1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 10 adımlı eylem planı yorumu

10 adımlı eylem planı yorumu

10 adımlı eylem planı yorumu
A+ A-

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Davutoğlu'nun terörle mücadeledeki 10 adımlı eylem planını değerlendirdi: Anlaşılıyor ki Kürtleri rehabilite edilmesi gereken bir halk olarak görüyorlar.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, güvenlik bürokrasisi ve ordunun bölgede inisiyatifi ele geçirdiğini öne sürerek, "Hükümet bir darbeyle devrilmiş haberleri yok. Ordu inisiyatifi ele almış durumda. 'Çık' dese de çıkmıyor, 'dur' dese de durmuyor. 'Başbakan Mardin'e geldiğinde mutlaka sokağa çıkma yasağının kalkması gerekir' denildi, kalkmıyor. O'nu takan yok. Biz uyarı yaptığımızda anlamıyorlardı" dedi. Gazetecilerin Davutoğlu'nun 10 adımlı eylem planını sorması üzerine Demirtaş; "Anlaşılıyor ki Kürtleri rehabilite edilmesi gereken bir halk olarak görüyorlar. Seçimle alamadıkları belediyeleri de kayyum yöntemiyle, valilik, kaymakamlık eliyle almaya çalışıyorlar. Bu zavallılık" dedi.

Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde belediyeyi ziyaret eden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde bir binanın bodrum katında olduğu belirtilen yaralılar konulu basın toplantısı düzenledi. Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk'ün de katıldığ toplantıda konuşan Demirtaş, Cizre'deki yaralıların alınması ile ilgili yaptıkları girişimleri anlattı. Demirtaş, "İçişleri Bakanlığı koordinesinde ambulanslar binaya kadar gidecek, yaralıları alacaktı. Dün yine aynı senaryo tekrarlandı. Ambulanslar ana caddeye kadar gittiler, orada durduruldu. Sokağa tank atışlarıyla birlikte çatışma görüntüsü ve mizansen yaratıldı. 'Güvenliğinizi sağlamamız mümkün değil' diyerek ambulansları engellediler" dedi.

"SAVAŞI YÜKSELTMEK İSTENEYLER BARIŞ ÇIĞLIĞINDAN UTANMALI"

 Demirtaş, karşılaşılan durumun ilk trajedi ve ilk hukuksuzluk olmadığını ve yapılanlara şaşırmadıklarını ifade ederek, şöyle konuştu: "İnsanlığın en dibe vurduğu dönemi yaşıyor AKP. 5 kişilik grupla sağlık ekiplerini alacağız diyoruz, gitmeye hazırız diyoruz, günlerdir izin verilmiyor. Şırnak Valisi dahil hepsi çok iyi biliyorlar ki orada sivil insanlar var. İki binada bulunan yaralılar da dışarı çıkamıyor çünkü keskin nişancılar ateş ediyor. Ambulansların gelmesine izin vermiyorlar. Çok sayıda çürümüş cenaze var. Buradan tekrarlıyoruz, halk bu gidişata müdahale etmezse, aklını yitirmişler, sadece Kürtleri değil, Türkiye'nin tamamını uçurumdan aşağı atacak. Tehlikeyi görüyoruz. Ortada terörle mücadele yok. AKP'nin herkesi teslim aldığı operasyon var. Terörden kurtarılacak kimse yok. Kurtarılacaksa Kürtler, AKP'nin barbar anlayışından kurtarılması lazım. Bu nedenle çağrımızı tekrarlıyorum; 'Zulme Karşı Ses Yükselt, Barışa Ses Ver' diyoruz. Her yerde 'ben ne yapabilirim' demeyin. Yaptığımız çağrının çok kıymetli bir eylem çağrısı olduğunu herkes anlamalı. Sat 19.00 olduğunda savaşı yükseltmek isteyenler barış çığlığından utanmalı. Her yerde 'bu halk AKP'nin savaşından yanadır, yürüttüğümüz savaşı Kürtler destekliyor' diyenlere karşı, 'biz kirli savaşınızı desteklemiyoruz' diyenlerin sesi yükselmeli. Cizre duymalı, Sur duymalı, Başbakan duymalı. Buraya gelip, açıkça Kürt halkını hasta, rehabilite edilmesi gereken bir ucube olarak tanımlayan anlayış sizin sesinizi duymalı."

"GÜVENLİK BÜROKRASİSİ VE ORDU BÖLGEDE İNSİYATİFİ ELE GEÇİRMİŞ DURUMDA"

Demirtaş, konuşmasında siyasi iktidarın, karşılarında kör bir duvar olarak durduğunu ve hiçbir ahlaki değeri umursamadığını da kaydederek, "Öylesine büyük korku ve panikle hareket ediyorlar ki, hiçbir ahlaki, kitaba ne varsa, kanuna dair ne varsa unutmuş durumda. Onların tek korkusu iktidarı kaybetmek. Kaybetmemek için yapmayacakları ahlaksızlık yok. Yaralılara yapılanları görüyorsunuz. Davutoğlu'na verilen tek görev, 'bütün bu suçları örtmekle görevlisin' diyorlar. Bütün kanunsuzlukları örtmekte görevli Başbakan. Cizre'deki bir polise emir verecek gücü yok. Özel harekat polisi sağlık görevlilerine 'Sen git Başbakan gelsin' diyor. Davutoğlu da ortada Başbakan gibi geziniyor"dedi. Güvenlik bürokrasisi ve ordunun bölgede inisiyatifi ele geçirmiş durumda olduğuna dikkat çeken Demirtaş, "Hükümet bir darbeyle devrilmiş haberleri yok. Ordu inisiyatifi ele almış durumda. 'Çık' dese de çıkmıyor, 'dur' dese de durmuyor. 'Başbakan Mardin'e geldiğinde mutlaka sokağa çıkma yasağının kalkması gerekir' denildi, kalkmıyor. O'nu takan yok. Biz uyarı yaptığımızda anlamıyorlardı. Bak inisiyatifi sıfıra geldi" diye konuştu.

"SEÇİM İLE ALAMADIKLARINI DARBE VE KAYYUM İLE ELE GEÇİRMEK İSTİYORLAR"

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Mardin'de yaptığı açıklamada 10 maddelik "Terörle Mücadele Eylem Planı" açıklaması ile ilgili yöneltilen soruyu da yanıtlayan Demirtaş, Başbakan'ın konuşmasını dinleyemediğini, bu konudaki kapsamlı değerlendirmeyi daha sonra yapacaklarını söyledi. Demirtaş, eylem planında yer alan yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konusunda ise, "Seçimle ele geçiremedikleri için, darbeyle, kayyum yöntemiyle valilik ve kaymakamlık üzerinden belediyeleri ele geçirmek istiyorlar. Bizlerden çok iyi biliyorlar. Bir dönem Sur belediyesine yaptıkları gibi, Vali Yardımcısı'nı Sur Belediyesi'ne kayyum atadılar. Ne oldu yönetebildiler mi? Seçimler yapıldı Vali Yardımcısı tıpış tıpış valiliğe döndü, halk yine belediyesini seçti. Görevden alınan hatta tutuklanan Abdullah Demirbaş'ı yeniden kendilerine başkan olarak seçti" dedi.

Basın toplantısından sonra HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Kızıltepe Belediyesi önünde toplanan partililere hitaben bir konuşma yaptı. Konuşmadan sonra buradaki bir grup polis araçlarına taş atınca polis kalabalığı gaz bombaları ve tazyikli su ile dağıttı. Bir süre devam eden olaylar daha sonra sona erdi. DHA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT