• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Van : -7 °C

Bdp Milletvekili Sakık'ın Basın Toplantısı

Bdp Milletvekili Sakıkın Basın Toplantısı
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ABD Büyükelçiliği'ndeki patlama ile ilgili olarak, "Eğer bu bombalar Türkiye'nin, Ankara'nın göbeğinde, parlamentonun yanı başında patlıyorsa, bu bir mesajdır. Ortado
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ABD Büyükelçiliği'ndeki patlama ile ilgili olarak, "Eğer bu bombalar Türkiye'nin, Ankara'nın göbeğinde, parlamentonun yanı başında patlıyorsa, bu bir mesajdır. Ortadoğu ile ilgili önemli mesajlardır. Ve Türkiye kendi insanlarıyla bir an önce barışını sağlamalıdır ve bu barış sürecinde de İmralı ve diğer yetkili birimlerin ve BDP'nin temsilcileri ile İmralı arasındaki görüşmeler de bir an önce başlamalıdır" dedi.
Sakık, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, dün Meclis Genel Kurulu'nda CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ile yaşadığı 'ırkçılık' tartışmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sakık, yaptığı konuşmanın farklı yansıtıldığını ve farklı noktalara çekildiğini belirterek, "Biz her türlü ırkçılığa, ayrımcılığa, asimilasyona, baskıya ve zulme maruz kalmış bir halkın temsilcileri olarak asla ırkçı-milliyetçi bir tutum içerisinde olmadık, olmayız. Tam tersine biz her türlü ırkçılığın ve ayrımcılığın karşısındayız, buna karşı mücadele veren bir siyasi geleneğe sahibiz" dedi.
Halkların eşitliğine ve kardeşliğine inandıklarını belirten Sakık, "Türkiye'deki bütün farklı etnik kimlikler başımız gözümüz üzerinedir. Bizim sorunumuz halklarla değil, tekçiliği dayatan, farklılıkları yok sayan sistemlerdir. Bu tekçi, katı ulusçu sistem Türkiye'de asimilasyon uyguladı, halkları birbirine kırdırmaya çalıştı, katliamlar yaptı, insanların dilini, kimliğini, kültürünü reddetti, aşağıladı. Bu tekçi sistem bugün aynı şekilde farklılıkları tek tipleştirmeye çalışmaktadır. Bizim itirazımız bu sisteme ve bu sistemi şu veya bu biçimde savunan ırkçılara karşıdır" diye konuştu.
Tekçi ulus devlet anlayışının halklara nasıl acılar yaşattığının en somut örneğinin Balkanlar olduğunu ifade eden Sakık, şöyle devam etti:
"Balkan halkı, çok büyük acılar yaşadı. Biz bu acıları çok iyi biliriz, çünkü aynı trajediyi Kürt halkı olarak biz de yaşadık. O yüzden halklarımıza acılar yaşatan milliyetçiliğin her türlüsüne karşı çıktık, çıkmaya devam edeceğiz. Benim Genel Kurul'daki sözlerim, halklara trajedi yaşatan bu katı, tekçi, ırkçı, milliyetçi ulus devlet yapısını savunan zihniyetlere yöneliktir. Kesinlikle Balkan, Kafkas halklarına yönelik asla ve asla bir kastım olmadı, olamaz. Sözlerimin yanlış anlaşılmasından ve farklı noktalara çekilmesinden dolayı üzüntü duyduğumu paylaşmak istiyorum."

"İMRALI ZİYARETİNİ KURUMSAL YAPMAK İSTİYORUZ"
Adalet Bakanlığı'nın İmralı'ya gidecek ikinci heyette kendisi ile birlikte Ahmet Türk ve Ayla Akat'a izin verdiği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine Sakık, "Medyada haberler var ama bu haberler bizim tamamen dışımızda. Biz bir bilgi sahibi değiliz. Ama görüşmelerin başladığı ilk günden bugüne kadar açıkça deklare ettiğimiz bir konu var; bu görüşmelerin medya üzerinden sürdürülmemesi gerektiğini hep söylüyoruz. İkincisi, biz kurum olarak bu işin içinde olmak istiyoruz" dedi.
İmralı'ya gidecek isimler üzerinde sürekli tartışma olduğunu ifade eden Sakık, "Eğer bu iş kurumsal olarak sürdürülecekse bu konuda kurumun yetkili birimleri söz ve karar sahibi olacaktır. Bizim açımızdan şu ismin, bu ismin gitmesi çok önemli değildir. Önemli olar süreci birlikte daha çok pekiştirmek, sürece katkı sunmaktır" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini belirten Sakık, ABD Büyükelçiliği'ndeki patlamayı kastederek, "Yanı başımızda bombalar patlıyor, Paris'teki olayları gördük. Türkiye'nin iç barışıyla ilgili ciddi bir duruş sergilediği bu dönemde nasıl böyle sıkıntılı anlar yaşadığımızı görüyoruz. O vesileyle hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Biz BDP olarak bu sürecin içinde kurumsal olarak görev almak istiyoruz" dedi.
Sakık bir soru üzerine, İmralı ziyareti konusunda Adalet Bakanlığı'ndan kendilerine bir bilgi gelmediğini belirterek, "Biz BDP olarak bir siyasi hareketin temsilcileriyiz. İlk dönemde bizi sürece dahil etmek istemediler. Ama gelinen noktanın yanlış olduğu, sürece dahil olunması gerektiği konusunda bir görüş birliği oluştu. Şimdi eğer böyle bir görüş birliği varsa ve BDP sürece katkı sunacaksa, BDP kurumsal olarak bunun içinde olmalıdır ve bunlar medya üzerinden tartışılmamalıdır. Çok ciddi bir konuyu konuşuyoruz. Bu işin tarafları bilgi sahibi değil ama medya üzerinden tartışmalar devam ediyor Bu tartışmaların bu sürece bir katkısı olmaz. Eğer görüşülecekse kurum olarak da buradayız, bizimle her an diyalog kurulabilir, biz bunun için varız" diye konuştu.

ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ'NDEKİ PATLAMA
Bir gazetecinin 'Süreçle ilgili konuşurken 'Yanı başımızda bombalar patlıyor' dediniz. ABD Büyükelçiliği'ndeki patlama hakkında bir bilginiz var mı?' sorusu üzerine Sakık, şunları söyledi:
"Hiçbir bilgi sahibi değilim. Ama önemli bir süreçten geçtiğimiz bir dönemi yaşıyoruz. Yani tam barış görüşmelerinin başladığı süreçte Paris'te üç kadın katlediliyor, arkasından bugün burada bombalar patlıyorsa, Türkiye üzerinde çok ciddi hesaplaşmaların başladığı bir süreçten de geçtiğimizi görebilmemiz gerektiğini söylüyorum. Ortadoğu'da bu bombaların patlaması bile, Paris'teki katliamlar bile bize bir şeyi emrediyor; bir an önce bizim Ortadoğu'da iç barışımızı sağlayarak, yani Türkiyeli Kürtlerle barışı sağlayıp, diğer Ortadoğu'daki Kürtlerle de bir müttefik ve dostça ilişkiler içinde olmalıyız. Çünkü Ortadoğu'nun nasıl yeniden dizayn edilmek istendiğini hepimiz biliyoruz ve Türkiye'ye de bu noktada önemli sorumluluklar düşüyor. Bu bombaların bile bizim bir an önce barış sürecini daha çok hayata geçirmemiz gerektiğini, emrettiğini düşünüyorum. Çünkü eğer bu bombalar Türkiye'nin, Ankara'nın göbeğinde, parlamentonun yanı başında patlıyorsa, bu bir mesajdır. Ortadoğu ile ilgili önemli mesajlardır. Ve Türkiye kendi insanlarıyla bir an önce barışını sağlamalıdır ve bu barış sürecinde de İmralı ve diğer yetkili birimlerin ve BDP'nin temsilcileri ile İmralı arasındaki görüşmeler de bir an önce başlamalıdır. Yani sürece yayılmamalıdır. Çünkü üç haftayı aşan bir süredir İmralı ile diyalog sürdürülmüyor. Her gün bir kayıptır, her gün yeniden bir çatışmaya davetiye çıkarmaktır. Onun için görüşmeler ve müzakereler ben eminim ki süreci silahsızlanmaya, çatışma ortamını askıya almaya katkı sunar."
(MÜG-CC-Y)

01.02.2013 15:49:56 TSI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Wan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 302 65 34 | Faks : 0850 302 65 34 |