1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Atalay: "bir Genel Başkanın Başbakan İken Değiştirilmeye Kalkışılması Türkiye'de Olsa Çok Daha Kötü Olurdu"
Atalay: bir Genel Başkanın Başbakan İken Değiştirilmeye Kalkışılması Türkiyede Olsa Çok Daha Kötü Olurdu

Atalay: "bir Genel Başkanın Başbakan İken Değiştirilmeye Kalkışılması Türkiye'de Olsa Çok Daha Kötü Olurdu"

KKTC'nin 2013-2015 Ekonomik Programı'na Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile birlikte katılan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, KKTC ekonomisindeki gelişmeleri olumlu bulduğunu ifade ett

A+A-
KKTC'nin 2013-2015 Ekonomik Programı'na Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile birlikte katılan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, KKTC ekonomisindeki gelişmeleri olumlu bulduğunu ifade etti. Atalay, "Kıbrıs Türklerinin geleceği daima daha iyi olacak. Bugünkünden daha kötü hiç olmayacak. Burada Türkiye'nin garantörlüğü var, ekonomik gücü ve potansiyeli var" dedi. Atalay, "Bir genel başkanın başbakanken değiştirilmeye kalkışılması Türkiye'de olsa çok daha kötü olurdu" dedi.
Atalay, 2013-2015 Ekonomik Programı'nın; ekonomik kriz sonrasını planlayan, bir önceki programda mali disiplinde sağlanan başarı üzerine, KKTC'nin çağdaş kamu yönetimine ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için gerekli reformlar içeren bir yapıda oluşturulduğunu söyledi.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Türkiye' den boruyla su getirilme projesinin tamamlanması, KKTC elektrik şebekesinin Türkiye sistemine bağlanması, KKTC e-devlet projesinin kurulması, limanların ve telekomünikasyon hizmetlerinin verimli hale getirilmesinin programın öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
Atalay, 1986 yılından itibaren TC KKTC arasında yıllık ekonomik ve mali işbirliği anlaşmalarının mevcut olduğunu belirterek, kendi hükümet dönemlerinde bu yıllık programları biraz daha mali disiplinin uygulandığı, daha ilkeli ekonominin yaşandığı 3 yıllık ekonomik programlar haline getirdiklerini söyledi.
Beşir Atalay, KKTC ekonomik programlarının ele alındığı toplantının ardından Başbakan İrsen Küçük ile birlikte basına yaptığı açıklamada, 2010-2012 yılları arasında uygulanan birinci 3 yıllık ekonomik programa bakıldığında oldukça iyi gelişmelerin bulunduğunu kaydetti. Atalay, 2010-2012 döneminde program kapsamında KKTC'ye 2 milyar 584 milyon TL kaynak tahsil edildiğini ve bu kaynağın 2 milyar 510 milyon TL'sinin harcamaya dönüştüğünü, kalan kısmın ise yeni program dönemine devredildiğini kaydetti.
"HÜKÜMET PROGRAMI BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİRDİ"
Söz konusu dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin aktardığı kaynakla imzaladığı protokolün gereğini yerine getirdiğini belirten Atalay, "KKTC Hükümeti'nin yükümlülüğünde olan programın uygulanması da başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Buradaki sunumlarda bunu görüyoruz. Sayın Başbakan'ın şahsında KKTC Hükümeti'ne ve bürokrasisine teşekkür ediyorum" dedi.
Atalay, ana kurgusu ekonomik krizden çıkış olan söz konusu programla mali disiplinin sağlanmasında önemli aşamalar kaydedildiğin, küresel ekonomik krizin KKTC'ye etkisinin düşürüldüğünü reel sektörün güçlenmeye başladığını kaydetti.
Başbakan Yardımcısı Atalay, 2008 ve 2009 yıllarında ekonomideki küçülmenin 2010, 2011 ve 2012 yıllarında reel büyümeye dönüştüğünü belirtti.
2010 2012 yılları arasında uygulanan program ile bazı yasal düzenlemelerin tamamlandığını kaydeden Atalay, ekonominin iyi olmasında büyük önemi olan reform yasaları çıkarıldığı için hükümete ve Meclis'e teşekkür etti.
"TURİZM VE YÜSEK ÖĞRETİMDE ÇARPICI GELİŞMELER"
Söz konusu dönemde turizm ve yükseköğretim sektöründe çarpıcı gelişmelerin yaşandığını, turizmde yıllık ortalama yüzde 7 büyüme sağlandığını ifade eden Türkiye Başbakan Yardımcısı Atalay, yükseköğretimde 2009 2010'da yaklaşık 43 bin olan öğrenci sayısının 2012 2013 döneminde 55 bin 494'e yükseldiğini kaydetti.
Atalay, KKTC ekonomisine yeni bir ivme kazandıracak olan Ercan Havalimanı işletme hakkı devrinin yine bu dönemde başarıyla gerçekleştiğini, K-Pet'in özelleştirilmesinin de önemli olduğunu, yükseköğretimin de artık marka haline geldiğini vurguladı.
2013-2015 EKONOMİK PROGRAMI
Türkiye Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay 2013-2015 yıllarını ihtiva eden Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı'nın uygulanmaya başladığını belirterek, programın KKTC tarafından hazırlandığına vurgu yaptı. Atalay, programda yer alan Türkiye'den su ve elektrik getirme projesinin hedeflenen tarihte tamamlanacağını belirterek, "Bu iki proje büyük fark getirecek. Güney'in bile Kuzey'e bağlılığı gelecekte bu iki yeni proje ile artmış olacak " dedi.
"EKONOMİDEKİ GELİŞMELER DAHA ÇOK HİSSEDİLECEK"
Ekonomik gelişmelerin kamuoyunda yeterince hissedilmediği yönündeki eleştirilere değinen Atalay, ekonomik programların sonuçlarının hissedilmesinin ve bütün kesimlere yansımasının biraz zaman aldığını belirtti. Atalay, "Biz bunun esasen özel sektöre yansıdığını görüyoruz, ama daha fazla da yansıyacak" dedi.
Atalay, bu dönemde, özellikle özel sektör odaklı sürdürülebilir ekonominin daha fazla gerçekleşeceğini kaydederek, bütün çabalarının ve özelleştirme yasasına verdikleri önemin bunun için olduğunu kaydetti.
"KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURAN GÜÇLÜ EKONOMİ"
Atalay, daha fazla kendi ayakları üzerinde durabilen, herhangi bir çözüm modelinde hakkını daha iyi koruyan ve adada siyasi eşit statüde sonsuza dek var olacak olan Kıbrıs Türkü'nü arzuladıklarını belirtti.
UBP KURULTAYI
Atalay, açıklamasında, STÖ'lerden gelen soruya verdiği yanıtta, UBP'nin kurultay sürecini de değindi. İktidar partisinin kurultayının 2012 yılının ikinci yarısını esir aldığını ve bunun 2013 yılında da devam ettiğini ve bunun ekonomik gelişmeyi etkilediğini söyleyen Atalay şunları kaydetti:
"Bir genel başkanın başbakanken değiştirilmeye kalkışılması durumunda bu (ekonominin etkilenmesi) beklenir. İktidar partilerinde genel başkan değişimi daima bunu etkiler. Ben hatta yine de hafif geçti diyorum. Çünkü yaklaşık 1 yıldır iktidar partisinin kurultayı her konunun içinde. Türkiye olsa buna katlanamazdı, dayanamazdı mesela. Daha fazla ekonomik dengesizlikler, sarsılmalar olabilirdi. Buna dünyanın hiçbir ekonomisi dayanmaz. Siyasetin bu konulardaki, ekonomik programın uygulanması konusundaki hassasiyeti her şeyin başında geliyor."
Atalay, kurumsal ekonomik krizin Güney Kıbrıs'a getirdiği olumsuzluklar düşünüldüğünde, KKTC'nin çok avantajlı durumda olduğunu kaydetti.
"2. EKONOMİK PROGRAMDA DAHA RAHAT BİR DÖNEM"
KKTC'de ekonomik programın uygulanmasında ilk 3 yılda belli kısıtlamalar olduğunu söyleyen Atalay, ikinci 3 yılda daha rahat bir döneme geçildiğini, programın ikinci yarısından itibaren toplumsal kesimlere daha da rahatlama getirecek olumlu gelişmelerin olabileceğini belirtti.
KKTC ekonomisindeki gelişmeleri olumlu bulduğunu yineleyen Atalay, "Kıbrıs Türklerinin geleceği daima daha iyi olacak. Bugünkünden daha kötü hiç olmayacak. Burada Türkiye'nin garantörlüğü var, ekonomik gücü ve potansiyeli var. Su ve elektrik de geldiğinde göreceğiz. Elektrikteki ucuzlama toplumsal refaha direkt olarak yansıyacak" diye konuştu.
Atalay, Kıbrıs Türkü'nün geleceğinde belirsizlik diye bir şey olmadığını da sözlerine ekledi.
(MG-CTŞ-D)

18.02.2013 17:25:42 TSI

HABERE YORUM KAT