ortaya çıkmakta ve 1,5 milyon insan veremden ölmektedir. Bu kadar çok hastanın ölme nedeni, birkaç milyon verem hastasına tanı konulmamış ve tedavi verilmemiş olmasıdır. 2 milyar insan, yani dünya nüfusunun üçte biri Tüm Tüberküloz (TB) basili ile enfektedir. Enfekte olanların yüzde 10'unda aktif hastalık gelişmesi ihtimali vardır. Çok ilaca dirençli hasta sayısı her yıl artmaktadır. Dünyada ilaç direnci olmayan bir verem hastasının tedavi ilaçlarının maliyeti 50-90TL arasındadır. Çok ilaca dirençli bir hastanın tedavi ilaçlarının maliyeti ise 2 bin ila 7 bin TL arasındadır. Var olan bütçeler az sayıda ülkede yeterli olmakla birlikte, TB hastalarının çoğunluğunun olduğu ülkelerde yetersizdir. Tüberküloz hasta tanı ve tedavisi yanında araştırma ve geliştirme için yaklaşık yıllık 18 milyar TL'lik bir bütçe gereklidir" dedi.
Türkiye'de 2011 itibariyle 14 bin 417 yeni, bin 262 eski olmak üzere toplam 15 bin 679 verem hastası bulunduğu bilgisini veren Dr. Acı, hastaların yüzde 59'unu erkeklerin, yüzde 41'ini kadınların oluşturduğunu dile getirdi. En çok akciğer ve gırtlak tüberkülozu görüldüğüne işaret eden Acı, "Bunun yanında diğer organlarda da tüberküloz görülmektedir. Verem, tedavi görmemiş veya düzenli tedavi görmeyen hastaların aksırma, öksürme ve konuşmaları sırasında havaya yayılan mikropların solunum yoluyla alınması ile bulaşır. Bu nedenle hastaların öksürme ve hapşırma sırasında ağızlarını mendille kapatmaları gerekmektedir. Bulaşmada mikrop kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması etkilidir. En çok aile bireylerine yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur. Tedavi ile bulaştırıcılık 15 günde büyük oranda azalır" diye konuştu.
Bozyazı'da şu anda tedavi edilen verem hastası bulunmadığını da ifade eden Acı, daha önce tedavi gören verem hastalarının mutlaka sağlık kontrollerini yaptırmalarını da isteyerek, "Bu kişilerin bol temiz hava almaları, yeterli ve dengeli beslenmeleri, sigara içmemeleri ve temizlik kurallarına uymaları gerekmektedir" uyarısında bulundu.
"TEDAVİ OLMAYAN BİR VEREM HASTASI HER YIL 10-15 KİŞİYİ ENFEKTE EDER"
Toplantıda daha sonra katılımcılara verem hastalığıyla ilgili ayrıntılı bilgi veren Eğitim Hemşiresi Adile Bostan da "Verem mikrobu, güneş görmeyen ortamlarda havada uzun süre canlı kalabilir. Güneşten gelen ultraviyole ışınları verem mikrobunu kısa sürede öldürür. Bu nedenle evlerin güneş almasının, havalandırılmasının sağlanması önemlidir. Tedavi olmayan bir verem hastası her yıl yaklaşık 10-15 kişiyi enfekte eder" ifadelerini kullandı.
Verem hastalığına yakalanmanın başlıca nedenlerinden en önemlisinin tedavi görmeyen verem hastası ile birlikte aynı evde yaşamak olduğunu aktaran Bostan, diğer etkenleri de şöyle sıraladı: "Kalabalık, havalandırması iyi olmayan ev koşulları, yoksulluk, kötü beslenme, ideal vücut ağırlığının yüzde 90'ından daha az kiloda olmak, HIV ve AIDS hastalığına yakalananlar, şeker hastalığı, Silikoz, kronik böbrek yetmezliği, lösemi, lenfoma ya da baş, boyun, akciğer kanseri, sigara içmek, alkol ve ilaç bağımlılığı."
Veremin, ilaçlar düzenli bir şekilde kullanıldığı zaman yüzde 95-99 oranında tedavisi olan bir hastalık olduğunun altını çizen Bostan, "Verem hastaları ilaçlarını düzenli olarak ve yeterli süre (6 ay) kullanmazlarsa verem mikropları ilaçlara direnç kazanabilir. İlaca direnç geliştiği zaman tedavi masrafları, iş gücü kaybı artmakta, tedavi süresi uzamakta, bazen tedavi mümkün olmayıp ölümle sonuçlanmaktadır" şeklinde konuştu.
(ALT-KYM-Y)

12.01.2013 13:11:37 TSI

HABERE YORUM KAT