• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Van : -4 °C

2011'de Dünyada 1,4 Milyon Kişi Veremden Öldü

2011de Dünyada 1,4 Milyon Kişi Veremden Öldü
Mersin İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, 2011 yılında tüm dünyada 8,7 milyon yeni verem vakası tespit edildiğini ve 1,4 milyon kişinin verem hastalığı sebebi ile hayatını kaybettiğini, Türkiye
Mersin İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, 2011 yılında tüm dünyada 8,7 milyon yeni verem vakası tespit edildiğini ve 1,4 milyon kişinin verem hastalığı sebebi ile hayatını kaybettiğini, Türkiye'de ise her yıl yaklaşık 16 bin yeni verem hastası ortaya çıktığını bildirdi.
6-12 Ocak tarihlerini kapsayan 66. Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Kemik, veremin toplum sağlığını etkilememesi ve yayılmasının önlenmesi için uyarılarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık olarak üçte birinin verem mikrobu ile enfekte olduğunu, bunların yüzde 10'unun hayatlarının herhangi bir döneminde verem hastalığına yakalanacağını ifade eden Kemik, dünya genelinde verem hastalığına yakalanma ve verem hastalığından ölüm oranları giderek azalsa da 2011 yılında tüm dünyada 8,7 milyon yeni verem vakası olduğu ve 1,4 milyon kişinin verem hastalığı sebebi ile hayatını kaybettiği bilgisini verdi. Türkiye'deki verem oranlarına da dikkat çeken Kemik, "2011 yılı verilerine göre, ülkemizde verem hastalığına yakalanma ve hasta olma oranı yüz binde 24 iken, verem hastalığından ölüm oranı yüz binde 0,72'dir. Ülkemizde her yıl yaklaşık 16 bin yeni verem hastası ortaya çıkmaktadır. Hastaların yaklaşık yüzde 60'ı erkek, yüzde 40'ı kadındır. Ülkemizdeki tüm vakaların yüzde 63'ü akciğer veremi şeklindedir" dedi.
Veremin hava yolu ile bulaştığını, hasta insanların öksürme ve hapşırmaları ile ortama yayılan mikropların hasta olmayan insanlar tarafından solunum yolu ile alınması sonucu oluştuğunu aktaran Dr. Kemik, tedavi edilmeyen her hastanın yılda 10-15 kişiye verem bulaştırdığına işaret etti. Kemik, "En çok hastanın birlikte yaşadığı aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur. İlaç tedavisine başlandıktan sonra ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda azalır. İnsanların yaklaşık olarak üçte birinin vücudunda verem mikrobu adeta hapsedilmiş bir şekilde herhangi bir belirti vermeksizin varlığını sürdürür. Herhangi bir sebeple vücut direnci düştüğü zaman hastalık ortaya çıkabilir. Vücut direncini kıran hastalıkların en başında AIDS gelir. Şeker hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kanserler, ilaç ve alkol bağımlılığı, sigara kullanımı ve diğer bazı kronik hastalıklar vücut direncini düşüren diğer etkenlerdir. Bebeklerde ve yaşlılarda da vücut direnci düşüktür. Verem hastalığı en çok akciğerleri tutar. Hastalık akciğer zarları, lenf bezleri, kemikler, böbrekler, beyin zarları ve diğer organlarda da görülebilir" ifadelerini kullandı.
UZUN SÜRELİ ÖKSÜRÜĞE DİKKAT
Verem hastalığının belirtilerinin halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama ve gece terlemesi olduğunu kaydeden Kemik, öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı ve nefes darlığının ise hastalığın sebep olduğu akciğer yakınmaları olduğunu dile getirdi. İki-üç haftadan daha uzun süren öksürüklerde verem hastalığının akla gelmesi gerektiği konusunda vatandaşları uyaran Kemik, iki-üç hafta veya daha uzun süren öksürük şikayeti olan kişilerin mutlaka aile hekimine, verem savaş birimine veya göğüs hastalıkları uzmanın bulunduğu bir hastaneye başvurmalarını istedi. Veremin ilaçla tedavi edilebilen, teşhis ve tedavisinin de ücretsiz yapıldığı bir hastalık olduğunu belirten Kemik, Mersin'de Toroslar, Tarsus, Silifke ve Anamur olmak üzere 4 Toplum Sağlığı Merkezi'de Tüberküloz Birimleri bulunduğunu kaydetti.
Dr. Kemik, veremden korunma yollarını da şöyle anlattı: "Verem hastalığından korunmak için verem aşısı yaptırılmalıdır. Ancak sadece aşılama verem hastalığından korunmak için yeterli değildir. Toplumsal düzeyde korunma sağlanmalıdır. Verem hastalığından toplumsal düzeyde korunmanın en etkin yolu, toplumun içindeki verem hastalığı olan kişilerin olabildiğince erken tespit edilip bir an önce bu hastaların tedavisine başlanmasıdır. Tedaviye erken başlanırsa hastalık daha az kişiye bulaşmış olur. Tedaviye başlandıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcılık azalmaktadır. Bu sebeple erken teşhis konulup tedaviye başlanması toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Verem hastalığından korunmak için genel temizlik ve hijyen kurallarına uyulması da büyük önem taşımaktadır."
(KYM-Y)

10.01.2013 10:16:06 TSI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Wan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 302 65 34 | Faks : 0850 302 65 34 |