• BIST 83.106
  • Altın 146,948
  • Dolar 3,7641
  • Euro 4,0426
  • Van : -4 °C

Bdp Grup Toplantısı (1)

Bdp Grup Toplantısı (1)
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, samimiyetle İmralı sürecinin ilerlemesi için gayret sarf ettiklerini belirterek, "Bütün bunlara rağmen 1.5 aydır İmralı ziyareti gerçekleşmemişse, kesinlikle
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, samimiyetle İmralı sürecinin ilerlemesi için gayret sarf ettiklerini belirterek, "Bütün bunlara rağmen 1.5 aydır İmralı ziyareti gerçekleşmemişse, kesinlikle bu bizden kaynaklı değildir. Biliyorsunuz şimdiye kadar koster bozuktu, şimdi Başbakan bozuk; Ahmet Türk'e bozuk, o yüzden gidemiyoruz. Şimdiki bahane bu. Böyle bir bahane ile 100 yıllık sorun çözülebilir mi?" diye konuştu.
Demirtaş, partisinin grup toplantısında İmralı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demirtaş, İmralı süreci için BDP olarak ellerinden gelen gayreti göstermeye devam ettiklerini belirterek, "Bu konuda BDP'den destek istemeyen, desteğimize ihtiyaç duymayan olursa bunu da anlayışla karşılarız. 'Biz İmralı sürecini BDP olmadan da sürdürebiliriz' gibi bir yaklaşım varsa, biz sürecin İmralı boyutunu dışarıdan desteklemeye hazırız" dedi.
'BDP İmralı'ya gitmezse her şey biter' demediklerini belirten Demirtaş, başka yöntem ve mekanizmalar varsa buna saygı duyacaklarını ifade etti. BDP olarak işin anayasal ve yasal reformları boyutuyla parlamento içi ve dışında mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Demirtaş, "İmralı sürecini dışarıdan desteklemeye hazırız, takdir sizin" dedi.

"SÜRECİ TIKAYAN BİZ DEĞİLİZ"
'İmralı'da çok önemli bir aşamaya gelindi, ama isim krizi nedeniyle bu süreç ilerlemiyor' şeklinde bir algı dayatmasını da asla kabul etmeyeceklerini vurgulayan Demirtaş, "Bizden kaynaklı bir süreç tıkanması falan yoktur. Buyurun, çalışmanızı sürdürün, biz dışarıdan destek olalım. Biz ille de İmralı'ya gideceğiz diye bir dayatmayla Sayın Ahmet Türk ve Sayın Ayla Akat gitmemiştir; hükümetin talebi ile bu gidiş gerçekleşmiştir" diye konuştu.
BDP'nin resmi olarak, kurumsal desteği ve katkısı isteniyorsa, buna katkı sunmaya hazır olduklarını da ifade eden Demirtaş, şunları kaydetti:
"Bu konuda bizim bir süreci tıkayan tavrımız olmadı, olmayacak. Ama BDP'ye, kurumsal yapısını, kurumsal kişiliğini dikkate almadan, adeta ortada bir kurum yokmuş gibi, dışarıdan bireysel görevlendirmelerle, 'ben istediğim rolü biçerim' gibi bir anlayışla bu süreci yürütemeyiz. Böyle bir durumda BDP bu anlayışa katkı sunmaz, sunamaz. Bununda net anlaşılması lazım. Mevcut durumdaki bu yapay krizi, hükümetin ürettiği bu yapay krizi aşmak istiyorlarsa biz eş başkanlar olarak, bu yapay krizi aşmak konusunda inisiyatif sahibiyiz, kararlılık sahibiyiz. Ama yok İmralı'da olası sürecin çökme ihtimaline binaen, BDP'yi günah keçisi olarak elde tutmayı düşünüyorsanız, biz bu oyuna da izin vermeyiz. Sürekli BDP'yi kriz çıkaran, süreci tıkayan bir pozisyonda tutuyormuş gibi gösterip, süreç tıkanırsa da 'suç BDP'nindir' deyip eğer bu işin içinden sıyrılmak gibi küçük bir hesap varsa bu da sürecin ciddiyeti ile bağdaşmaz, buna yakışmaz."

"ÖNCE KOSTER BOZUKTU, ŞİMDİ BAŞBAKAN BOZUK"
BDP olarak sürecin ilerlemesini istediklerini belirten Demirtaş, "Biz iktidar partisinin suçlu olduğunu ispatlamaya çalışmıyoruz. Biz samimiyetle sürecin ilerlemesi için gayret sarf ediyoruz. Bütün bunlara rağmen 1,5 aydır İmralı ziyareti gerçekleşmemişse, kesinlikle bu bizden kaynaklı değildir. Biliyorsunuz şimdiye kadar koster bozuktu, şimdi Başbakan bozuk; Ahmet Türk'e bozuk, o yüzden gidemiyoruz. Şimdiki bahane bu. Böyle bir bahane ile 100 yıllık sorun çözülebilir mi? 'Türkiye'nin en büyük sorununu çözmek için elimizi taşın altına koyduk' diyeceğiz. Ama isimler konusunda, bir iki cümle konusunda takıntı varmış gibi davranıp, süreci tıkayan bir pozisyon yaratacaksınız. Bu süreç böyle bir anlaşıla hızlı ilerlemez. Kaybedecek zamanımız yok. Türkiye toplumu 30 yıldır bu barışı bekliyor, bu barışı özlüyor. Bu süreç uzadıkça provokasyonlara, tehditlere açık hale geliyor. Hükümetin, Sayın Başbakanın ciddiyetle meseleye yaklaşmasını bekliyoruz. Umut ediyorum ki, en kısa sürede ilerleme olur. Çünkü sokaktaki pratik şu anda halka umut veren bir pratik değil" diye konuştu.

"BİNGÖL'E TAHSİS EDİLEN BİN YENİ KORUCU KADROSU, ORMAN İŞÇİSİ OLARAK ALINSIN"
Bingöl'de bin yeni korucu kadrosu tahsis edildiğini belirten Demirtaş, "Niye buna ihtiyaç duyuyorsunuz? Madem barış olacak, madem silahları susturmaya çalışıyoruz; biz koruculuğun kaldırılmasını isterken, Bingöl gibi bir yere nişe bin korucu kadrosu tahsis ediyorsunuz? Bütün bunlar pratikte çözün anlayışının hayata geçmediğini, kolay kolay da pratiğe yansımayacağını gösteren vahim örnekler. Bu bin korucu kadrosun orman Bakanlığına devredip, bu insanları orman işçisi olarak işe alsanız, buradan vereceğiniz mesaj çok daha güçlü bir barış mesajı olmaz mı?" diye konuştu.

"HİÇBİR PARTİYLE ANAYASA KONUSUNU KONUŞMADIK"
Meselenin en önemli boyutlarından birinin anayasa olduğunu kaydeden Demirtaş, "Bu konu ister İmralı'da isten Oslo'da konuşulsun, ister Ankara'da konuşulsun, Anayasa'da tarif edilmek zorunda. Anayasa bu işin can damarıdır. Sadece Kürt sorunu açısından değil, Türkiye'deki bütün hak ve özgürlükler açısından can damar anayasadır" dedi.
Demirtaş, 1.5 yıldır anayasa uzlaşma Komisyonu'nun yeni anayasa için gayret ortaya koyduğunu, masada kalmaya devam edeceklerini belirterek, şunları sövyledi:
"Bizim için aslolan dört partinin parlamentoda, geri kalanların da dışarıda konsensüsle yapacağı, en geniş desteği almış bir halk anayasasını, sivil özgürlükçü bir anayasayı hayata geçirmektir. Biz tek başımıza anayasa yapamayız, sayısal gücümüz olsa da yapamayız; siyaseten de ahlaken de doğru değil. Siyasal gücü olan dahi tek başına anayasa yapmamalıdır. Fakat Uzlaşma Komisyonunda bir netice alınamıyorsa, oradan yeni bir anayasa çıkmıyorsa, başka alternatifleri değerlendirmek de elbette siyasi partilerin kendi takdiridir. Bu konuyu başka bir yere çekmeye gerek yok. Biz hiçbir partiyle Uzlaşma Komisyonu dışında anayasa konusunu açık veya kapalı, şu veya bu şekilde asla konuşmuş değiliz, Uzlaşma Komisyonu masası var olduğu sürece de konuşmayız. Bu, uzlaşma Komisyonuna ve o komisyonda çalışan arkadaşlarımıza hakaret olur. O komisyon çalışmalarını sürdürdüğü müddetçe hiçbir yeni arayışa girmeyiz. Bizim uzlaşma aradığımız yer Uzlaşma Komisyonu masasıdır. O çalışmalarımızı desteklerimizi sürdüreceğiz."

"PAZARLIK DEĞİL, UZLAŞMA ARAYIŞI"
Anayasa tekliflerinde sadece Kürt diline özgürlük değil; Çerkez, Arap, Laz ve Türklerin diline de özgürlük olduğunu belirten Demirtaş, "Çünkü bugün Türkiye'de Türkçe de özgür değildir. Konuştuğumuz şeyin ne kadar Türkçe olduğu da aşikar. Türk dilinin bile korunmadığı ortada" dedi.
BDP ile uzlaşılmadan, BDP'nin sunduğu teklifler dikkate alınmadan hiçbir partinin özgürlükçü bir anayasa yapamayacağını belirten Demirtaş, "Bizimle uzlaşmaya çalışmayan hiçbir anlayış yeni anayasaya, özgürlükçü anayasaya yaklaşamaz bile. Biz herhalde köhnemiş, statükocu darbe anayasasının maddelerinin rötuşlanmış halini destekleyecek değiliz, yıllardır bunun için çaba gösteriyoruz" dedi.
Partilerin BDP'nin anayasa teklifine bakmasını isteyen Demirtaş, "Biz bu konuda kiminle olursa olsun, ister 4 partiyle, ister 2 partiyle uzlaşma konusunda ilkesel davranınız, bütün bu tekliflerimizin, ortaya koyduğumuz demokratik önerilerin arkasında durarak elbette ki yeni bir anayasa için çaba sarf ederiz; bunun adı da pazarlık olmaz, yeni bir anayasa için uzlaşma arayışı olur. Biz kimseyle kapalı, açık hiçbir pazarlık yürütmeyiz. Bu siyaseten de yanlış değildir. Pazarlık yapmak da yanlış değildir ama biz insan hakları ve demokrasi konusunun pazarlık konusu yapılamayacağı ilkesinden hareket ediyoruz" dedi.
Demirtaş gelecek hafta milletvekillerinin Karadeniz Bölgesi gezisi düzenleyeceklerini de belirterek, "İnanıyorum ki Karadeniz halkı da barış ve özgürlük mesajlarını en görkemli şekilde kucaklayacaklardır" dedi.

KADİR İNANIR'A TEŞEKKÜR
Demirtaş, İmralı sürecini destekleyen açıklamaları dolayısıyla sanatçı Kadir İnanır'a teşekkür etti. Demirtaş, "Karadeniz'in yetiştirdiği saygın sanatçılardan Kadir İnanır'ın cesur açıklamalardan dolayı kutluyorum. Diğer sanatçıların da bu sürece bu kadar cesur tavır koyarak destek sunmalarının önemli olduğunu belirtmek istiyorum" dedi.
(MÜG-YHY-Y)

12.02.2013 14:36:32 TSI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Wan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 302 65 34 | Faks : 0850 302 65 34 |