• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357
  • Van : 0 °C

Ak Parti Grup Toplantısı...(2)

Ak Parti Grup Toplantısı...(2)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP'li milletvekillerinin Sinop ziyareti sırasında yaşanan olaylara tepki göstererek, "Sinop'ta ne yazık ki CHP ve MHP'lilerden oluşan gruplar, orada bir provokasyonunun
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP'li milletvekillerinin Sinop ziyareti sırasında yaşanan olaylara tepki göstererek, "Sinop'ta ne yazık ki CHP ve MHP'lilerden oluşan gruplar, orada bir provokasyonunun içinde yer alıyor" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Grup toplantısı öncesinde gazetecilerin bulunduğu basın tribününe partililerin alınması üzerine gazeteciler kendilerine ayrılan basın tribününe geçemedi. Başbakan Erdoğan'ın grup salonuna girdiği sırada ise partililerle gazeteciler arasında kısa bir tartışma yaşandı.
"Sayın Bahçeli, bugün milliyetçilikten dem vuruyor, kime yutturacaksın bu milliyetçiliği?" diye soran Başbakan Erdoğan, "Kafatası milliyetçiliğiyle milliyetçilik olmaz. Sayın Bahçeli, sen de öyle yapıyorsun, karşındaki BDP de öyle yapıyor. Biriniz, bir diğerinden besleniyorsunuz, yaptığınız bu" diye konuştu.
AK Parti'nin milliyetçilik anlayışının etnik bir milliyetçilik olmadığının altını çizen Başbakan Erdoğan, "Bizim milliyetçilik anlayışımız bu ülkede, bu milletin hizmetkarı, vatansever, insansever olmaktır, bu ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmaktır. Biz bunu yapıyoruz" dedi.
Erdoğan, Bahçeli'ye Merkez Bankası rezervi üzerinden yüklenerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Milli bankamız Merkez Bankası'dır, siz bize 27,5 milyar dolar döviz rezerviyle teslim ettiniz. Bunun da yarıdan fazlası yurt dışındaki vatandaşlarımızın parasıydı. Şimdi bu rakam 125 milyar doları aştı. İnsaf. Gerçek manada milliyetçilik, gerçek manada vatanseverlik, milliyetperverlik bu. Eğer bugün böyle konuşabiliyorsak, bu şekilde adımlar atabiliyorsak, tek nedeni ekonomik olarak bu güç, demokrasi olarak yakaladığımız güç. Bunları at başı götürdüğümüz için başarılıyız. Biz göreve geldiğimizde sizler ey MHP, DSP, ANAP; artık onlar kayboldu da, verginin yüzde 85'ini faize ödüyorlardı. Şimdi yüzde 16'sını faize ödüyoruz, diğeri yatırımlara. Bu okullar, hastaneler, yollar, adalet, emniyet sarayları böyle yapıldı. Böyle yapılmaya devam ediyor."

"CHP GENEL BAŞKANI'NIN DIŞ POLİTİKASI AĞLAMAKTAN İBARET"
Başbakan Erdoğan, TL'den atılan 6 sıfırı da grup toplantısının gündemine taşıdı. Vatandaşın artık yabancıların parasının karşısında artık mahcup olmadığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şu anda parası, pasaportuyla, ay yıldızlı bayrağıyla da gurur duyan, bunları iftihar ve gururla gösteren bir Türkiye var. Sadece Ortadoğu, İslam coğrafyasında değil, dünyanın her yerinde benim vatandaşım göğsünü gere 'Ben Türküm, Türkiyeliyim' diyebiliyor. Gittiği her yerde kendisine takdir ve hayranlıkla muamele ediliyor. Siz bu sıçramayı nasıl yaptınız sorusuyla karşı karşıya kalıyorlar. Ne yazık ki 76 milyon içinde Türkiye'nin ulaştığı bu seviyeleri, yaşadığımız değişimi görmeyen, görmek istemeyen bir grup var. CHP Genel Başkanı, MHP Genel Başkanı, BDP Genel Başkanı gibi, bu tür şeyler var, olacak. Geçmişte yurt dışına çıkan vatandaş bol sıfırlı paradan mahcup oluyordu, şimdi de Türkiye'nin anamuhalefet partisinden dolayı mahcubiyet yaşıyor. Bakın Portekiz'e gitti, kendi ülkesini, kendi vatanını yerden yere vurdu, yetmedi İngiltere'ye gitti, orada da kendi ülkesinden şikayet etti, kendi ülkesini karaladı. Samimiyetle söylüyorum, keşke Türkiye'nin anamuhalefet partisinin küresel olmasa bile bölgesel vizyonu olsaydı. Türkiye'nin anamuhalefet partisinin genel başkanı, yurt dışına gidip, ortaya bölgesel bir vizyon koyabilseydi. Bölgesel meseleler üzerinde bir kaç söz söyleyebilseydi. Ama böyle bir anamuhalefet de genel başkan da yok. CHP Genel Başkanı'nın yurt dışında tek yaptığı kendi iktidarından kendi ülkesinden şikayet etmek ve maalesef gidip başka ülkelerde ağlamaktan ibaret. CHP Genel Başkanı'nın dış politika vizyonu ağlamaktan ve Türkiye'nin hasımlarına sözcülük yapmaktan ibaret."

"İNGİLTERE'DE BİR OPERASYONDA 50 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI"
Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun her gittiği yerde tutuklu gazeteciler konusunu gündemine taşıdığını ve tutuklu olan gazetecilerin ise bir polis katili olduğuna vurgu yaptı. Kılıçdaroğlu'nun İngiltere'de ziyaretini hatırlatan Erdoğan, İngiltere'de ise 2012 yılında bir operasyon kapsamında 50 gazetecinin tutuklandığını söyledi. "CHP Genel Başkanı İngiltere'ye varmadan bu operasyon kapsamında 6 gazeteci daha tutuklandı" diyen Başbakan Erdoğan, "Siz İngiltere muhalefet partilerinin dünyayı dolaşıp 'İngiltere'de gazeteciler tutuklu' dediğini duydunuz mu arkadaşlar? Ben hiç duymadım" dedi.

"CHP GENEL BAŞKANI'NIN YAPTIĞI AÇIK AÇIK POLİS KATİLLERİNİN SIRTINI SIVAZLAMAKTIR"
"İngiliz muhalefetinin 'İngiltere'de basın özgürlüğü yok' diye sağda solda hüngür hüngür ağladığını duydunuz mu?" diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'yi tüm dünyaya 'gazetecileri tutuklayan ülke' diye lanse edenlerin İngiltere'yi kara listeye aldıklarına hiç şahit oldunuz mu? CHP Genel Başkanı'nın yaptığı çok büyük bir sorumsuzluktur. CHP Genel Başkanı'nın yaptığı açık açık polis katillerinin sırtını sıvazlamaktır. Bu nasıl bir siyasi bir parti Allah aşkına? Bölücü terör örgütünün misafiri olan, teröristlere, çiçek, çocuk muamelesi yapan bu partinin içerisinde bu hal nedir? Irkçılık, kafatasçılık yapan bu partinin içinde bu hal nedir? Polis katillerini gazeteci diye savunan, kanlı terör örgütlerinin mensuplarını avukat diye savunan bu partinin içerisinde bu hal nedir? Başörtüsü düşmanları, maneviyat düşmanları hep bu partinin içinde toplanmışlar. Demokrasi düşmanları, darbe tertipçileri bu partinin içinde toplanmışlar. Hale bak ya, hayvanların önüne makarna atıp 'köylü saman bulamıyor' diye provokasyon yapan yalancılar, iftiracılar var. Bu nasıl bir koalisyondur, bu nasıl bir birliktedir? Tekrar dua ediyorum, Allah CHP seçmenine sabır versin, metanet versin."

"SAYIN BAHÇELİ, ZATEN SEN BEĞENMEYESİN DİYE BU KONUŞMAYI YAPTIM"
Başbakan Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde ise etnik milliyetçiliğe tepki gösterdi. Erdoğan, "Biz Kürt milliyetçiliğini de ayağımızın altına alıyoruz, Laz milliyetçiliğini de ayağımızın altına alıyoruz, Türk milliyetçiliğini de ayağımızın altına alıyoruz, Arap milliyetçiliğini de ayağımızın altına alıyoruz, hepsini ayağımızın altına alıyoruz" diye konuştu. Irki bir milliyetçiliğin şeytandan olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bunu kabul etmemiz mümkün değil" şeklinde konuştu.
MHP lideri Bahçeli'nin bu konuda kendilerine yönelttiği eleştirilere de cevap veren Erdoğan, "Sayın Bahçeli bu sabah bu konuşmayı beğenmemiş. Zaten sen beğenmeyesin diye bu konuşmayı yaptım. Milletimin bunu beğendiğini biliyorum. Çünkü milletim bunu beğendiği içindir ki 13 yıldır biz bunları anlatıyoruz ve AK Parti'yi yüzde 50 ile iş başına getirdik. Ama bak sen nerelerde geziyorsun. Niye, çünkü bu milletin tümüne seslenmiyorsun. Biz milletimizin tümünü kucaklıyoruz, hepsini kucaklıyoruz, ayırt etmeksizin kucaklıyoruz ve yaradılanı yaradan da ötürü seviyoruz, olay bu. Midyat'ta biz bu konuşmayı yaptığmızda Midyat ciddi manada ciddi manada o heyecanı bizimle paylaştı ve gerçekten çok büyük bir coşkuyla da bizleri uğurladı" diye konuştu.

"ANNELER; TÜRKÇE, KÜRTÇE VE ARAPÇA 'KANI DURDURUN' DİYOR"
Başbakan Erdoğan, gittikleri her yerde kendilerine 'kanı durdurun' mesajı verildiğini söyleyerek, "Kayseri'de bize verilen mesaj neyse, Mardin'de verilen mesaj da aynı" dedi.
Erdoğan, "Ben daha önce 'anneliğin siyaseti, ideolojisi yoktur' demiştim. Kayseri'deki anne de Mardin'deki anne de yaşadığı evlat acısıyla bize aynı şeyleri söyledi ve söylüyor. Kayseri'deki anne Türkçe olarak, Midyat'taki anne Arapça olarak, Kızıltepe'teki anne Kürtçe olarak, bize 'kanı durdurun' diyor" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan konuşmasının bir bölümünde ise Çanakkale'ye giden 90 Diyarbakırlı çocuğun duygularını anlatan mektuplardan bir tanesi tekrar okudu. Erdoğan "Başta CHP Genel Başkanı olmak üzere, bazıları, çocukların bu samimi çağrılarına kulak vermek yerine, işin magazin yönüne takılıp kaldılar" dedi.
"Eğer söz konusu olan vatansa, bayraksa, topraksa, bağımsızlıksa 76 milyonun tamamı inanıyorum ki gözünü kırpmadan şahadete yürür, gözünü kırpmadan kanını bu topraklara feda eder" diyen Başbakan Erdoğan, "Tarih sahnesinde yerimizi aldığımız andan itibaren bağımsızlığımıza düşkün olduk, binlere yıl içinde sayısız şehitler verdik. Aynı şekilde terörle mücadelede biz bir tek geri adım atmayız. Silahı bırakmadığı sürece, silahlı tehdit unsuru olmaktan çıkmadıkları sürece bizim güvenlik güçlerimiz teröristin üzerine kararlılıkla gider ve gidecek" şeklinde konuştu.
Çözüm sürecini provoke etmek için başta MHP olmak üzere bir takım odakların yalan ve iftira kampanyaları başlattıklarını söyleyen Başbakan Erdoğan, "MHP Genel Başkanı ve arkadaşları, her gün zehir zemberek açıklamalar yaparak kontrollerini, dengelerini, şuurlarını kaybetmiş şekilde ortalığa şüphe ve tedirginlik saçmak istiyorlar. MHP, memleketin en temel meselesinde bu şekilde ruhsuz, hamasi, boş konuşmalar yaparak kan akıtmayı teşvik etmekten başka hiçbir rol üstlenmiyor. Eğer tahammülü olan varsa MHP'nin de CHP'nin de genel başkanlarını dinlesin. Terör meselesi konusunda tek bir cümle kuramadıklarını göreceksiniz" dedi.

"CHP VE MHP'LİLER SİNOP'TA PROVOKASYONUN İÇİNDE YERALDI"
Başbakan Erdoğan, BDP milletvekillerinin Sinop'u ziyareti sırasında çıkan olaylara da tepki gösterdi. Erdoğan, çıkan olaylarla ilgili olarak MHP ve CHP'ye yüklenerek şunları söyledi:
"Dün BDP'li milletvekilleri, niyetleri ne olursa olsun Çorum, oradan Sinop'a geçiyorlar. Sinop'ta ne yazık ki CHP ve MHP'lilerden oluşan gruplar, orada bir provokasyonunun içinde yer alıyor ve şimdide kalkıp yine iyi niyet mesajlarıyla 'bunlara fırsat vermeyin, şöyle yapmayın, böyle yapmayın' diyorlar. Beğenirsin, beğenmezsin, bu gelenler bu ülkenin seçilmiş milletvekilleridir. Orada yapacakları toplantıyı izlemeye de mecbur değilsin. Yapacakları toplantının yasalar içerisinde olduğu sürece saygı duymak zorundasın. Ama bunların ruh kökünde maalesef bu tür organizasyon ve toplantılara saygı yoktur, saygısızlık vardır ve ülkenin huzursuzluğunda ne yazık ki bunların yeri vardır. MHP budur, kafa yapısı budur.
Orada bunu engellemek suretiyle siz ülkemize huzur getirmiyorsunuz. Tam aksine huzursuzluğu getiriyorsunuz. Ondan sonra da tabii ne Hakkari'ye gidebilirsin, ne affedersiniz Van'a gidebilirsin. O taraflara hiç gidemezsin. Sadece Ankara'dan konuşursun. Sivas'ın ötesine geç görelim seni. Niye bunu yapamıyorsun? Çünkü bu ülkenin tümünü kucaklamadınız, bu milletin tümünü kucaklamadınız.
Irkçılık yaptınız, kavmiyetçilik yaptınız, kabilecilik yaptınız, şeytani olan anlayışa hizmet ettiniz. Ondan dolayı bu ülkede sıkıntının hep kaynağı oldunuz. İşte AK Parti'nin farkı budur. MHP gider, sadece ırkçılığın diliyle konuşur. BDP gider, sadece ırkçılığın diliyle konuşur. CHP'nin ne konuştuğu bile belli değil. O ayrı bir şey zaten. Ama AK Parti ırkçılığın, ayrımcılığın, öfke ve nefretin diliyle değil, milletin diliyle konuşur. Gönül diliyle konuşur, aramızdaki fark bu."
(AT-ÖZ-Y)

19.02.2013 15:18:11 TSI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Wan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 302 65 34 | Faks : 0850 302 65 34 |