1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ak Parti Grup Toplantısı

Ak Parti Grup Toplantısı

Ak Parti Grup Toplantısı
A+ A-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Hafta içinde Bakanlar Kurulu'nda gerçekleştirdiğimiz revizyon da bir bayrak değişiminden, bir tazelenmeden başka hiçbir anlam taşımıyor. Yaptığımız değişiklikten, görev

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Hafta içinde Bakanlar Kurulu'nda gerçekleştirdiğimiz revizyon da bir bayrak değişiminden, bir tazelenmeden başka hiçbir anlam taşımıyor. Yaptığımız değişiklikten, görevlerini devreden arkadaşlarımızın başarısız olduğu sonucunu çıkarmak, son derece yanlış ve isabetsizdir" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. AK Parti Grup Toplantısı'nda kabinedeki revizyon sonrasında halef-selef olan yeni Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ'ın yan yana oturduğu görüldü.
Erdoğan, konuşmasının başında karne alan öğrencileri tebrik ederek, derslerinde kırığı olan öğrencilere de kırıklarını düzeltme tavsiyesinde bulundu. Katar ziyaretinden de bahseden Erdoğan, ziyarette enerji konusunun da ele alındığını kaydetti. Bölgesel gelişmelerle ilgili olarak Suriye konusunun ziyarette gündeme geldiğini söyleyen Erdoğan, Katar'ın Türkiye'nin üstlendiği misyona çok ciddi destek verdiğini söyleyerek, "Misyonumuz örtüşüyor" dedi.
Katar'daki ziyaret sırasında Yunanistan Başbakanı Samaras ile de bir görüşme gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, bu görüşmede ise iki ülke arasındaki ilişkilerin değerlendirildiğini ifade etti. Batı Trakya'daki Müslüman azınlığın haklarına yönelik son dönemdeki olumsuzlukları da dile getirdiklerini söyleyen Erdoğan, son dönemde Yunanistan'da azınlıklara yönelik bazı olumsuz gelişmeler yaşandığını anlattı. 240 imamın atama yoluyla göreve getirilmesinin bölgede gerginliği artırdığını kaydeden Erdoğan, "Yunanistan Başbakanı'na bu yasal düzenlemenin uygulamaya konulmaması, iptal edilmesi noktasında arzumuzu ilettik" diyerek, azınlıkların taleplerine kulak verilmesi gerektiğini mevkidaşına ilettiğini söyledi. "Biz özellikle Patrik konusunda bu kadar hassas davranıp ve buna rağmen bazı uluslararası pazı platformlarda eleştirilere maruz kalırken, Yunanistan'ın azınlıklara yönelik son dönemdeki uygulamalarının görmezden gelinmesini de hakkaniyetli bulmuyoruz" diyen Erdoğan, "Bizler burada kalkıp ta Patriği atamıyoruz. Böyle bir yola başvurmuyoruz. Öyleyse oradaki başmüftümüzün atanmasıyla böyle bir yanlışın yapılması tabii ki kabul edilebilir bir şey değildir. Yani kendi dini noktadaki en yüksek temsilcisini oradaki 240 tane müftü kendisi seçmektedir. Bundan daha adil, daha doğru bir şey olamaz" diye konuştu.

"REVİZYON BİR TAZELENMEDEN, BAYRAK DEĞİŞİMİNDEN BAŞKA ANLAM TAŞIMIYOR"
Başbakan Erdoğan grup konuşmasında geçen hafta kabinede gerçekleştirdiği revizyonla ilgili de değerlendirmelerde bulundu. 4 bakanın değişmesinin bir ödüllendirme veya cezalandırma olmadığını, bunun bir tazelenme olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Bizim Bakanlar Kurulumuz en başından itibaren, millete hizmeti odağına alan, millete hizmetten başka hiçbir kriter taşımayan bir hükümettir. Böyle bir Bakanlar Kurulu anlayışıyla bugüne kadar kabinemizi oluşturduk. Bakanlar Kurulumuzu hiçbir zaman birilerine makam tahsis etmek, birilerine rütbe, paye tevdi etmek anlayışıyla oluşturmadık. Bizim için en büyük makam millete hizmetkâr olma makamıdır. Makamların, rütbe ve payelerin gelip geçici olduğunu, baki kalanın sadece ve sadece hizmet olduğunu, eser ortaya koymak olduğunu, aklımızdan hiçbir zaman çıkarmamamız gerekir. Kaldı ki 324 kişilik bir gruba sahip olan partimiz, takdir edersiniz ki bir artı 25 kişilik bir kadro içinde herkesi bakan yapma imkanına sahip değildir. Bunların içinde bir değerlendirme yapıp, hepsi birbirinden güzide olan arkadaşlarımızın arasından böyle bir adım atarak bu kabineyi oluşturduk, oluşturuyoruz.
Bakanlar Kurulumuzu belirlerken bugüne kadar en öncelikli, en ağırlıklı kriterimiz, bu noktada arkadaşlarımız arasındaki gerek bölgesel temsil olsun, gerek kendi alanı ile ilgili liyakat olsun, bütün bunların değerlendirilmesi A'dan Z'ye yapılıyor. Allah'a hamdolsun, bugüne kadar görev almış arkadaşlarımın hepsi de tamamıyla burada liyakatiyle, hizmet noktasındaki gayretleriyle, üzerlerine düşeni hakkıyla yerine getirmiş, üstlendikleri vazifeyi yüz akıyla gerçekleştirmiş, alınları ak şekilde vazifelerini kendilerinden sonra gelenlere devretmişlerdir. Hafta içinde Bakanlar Kurulu'nda gerçekleştirdiğimiz revizyon da bir bayrak değişiminden, bir tazelenmeden başka hiçbir anlam taşımıyor. Yaptığımız değişiklikten, görevlerini devreden arkadaşlarımızın başarısız olduğu sonucunu çıkarmak, son derece yanlış ve isabetsizdir. Milli Eğitim Bakanımız, İçişleri Bakanımız, Sağlık Bakanımız, Kültür ve Turizm Bakanımız üstlendikleri görevleri hakkıyla yerine getirmişler, çok başarılı çalışmalar sergilemişlerdir."

"BAHÇELİ'NİN TAVSİYELERİNE İHTİYACIMIZ YOK"
Başbakan Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin revizyon sonrasında İçişleri eski Bakanı İdris Naim Şahin'i öven, yeni İçişleri Bakanı Muammer Güler'i ise eleştiren sözlerini değerlendirdi. Başbakan Erdoğan şunları söyledi:
"Yavru muhalefetin lideri, 'filanca bakan çok gayretliydi' gibi bir yaklaşımla, onun görevden alınması noktasında taziyelerini bildiriyor adeta. Hayırdır, ne zamandan beri sizden, bizim ekibimize böyle övgüler gelmeye başladı? Sayın Bahçeli önce nerede durduğunu çok iyi tespit etsin ve bu niyet okuyuculuğu bıraksın. Biz hangi arkadaşımızı nereye, nasıl getireceğimizi gayet iyi biliriz. Onun tavsiyelerine ihtiyacımız yok. Bizi bizden herhalde Sayın Bahçeli daha iyi bilemez. Biz değerlendirmelerimiz sonucunda teklifimizi Sayın Cumhurbaşkanımıza yaparız, Sayın Cumhurbaşkanımızın da onaması ile birlikte bu süreç devam eder. Bugüne kadar bu işlerden nasibini almak çok önemli bir şey. Nasip olmayınca hakikaten böyle bir netice almak da mümkün olmuyor. Dert başka. Dert, bu tür ifadeleri kullanmak suretiyle, 'acaba AK Parti içinde soru işaretlerine neden olabilir miyiz?' Bizim birliğimizi, beraberliğimizi bozmaya senin gücün yetmez. Sen kendine bak."

"BU ANADİLDE SAVUNMA DEĞİL, SANIKLARIN KENDİLERİNİ EN İYİ İLDE SAVUNMASIDIR"
Başbakan Erdoğan, anadilde savunma şeklinde ifade edilen düzenlemeyle ilgili de açıklamalarda bulundu. Erdoğan, düzenlemenin hedefinden saptırılmaya çalışıldığına vurgu yaparak, "Hedefinden saptırmayın, bunun adı anadilde savunma değil, sanıkların kendilerini en iyi dilde savunma başlığıdır" dedi.
Başbakan Erdoğan ayrıca televizyon ekranlarında bazı yorumcuların başka ülkelerle Türkiye'yi kıyaslayarak eleştirilerde bulunmalarını değerlendirdi. Erdoğan şunları kaydetti:
"Televizyon ekranlarında, bazı adı köşe yazarı olan tipler çıkıp da hakaretle eleştirirken AK Parti iktidarını, demokratikleşme süreci içinde dünyada çok gerilerde olduğunu söylerken, bunlar hadlerini bilmiyorlar. İkide bir bizi AB'yi örnek göstererek, AB ülkelerinin bizden çok ileri olduğunu; nerede çok ileri, onlarda nelerin olduğunu, hatta teröristleri nasıl koruma altına aldıklarını biliyoruz. Eğer bizim bir şeyden canımız yanıyorsa, bunu kimse sağa sola çekmesin. Bir taraftan ülkemizde bölücü terör örgütüyle alakalı kalkacaksın, bunu terör örgütü ilan edeceksin, terör örgütü mensuplarını sonra Avrupa Parlamentosu'nda konuşturacaksın. Bunları yaşadık. Bunları yaşayacaksın, sonra da sessiz kalacaksın. Her şeyden önce dik duruş çok önemli. 'Filanca uluslararası kuruluş şöyle, böyle not vermiş', biz onlara bakarak yolumuza devam etmiyoruz, insani değerlere bakarak yolumuza devam ediyoruz, bundan sonra böyle devam edeceğiz.
'Şu anda dünyada en demokratik ülke neresi?' diye sorup araştırın, sonra oraları inceleyin, oralarda neler dönüyor, neler oluyor, neler bitiliyor. Bunları görenler, bilenler anlar ama ekranı izleyenlerin hepsi bunları görmüş, bilmiş değil ki. Çıkıyor, o köşesinden, yazdığı için orada konuşuyor. Ondan sonra kendine göre, 'alıyor filanca kuruluş şöyle bir değerlendirme yapmış' diyor. Doğru, uluslararası bazı medya kuruluşları da kendilerine göre bazı değerlendirmeler yapıyorlar.
Bu değerlendirmelere göre de Türkiye'de, bütün teröre yardım, yataklık yapanların da elinde bir basın kartı, bu basın kartı elinde olduğu için şu anda cezaevinde. Adam elinde silahla yakalanıyor, çeşitli yerlerde polisimizi, güvenlik görevlimizi öldürmekten, yaralamaktan, şundan, bundan dolayı içeride yatıyor. Ama neymiş, basın görevlisiymiş. Basına karşı bizim böyle bir olumsuz yaklaşımımızın olduğunu iddia etmek suretiyle, bir öncekinde bakıyorsun, Türkiye'deki gelişmelerin olumlu olduğunu söyleyen bu tür uluslararası kuruluşlar, bir sonraki yaptığı hazırlıklarıyla, raporlarıyla, sipariş üzere bu defa da Türkiye'de gelişmelerin olumsuz olduğunu söyleyecek kadar ileri gidebiliyorlar. Çünkü haber kaynakları sakat, bozuk. Haber kaynakları, sakat, bozuk olduğu için bu tür noktalara varıyorlar. Biz bunların hiçbirine yokuz. Biz kendi kararımızı kendimiz veririz, kendi göbeğimizi de kendimiz keseriz. Birilerine bunu kestirmeyiz, kusura bakmasınlar."

"BİZ VERİLEN GÖREVİ YAPABİLECEK GARDİYAN BULURUZ, ENDİŞEMİZ YOK"
Başbakan Erdoğan yeni düzenleme ile cezaevlerindeki mahkumlarla eşlerinin görüşebilecek olmasını da değerlendirdi. Bunun aile bütünlüğünü korumaya katkı sağlayacağını söyleyen Erdoğan, bu sebepten dolayı ileride AK Parti'nin hayırla yad edileceğini söyledi. Başbakan Erdoğan, dün bir gazetede yer alan ve mahkumların eşleriyle görüşmesini eleştiren gardiyanlara ise sert çıktı. Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Gardiyanlar isyan etmişler, ayaklanmışlar; 'biz gidip onların kapısında nöbet mi tutacağız?' demişler. Kapısında nöbet tutacağı yere gönderilir. Biz, o verilen görevleri yapabilecek insanları buluruz. Hiç endişemiz yok. Ama biz insani olan bu adımı atma kararını verdik, bunun çok da hayırlı olacağını, hem içeride hem dışarıda neticelerini göreceğiz. Çünkü biz bir mahkumun, sadece şahsının hükümlü olması gerektiğini bilerek, inanarak, niçin ailesi de bunun cezasını çeksin? Bu noktadan hareketle böyle bir yolu açmış olduk. Bu yol, aile bütünlüğünü korumaya yönelik de gelecekte inanıyorum ki AK Parti iktidarının hayırla yad edilmesini getirecektir. Aile bütünlüğü şimdi çok farklı, çok daha güçlü korunacaktır. Bu adımı da böylece atmış oluyoruz. Adaletin çok daha hızlı, adaletli şekilde tecellisini sağlayacak bu yeni düzenlemelerin hayırlı olmasını diliyorum."
(AT-ÖZ-Y)

30.01.2013 14:11:31 TSI
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT