• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Van : -6 °C

Ayvalık'ta Uğur Mumcu Paneli (Fotoğraflı

Ayvalıkta Uğur Mumcu Paneli  (Fotoğraflı
24 Ocak 1993 yılında Ankara'da hunharca bir suikast sonucunda hayatını kaybeden Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu için Atatürkçü Düşünce Derneği Ayvalık Şubesi öncülüğünde düzenlenen anma töreni etkinlikleri
24 Ocak 1993 yılında Ankara'da hunharca bir suikast sonucunda hayatını kaybeden Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu için Atatürkçü Düşünce Derneği Ayvalık Şubesi öncülüğünde düzenlenen anma töreni etkinlikleri kapsamında bir panel düzenlendi.
Ayvalık Belediyesi'ne ait İsmet İnönü Kültür Merkezinde saat 13.00'de başlayan panelde Emekli Vali Aydemir Ceylan ve Avukat Ayşegül Şahin konuşmacı olarak katıldı. Panele; Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerinin yanı sıra Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Kadının Sosyal Hayatını İnceleme Derneği şubelerinin yanı sıra Ayvalık Çevre Derneği, Ayvalık Kültür Sanat Derneği gibi birçok sivil toplum kuruluşunun temsilcileri ve CHP, İşçi Partisi, Engelsiz Türkiye Partisi, Emek Partisi gibi siyasi partilerin de yöneticilerinin katıldığı gözlendi. Panel öncesinde konuşan Atatürkçü Düşünce Derneği Ayvalık Şube Başkanı Ahmet Üzgeç, Türkiye'nin çok zor bir dönemden geçtiğini belirterek, "Ama karşı karşıya bulunduğumuz zorluklar, 1920 de Anadolu Devrimini gerçekleştirenlerin aşmak zorunda kaldıkları zorlukların karşısında çok küçük kalmaktadır. Çıkış yolunun ilkeleri bellidir. O ilkeleri paylaşanların demokratik birlikteliği yozlaşmış yapıların yıkılmasına, devletin ve toplumun yeniden yapılanmasına ve sağlığına kavuşmasına yetecektir" ifadelerini kullandı.
Ülkenin değerlerinin bir, bir giderken sorumluluk makamını işgal edenlerin olaylara sessiz kalmasının kendilerini derinden yaraladığını vurgulayan Ahmet Üzgeç, "Burada çoğumuz anne ya da babayız. Çocuklarımızın başkaları tarafından hırpalanmasına nasıl tahammül edemiyorsak yaşadığımız topraklara ya da bu ülkenin yöneticilerine dışarıdan bir müdahaleye tahammülümüz yoktur. Yöneticisine yetki veren bu halk, vatandaşı katledildiğinde, kafasına çuval geçirildiğinde, sessiz kalan yönetici istemiyor. Eğer iktidarlar bunun cevabını veremez ya da tepki göstermezlerse çuvalı şimdi olduğu gibi halkın kendisi geçirmeye başlar. Yöneticiliklerini, politikalarını sevmesek de Davos'da 'Van Minüt' dediğinde yıllardır mazlum Filistin'e karşı yaptıklarından dolayı neredeyse, 'aradığımız lideri bulduk' diyecektik. İçimize su serpilmişti. Meğer o da danışıklı dövüşmüş, sessiz kalması için önce kavgalı olmaları gerekiyormuş. İsrail bir askeri için başka bir ülkeye gözünü kırpmadan girebiliyor. Bizim insanlarınız katlediliyor sesiniz çıkmıyor. Askerimiz, polisimiz ölüyor, sesiniz; meydanlarda hak arayanlara, biber gazı sıkarak çıkıyor" diyerek, panelistleri takdim etti. Konuşmacılardan Emekli Vali Aydemir Ceylan, Uğur Mumcu'nun çağdaş bir Türkiye'nin en büyük mihenk taşlarından biri olduğunu vurguladı. Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin altında yatan karanlık güçlerin bugün Anadolu'yu bölmek ve Ortadoğu'da egemenlik kurmak isteyenlerin maşası olduğuna dikkat çeken Ceylan, günümüzdeki gazetecilerin gaflet ve dalalet içerisinde olduğunu ancak Uğur Mumcu gibi değerlerin ülkenin neferiyken hunharca katledildiğini kaydetti.
Emperyalist ülkelerin sömürülecek ülkeler arasında gördükleri Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı bugünkü kapitülasyonlara teslim edilemeyecek kadar büyük bir ülke olduğunun altını çizen Ceylan, "Türkiye; Uğur Mumcu gibi nice aydınlara, yurtseverlere ve nice Cumhuriyetlere gebedir. Bu ülke, dün olduğu gibi bugünde, yarında var olacaktır" mesajını verdi.

"SİLİVRİ'DEKİ KOMUTANLAR, APO İLE BİRLİKTE SERBEST BIRAKILMAK İSTENİLİYOR"
Panelde konuşan Avukat Ayşegül Şahin, Uğur Mumcu gibi; Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu gibi aydınların da faillerinin bulunmadığını hatırlattı. Uğur Mumcu'nun katlinin ardından geçen süreçte açılan davanın zaman aşımına uğradığını belirten Şahin, "Bulunmayan faillerin arkasındakiler; devlet içinde devlet olan, Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya çalışan Cumhuriyetçilik ve Atatürkçülüğün önüne set koyan güçlerin kim olduğunu bulamadan 20 yıllık süre kapanmış olacaktır" dedi.
Zaman aşımı sonrasında failler bulunmuş olsa bile yeniden aynı davanın açılamadığını anlatan Avukat Ayşegül Şahin, TSK'yı yöneten komutanların Ergenekon ve Balyoz davası gibi davalar nedeniyle Silivri'de tutuklu bulunmasının kabul edilebilir gibi olmadığını belirtti. Şahin, İmralı'daki terörist başı Apo'nun dışarı çıkarılması için, komutanların da Silivri'de tutuklandığını savunarak, "Apo'yu dışarı çıkarabilmek için geniş kapsamlı bir af çıkarmak isteniliyor. Bu af kapsamında Silivri'de tutuklu bulunan komutanlarla beraber Apo'nun da aynı af kapsamına sokulması hedefleniyor. Bunun farkında olan Silivride'ki tutuklu komutanlar ise Apo'nun dışarı çıkmasına imkan veren bir af çıkması halinde böylesi bir aftan kesinlikle yararlanmak istemediklerini ısrarla vurguluyorlar. Ancak af çıkarsa herkesi kapsayacaktır. Komutanlar istese de istemese de söz konusu af yasalaştığında bu aftan yararlandırılacaklardır" diye konuştu.
(SS-SŞ)

25.01.2013 15:52:16 TSI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Wan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 302 65 34 | Faks : 0850 302 65 34 |